
Toplum sağlığını, kamu düzenini ve bireyin fiziki/psikolojik bütünlüğünü korumayı amaçlayan ceza hukuku sistemi, uyuşturucu maddelerin ticaretinin yanı sıra kişisel kullanım amacıyla bulundurulmasını da ağır yaptırımlara bağlamıştır. Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde düzenlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma ve kullanma suçu, uyuşturucu ticaretinden farklı olarak cezalandırmanın yanında “tedavi ve ıslah” mekanizmalarını da ön planda tutan özel bir yargılama rejimine tabidir. İstanbul gibi nüfus sirkülasyonunun ve sosyo-ekonomik hareketliliğin çok yüksek olduğu bir mega kentte, emniyet güçlerinin şüphe üzerine yaptığı üst aramaları, araç kontrolleri veya ihbarlar neticesinde bu suç tipine dair binlerce soruşturma yürütülmektedir. Anadolu Yakası genelinde, özellikle genç nüfusun ve sosyal alanların yoğun olduğu Kadıköy ve çevre ilçelerde uyuşturucu kullanma veya bulundurma iddiasıyla başlatılan tüm adli süreçler, soruşturma ve dava mercii olarak doğrudan Kartal Adliyesi (İstanbul Anadolu Adliyesi) bünyesinde takip edilmektedir. Sürecin ilk anından itibaren doğru hukuki adımların atılması, “ticaret” ve “kullanım” ayrımının net yapılması ve denetimli serbestlik haklarının korunması adına uzman bir Kadıköy ceza avukatı desteği hayati öneme sahiptir.
1-) Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma Suçu Nedir? (TCK 191)
TCK m. 191 uyarınca; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi cezalandırılır. Bu suçun oluşması için failin uyuşturucu maddeyi satma, başkasına verme veya sevk etme gibi bir amacının olmaması, uyuşturucuyu sadece kendi kişisel kullanımı için temin etmiş veya bulunduruyor olması gerekir.
2-) Suçun Şikayet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma Durumu
3-) Uyuşturucu “Ticareti” (TCK 188) ile “Kullanımı” (TCK 191) Arasındaki Farklar
Adli yargılamada en çok hata yapılan ve bir kişinin hayatını doğrudan etkileyen en kritik sınır budur. Kartal Adliyesi ceza mahkemeleri ve Yargıtay yerleşik içtihatlarında, yakalanan maddenin “kullanım sınırında” kalıp kalmadığını şu kriterlere göre belirler:
4-) Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi (Erteleme Kararı) ve Denetimli Serbestlik
Uyuşturucu kullanma ve bulundurma suçunun en özgün yanı, ilk kez bu suçu işleyen kişiler hakkında doğrudan dava açılmamasıdır.
5-) Erteleme Kararının İhlali ve Davanın Açılması
Şüpheli, 5 yıllık erteleme ve denetimli serbestlik süresi içinde şu yükümlülükleri ihlal ederse hakkında Kartal Adliyesi Asliye Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açılır:
6-) Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma Suçunun Cezası
Erteleme süresi içinde yükümlülüklerini ihlal eden veya tekrar suç işleyen fail hakkında açılan kamu davası neticesinde, TCK m. 191/1 uyarınca 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir. Eğer fail uyuşturucu maddeyi okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî veya sosyal amaçlı tesislere 200 metreden daha yakın bir mesafede bulundurmuş veya kullanmışsa, ceza yarı oranında artırılarak 3 yıldan 7,5 yıla kadar hapis cezasına yükseltilir.
7-) Etkin Pişmanlık Hükümleri (TCK 193)
Uyuşturucu kullanma veya bulundurma suçunda fail, adli makamlar tarafından henüz durum haber alınmadan önce uyuşturucu maddeyi kime, nerede ve ne zaman aldığını bildirerek uyuşturucu maddelerin ele geçmesini veya uyuşturucu ticareti yapan kişilerin yakalanmasını sağlarsa hakkında cezaya hükmolunmaz. Suç haber alındıktan sonra ama mahkeme kararı verilmeden önce bu bilgileri vererek adalete yardımcı olursa, verilecek cezada dörtte birden yarısına kadar indirim yapılır.
8.-) HAGB, Cezanın Ertelenmesi ve Avukatın Önemi
Uyuşturucu kullanma suçundan dava açılmış ve neticede hapis cezası tayin edilmiş olsa bile, sanığın sabıka durumu ve duruşmadaki tutumu göz önüne alınarak verilen cezanın Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına (HAGB) çevrilmesi veya ertelenmesi mümkündür. Ancak bu süreçte denetimli serbestlik tahlil tarihlerinin kaçırılmaması, usulsüz tebligat durumlarının tespiti ve en önemlisi asıl amacın “ticaret” olmadığının mahkemeye doğru delillerle anlatılması gerekir. Kadıköy‘de ceza hukuku alanında uzmanlaşmış bir Kadıköy ceza avukatı, soruşturma aşamasındaki ifadeden mahkeme aşamasına kadar tüm haklarınızı savunarak adli sicilinizin korunmasında kritik rol oynar.
Önemli Not: İstanbul Anadolu Yakası ilçelerinde (Örn: Kadıköy, Üsküdar, Maltepe, Ataşehir) kolluk kuvvetlerince uyuşturucu kullanma/bulundurma şüphesiyle yakalanan şahısların tüm soruşturma, denetimli serbestlik takipleri ve ceza davaları adli yetki alanı olarak Kartal Adliyesi bünyesinde yürütülmektedir.

İlk defa yakalandıysanız ve maddelerin kişisel kullanım sınırında olduğu kabul edilirse, doğrudan cezaevine girmezsiniz. Hakkınızda 5 yıl süreyle “Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi” kararı verilir ve denetimli serbestlik uygulanır.
Yükümlülüklere uymamakta ısrar etmiş sayılırsınız. Savcılık erteleme kararını kaldırır ve hakkınızda 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle Kartal Adliyesi Asliye Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açılır.
Hassas terazi bulunması, adli makamlar tarafından uyuşturucu maddelerin tartılarak satıldığı yönünde güçlü bir “ticaret” karinesi olarak kabul edilir. Bu durumda TCK 191 değil, cezası çok daha ağır olan TCK 188 (Uyuşturucu Ticareti) suçundan işlem tesis edilir.
Soruşturma aşamasında verilen “Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi” kararı adli sicil kaydında (normal sabıka kaydında) görünmez. Bu karar sadece savcılık ve mahkemelerin görebileceği özel bir sisteme kaydedilir. Ancak yükümlülükler ihlal edilir ve dava açılıp ceza kesinleşirse sabıkaya işler.
Maddenin size ait olmadığı, arkadaşınızın kullanımında veya tasarrufunda olduğu sabitse ve yapılan kan/idrar tahlilleriniz temiz çıkarsa ceza almazsınız. Ancak şüphe durumunda soruşturma ikinize de açılabilir; bu aşamada avukat desteği çok önemlidir.
Kanunda yazılı kesin bir gramaj sınırı yoktur ancak Yargıtay uygulamalarında esrar maddesi için günlük ortalama 2 gram, yıllık ise 700-800 gramın üzeri kullanım sınırının aşılması ve ticaret amacı güdüldüğü şeklinde yorumlanabilmektedir. Her uyuşturucu türünün (Hassas kimyasallar, haplar vb.) sınırları ve kullanım sıklığı mahkemece ayrı değerlendirilir.
Kanun, gençlerin ve tedavi gören kişilerin korunması amacıyla okul, yurt, hastane, ibadethane gibi sosyal alanların 200 metre yakınında bu suçun işlenmesini nitelikli hal kabul etmiştir. Bu durumda ceza yarı oranında artırılır.
Erteleme ve denetim süresi içinde yeniden uyuşturucu kullanmak veya bulundurmak erteleme kararının doğrudan ihlali sayılır. İlk suçtan dava açılacağı gibi, ikinci yakalanma olayından dolayı da ayrı bir ceza süreci başlar.
Kadıköy ve Anadolu Yakası sınırlarında denetimli serbestlik yükümlülüğü verilen kişiler, savcılık ve denetimli serbestlik müdürlüğü sevkıyla genellikle Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi (AMATEM) veya belirlenen tam teşekküllü devlet hastanelerine kan/idrar analizi için yönlendirilir.
Uyuşturucu maddeyi satın aldığınız satıcının (torbacı/ticaretini yapan kişinin) kimlik ve adres bilgilerini vererek yakalanmasını sağlarsanız, durumun adli makamlarca öğrenilme zamanına göre ya hiç ceza almazsınız ya da cezanızda çok ciddi oranlarda indirim uygulanır.
Ceza Hukuku davaları son derece dikkat ve özen isteyen davalardır. İlaveten ispat yükü, delillerin değerlendirilmesi ve zamanaşımı sürelerine riayet edilmesi mühimdir. Dolayısıyla sorumluluk sahibi, alanında uzman avukatlar ile çalışmak asiller için isabetli olacaktır.
KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU olarak Ceza Hukuku kapsamında yer alan her nevi davada hukuki hizmet vermekteyiz. Web adresimizde yer alan iletişim yolları ile ofisimize ulaşabilirsiniz.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur. Taraflardan birine baro tarafından avukat tayin edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu ihtimalin gerçekleşebilmesi için birtakım şartların sağlanması gerekir.
Ceza Hukuku davaları için böylesi bir genelleme yapılamaz. Zira her dava için kendine has bir süreç yürür. Örneğin tek sanıklı ve hafif suç kapsamındaki davalar kısa sürede netice verirken, çok sanıklı ve kapsamlı bir araştırma gerektiren davalar çok daha uzun sürebilmektedir.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur.
Hukuk her ne kadar toplumumuzda sözel bir alan olarak kabul edilse de esasen bir satranç oyunundan farksızdır. Her adımda hesap, matematik, tedbir, strateji ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle sıradan bir yurttaşın vekil ile temsil edilmeksizin süreci yürütmesi imkansıza yakındır.
+90 (543) 249 85 82
info@ercankoseoglu.av.tr
Pzt-Cmt 8.00-20.00
Aşağıda yer alan iletişim kanalları aracılığı ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
