
Teknolojinin hızla gelişmesi, internetin ve dijital sistemlerin hayatın merkezine yerleşmesi, ceza hukukunda yepyeni bir boyutu beraberinde getirmiştir. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) İkinci Kitap, Üçüncü Kısım, Onuncu Bölümü’nde düzenlenen bilişim alanında suçlar; bilgisayar, akıllı telefon, tablet, ağ sistemleri, internet siteleri ve bankacılık altyapıları gibi dijital sistemlere yönelik gerçekleştirilen hukuka aykırı saldırıları cezalandırmayı amaçlar. Günümüzde siber suçlar, kripto varlık uyuşmazlıkları, banka hesabı/kredi kartı hırsızlıkları veya kurumsal veri tabanlarına yapılan siber saldırılar gibi teknik ceza davalarında, Kadıköy bilişim alanında suçlar avukatı olarak müvekkillerimize profesyonel ve stratejik hukuki destek sunmaktayız.
Bilişim suçları, dijital delillerin (log kayıtları, IP adresleri, MAC adresleri, port bilgileri) teknik olarak analiz edilmesini gerektiren, hata payı kabul etmeyen karmaşık bir yapıya sahiptir. Asılsız bir IP eşleşmesiyle suçlanan bir sanığın masumiyetini kanıtlaması ya da siber saldırıya uğrayan bir mağdurun haklarını savunması ancak uzman bir ceza avukatıyla mümkündür.
Türk Ceza Kanunu’nda Düzenlenen Bilişim Suçları
TCK’nın 243 ile 246. maddeleri arasında siber ve dijital sistemleri hedef alan suçlar tek tek ele alınmıştır. Kadıköy bilişim alanında suçlar avukatı kadromuzun ceza mahkemelerinde sıklıkla takibini yürüttüğü temel suç tipleri şunlardır:
Dijital Delillerin Tespiti ve Siber Suçlar İncelemesi
Bilişim suçlarında en hayati aşama dijital delillerin toplanması ve değerlendirilmesidir. Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan dijital materyal (bilgisayar, telefon imajları) inceleme raporları davanın kaderini belirler.
Siber yargılamalarda en sık karşılaşılan hatalardan biri, internet servis sağlayıcılarının dinamik IP atamalarından kaynaklanan hatalı IP tespitleridir. Evindeki veya iş yerindeki Wi-Fi şifresi başkası tarafından ele geçirilerek siber suç işlenen bir kişi, hiçbir suçu yokken şüpheli konumuna düşebilir. Kadıköy bilişim alanında suçlar avukatı ekibimiz, log kayıtlarını (erişim kayıtları), HTS verilerini, zaman damgalarını (timestamp) ve bilişim bilirkişi raporlarını en ince ayrıntısına kadar inceleyerek savunmayı somut ve teknik verilere dayandırır.
Şikayet Süresi, Zamanaşımı ve Görevli Mahkeme
Bilişim alanında işlenen suçların tamamı kamu düzenini ilgilendirdiği ve dijital dünyanın güvenliğini sarstığı için şikayete tabi değildir. Mağdur şikayetçi olmadığını beyan etse veya sürecin ortasında şikayetinden vazgeçse dahi cumhuriyet savcılığı soruşturmayı resen (doğrudan) yürütür ve kamu davası açar. Bu suç grubunda 6 aylık şikayet süresi aranmaz; kanunda 8 yıllık genel dava zamanaşımı süresi öngörülmüştür.
Bilişim suçları genel olarak Asliye Ceza Mahkemelerinin görev alanına girer. Ancak bilişim sistemlerinin (örneğin internet bankacılığının) araç olarak kullanılması suretiyle hileli bir şekilde menfaat temin edilirse eylem “Nitelikli Dolandırıcılık” (TCK m. 158/1-f) suçunu oluşturur ve dava doğrudan Ağır Ceza Mahkemesinde görülür.
Neden Bir Ceza Avukatıyla Çalışmalısınız?
Bilişim hukuku, klasik ceza hukukundan farklı olarak ileri düzeyde teknik bilişim bilgisi ve siber mevzuat hakimiyeti gerektirir. Teknolojinin hızı karşısında yasal mevzuat sürekli güncellenmekte, dijital kumpaslar ve siber suç yöntemleri evrilmektedir. Kripto varlık cüzdanınızdan yapılan hukuka aykırı transferlerin izini sürmek veya haksız bir siber suç isnadına karşı bilgisayarınızın imaj kayıtları (hard disk kopyası) üzerinden masumiyetinizi ispatlamak profesyonel bir süreçtir.
İstanbul Anadolu Adliyesi ve siber suçlar birimlerinde yürüttüğünüz tüm hukuki süreçlerde maddi ve manevi hak kaybına uğramamak, adli sicilinizi korumak için alanında uzman bir Kadıköy bilişim alanında suçlar avukatı kadrosundan destek almanız önemle tavsiye edilir.

Ceza Hukuku davaları son derece dikkat ve özen isteyen davalardır. İlaveten ispat yükü, delillerin değerlendirilmesi ve zamanaşımı sürelerine riayet edilmesi mühimdir. Dolayısıyla sorumluluk sahibi, alanında uzman avukatlar ile çalışmak asiller için isabetli olacaktır.
KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU olarak Ceza Hukuku kapsamında yer alan her nevi davada hukuki hizmet vermekteyiz. Web adresimizde yer alan iletişim yolları ile ofisimize ulaşabilirsiniz.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur. Taraflardan birine baro tarafından avukat tayin edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu ihtimalin gerçekleşebilmesi için birtakım şartların sağlanması gerekir.
Ceza Hukuku davaları için böylesi bir genelleme yapılamaz. Zira her dava için kendine has bir süreç yürür. Örneğin tek sanıklı ve hafif suç kapsamındaki davalar kısa sürede netice verirken, çok sanıklı ve kapsamlı bir araştırma gerektiren davalar çok daha uzun sürebilmektedir.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur.
Hukuk her ne kadar toplumumuzda sözel bir alan olarak kabul edilse de esasen bir satranç oyunundan farksızdır. Her adımda hesap, matematik, tedbir, strateji ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle sıradan bir yurttaşın vekil ile temsil edilmeksizin süreci yürütmesi imkansıza yakındır.
hakkında detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.
hakkında detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.
hakkında detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.
+90 (543) 249 85 82
info@ercankoseoglu.av.tr
Pzt-Cmt 8.00-20.00
Aşağıda yer alan iletişim kanalları aracılığı ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
