
Kişilerin bedensel bütünlüğü, ruhsal sağlığı ve yaşam hakkı anayasal güvence altında olup, bu değerlere yönelik her türlü hukuka aykırı saldırı Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında sert yaptırımlara bağlanmıştır. TCK’nın İkinci Kitap, İkinci Kısım, İkinci Bölümü’nde düzenlenen vücut dokunulmazlığına karşı suçlar, bireylerin fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü korumayı amaçlar. Günlük hayatta en sık karşılaşılan darp, kavga, yaralama gibi ceza hukuku uyuşmazlıklarında, süreçlerin en başından itibaren Kadıköy vücut dokunulmazlığına karşı suçlar avukatı olarak müvekkillerimizin haklarını titizlikle savunmaktayız.
İnsan hayatı ve beden bütünlüğü söz konusu olduğunda, ceza yargılamasında yapılacak en ufak bir usul hatası veya eksik delil sunumu, telafisi imkansız hapis cezalarına ya da hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle soruşturma aşamasından itibaren profesyonel bir hukuki destek almak hayati önem taşır.
Türk Ceza Kanunu’nda Düzenlenen Vücut Dokunulmazlığı Suçları
TCK’nın 86 ile 93. maddeleri arasında vücut dokunulmazlığına yönelik suçlar, işleniş şekillerine ve yarattıkları sonuçlara göre ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Kadıköy vücut dokunulmazlığına karşı suçlar avukatı olarak ceza mahkemelerinde sıklıkla takibini yürüttüğümüz temel suç tipleri şunlardır:
Adli Rapor (Darp Raporu) ve Delillerin Önemi
Vücut dokunulmazlığına karşı işlenen suçlarda davanın seyrini değiştiren en önemli unsur adli rapordur (darp raporu). Olayın hemen ardından tam teşekküllü bir hastaneden veya Adli Tıp Kurumu’ndan alınacak rapor; yaralanmanın boyutunu, basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceğini ve kemik kırığı gibi durumların varlığını kesin olarak ortaya koyar. Kadıköy vücut dokunulmazlığına karşı suçlar avukatı ekibimiz, dosyaya sunulan darp raporlarının doğruluğunu, kamera kayıtlarını ve tanık beyanlarını inceleyerek savunma stratejisini bu somut deliller üzerine inşa eder.
Şikayet Süresi, Zamanaşımı ve Uzlaşma
Kasten yaralama suçunun basit hali (TCK m. 86/1-2) ve taksirle yaralama suçu genel olarak şikayete tabidir. Şikayet süresi, mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 aydır. Ancak kasten yaralama suçunun; silahla, altsoya/üstsoya karşı, eşe veya boşandığı eşe karşı ya da kamu görevlisine karşı işlenmesi gibi nitelikli hallerinde şikayet aranmaz; savcılık doğrudan soruşturma başlatır.
Ayrıca, şikayete tabi olan basit yaralama ve taksirle yaralama dosyaları Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca uzlaştırma bürosuna gönderilir. Taraflar uzlaşamazsa yargılama Asliye Ceza Mahkemelerinde devam eder.
Neden Bir Ceza Avukatı ile İlerlemelisiniz?
Vücut dokunulmazlığına yönelik suçlamalarla karşı karşıya kaldığınızda (şüpheli/sanık olarak) ya da bu suçun mağduru olduğunuzda (müşteki olarak) karakol ve savcılık aşamasındaki ilk ifadeler geleceğinizi doğrudan etkiler. Meşru müdafaa (nefsi müdafaa), haksız tahrik veya kaçınılmaz hata gibi ceza sorumluluğunu kaldıran ya da azaltan nedenlerin mahkemeye doğru hukuki argümanlarla sunulması gerekir.
İstanbul Anadolu Adliyesi ve Kadıköy bölgesindeki tüm yargılama süreçlerinizde hak kaybı yaşamamak, özgürlüğünüzü riske atmamak ve mağduriyetinizin giderilmesini sağlamak adına deneyimli bir Kadıköy vücut dokunulmazlığına karşı suçlar avukatı ile çalışmanız önemle tavsiye edilir.

Ceza Hukuku davaları son derece dikkat ve özen isteyen davalardır. İlaveten ispat yükü, delillerin değerlendirilmesi ve zamanaşımı sürelerine riayet edilmesi mühimdir. Dolayısıyla sorumluluk sahibi, alanında uzman avukatlar ile çalışmak asiller için isabetli olacaktır.
KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU olarak Ceza Hukuku kapsamında yer alan her nevi davada hukuki hizmet vermekteyiz. Web adresimizde yer alan iletişim yolları ile ofisimize ulaşabilirsiniz.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur. Taraflardan birine baro tarafından avukat tayin edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu ihtimalin gerçekleşebilmesi için birtakım şartların sağlanması gerekir.
Ceza Hukuku davaları için böylesi bir genelleme yapılamaz. Zira her dava için kendine has bir süreç yürür. Örneğin tek sanıklı ve hafif suç kapsamındaki davalar kısa sürede netice verirken, çok sanıklı ve kapsamlı bir araştırma gerektiren davalar çok daha uzun sürebilmektedir.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur.
Hukuk her ne kadar toplumumuzda sözel bir alan olarak kabul edilse de esasen bir satranç oyunundan farksızdır. Her adımda hesap, matematik, tedbir, strateji ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle sıradan bir yurttaşın vekil ile temsil edilmeksizin süreci yürütmesi imkansıza yakındır.
hakkında detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.
hakkında detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.
+90 (543) 249 85 82
info@ercankoseoglu.av.tr
Pzt-Cmt 8.00-20.00
Aşağıda yer alan iletişim kanalları aracılığı ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
