
Toplumsal huzuru bozmaya yönelik, bir kimseyi suç işlemeye doğrudan teşvik eden ve kamu barışını tehlikeye düşüren bu eylem, Türk Ceza Kanunu’nun 214. maddesinde Suç İşlemeye Tahrik Suçu olarak tanımlanmıştır. Bu suç, henüz bir suç işlenmemiş olsa dahi, işlenmesi yönünde bir iradeyi tetiklediği için tehlike suçu niteliğindedir.
İstanbul’un sosyal hareketliliği ve dijital iletişim yoğunluğu göz önüne alındığında; özellikle sosyal medya üzerinden yapılan “eylem çağrıları”, “isyan tahrikleri” veya toplumsal kutuplaşmayı artırıcı kışkırtıcı beyanlar Kadıköy ve çevresinde zaman zaman adli soruşturmalara konu olmaktadır. Bu tür iddialara ilişkin tüm soruşturma ve kovuşturma süreçleri, yetki çevresi yönünden doğrudan Kartal Adliyesi (İstanbul Anadolu Adliyesi) Asliye Ceza Mahkemelerinde yürütülmektedir. Tahrik suçlamalarında “ifade özgürlüğü” ile “suça teşvik” arasındaki sınır oldukça ince olduğundan, özellikle dijital delillerin yorumlanması ve bağlamın hukuki olarak izah edilmesi konusunda deneyimli bir Kadıköy ceza avukatı ile savunma hazırlamak, yargılamanın seyri açısından belirleyicidir.
Türk Ceza Kanunu’nun 214. maddesi, kamu barışını korumak adına, başkalarını suç işlemeye teşvik eden her türlü sözlü veya yazılı beyanı yaptırıma bağlamıştır. Bu suçun temelinde, bir suça dair “eyleme geçme iradesini uyandırmak” yatar.
1-) Suç İşlemeye Tahrik Suçu Nedir? (TCK 214)
TCK m. 214 uyarınca; bir kimseyi suç işlemeye alenen tahrik eden kişi cezalandırılır. Suçun oluşması için iki temel şart vardır:
Önemli: Eğer tahrik edilen kişi, bu tahrik üzerine fiilen bir suç işlerse, tahrik eden kişi ayrıca “azmettiren” sıfatıyla o suçun cezası ile de karşı karşıya kalabilir.
2-) Suçun Şikayet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma Durumu
3-) Suç İşlemeye Tahrik Suçunun Cezası (TCK 214)
Kanun, suçun tehlike boyutuna ve işleniş biçimine göre cezayı kademelendirmiştir:
|
Eylemin Niteliği |
Ceza Miktarı |
|
Suç İşlemeye Alenen Tahrik (Temel Hal) |
6 aydan 5 yıla kadar hapis |
|
Tahrik Edilen Kişinin Suç İşlemesi Durumu |
Azmettirme (ilgili suçun cezası verilir) |
Not: Tahrik edilen kişi, tahrik konusu olan suçu işlerse, tahrik eden kişi o suçun “azmettiricisi” olarak yargılanır.
4-) İfade Özgürlüğü vs. Suç İşlemeye Tahrik
Yargıtay ve AİHM kararları uyarınca; her türlü protesto veya radikal eleştiri “tahrik” sayılmaz. Tahrik suçunun oluşması için;
5-) Kadıköy Ceza Avukatının Teknik Savunmadaki Rolü
Bilişim ve ifade özgürlüğü dosyalarında, paylaşımların hangi “içerik ve bağlam” (context) ile paylaşıldığı mahkeme nezdinde en önemli savunma dayanağıdır. Uzman bir Kadıköy ceza avukatı;

Evet, eğer bu sözler somut bir suçun (mala zarar verme, şiddet vb.) işlenmesi için sarf edilmişse ve kitleleri eyleme geçmeye davet ediyorsa suç oluşturur.
Anayasal hak olan “barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşü” çağrısı tahrik değildir. Ancak şiddet içeren eylemler (yakıp yıkma vb.) için çağrı yapılırsa bu suç oluşur.
Evet. Suç işlemeye tahrik “tehlike suçu”dur; tahrik edilen kişi suç işlemese dahi, siz kamu barışını tehlikeye attığınız için cezalandırılırsınız.
Eğer beyanlarınızda şiddete veya somut bir suça çağrı unsurları yoksa, beraat şansınız oldukça yüksektir.
Evet, ceza miktarı 2 yılın altında kalırsa ve şartlar oluşursa HAGB uygulanabilir.
Mahkeme niyetinizi (kastınızı) değerlendirir. Ancak aleniyetin olduğu ortamlarda şaka/ironi savunması her zaman dikkate alınmayabilir.
Genellikle ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilen dosyalarda tutuklama verilmez; ancak kamu düzenini ciddi tehlikeye atan kitle çağrılarında gündeme gelebilir.
TCK 214’te basın yoluyla özel bir artırım öngörülmemiştir ancak suçun “aleniyet” unsuru, cezanın üst sınıra yaklaşmasına neden olabilir.
Genellikle yaralama, öldürme, hırsızlık, mala zarar verme gibi TCK’da tanımlı suçların işlenmesi için yapılan çağrılar.
Söz konusu beyanların, demokratik bir toplumda “ifade özgürlüğü” sınırları içerisinde kaldığını Yargıtay’ın güncel içtihatlarıyla mahkemeye sunar.
Ceza Hukuku davaları son derece dikkat ve özen isteyen davalardır. İlaveten ispat yükü, delillerin değerlendirilmesi ve zamanaşımı sürelerine riayet edilmesi mühimdir. Dolayısıyla sorumluluk sahibi, alanında uzman avukatlar ile çalışmak asiller için isabetli olacaktır.
KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU olarak Ceza Hukuku kapsamında yer alan her nevi davada hukuki hizmet vermekteyiz. Web adresimizde yer alan iletişim yolları ile ofisimize ulaşabilirsiniz.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur. Taraflardan birine baro tarafından avukat tayin edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu ihtimalin gerçekleşebilmesi için birtakım şartların sağlanması gerekir.
Ceza Hukuku davaları için böylesi bir genelleme yapılamaz. Zira her dava için kendine has bir süreç yürür. Örneğin tek sanıklı ve hafif suç kapsamındaki davalar kısa sürede netice verirken, çok sanıklı ve kapsamlı bir araştırma gerektiren davalar çok daha uzun sürebilmektedir.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur.
Hukuk her ne kadar toplumumuzda sözel bir alan olarak kabul edilse de esasen bir satranç oyunundan farksızdır. Her adımda hesap, matematik, tedbir, strateji ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle sıradan bir yurttaşın vekil ile temsil edilmeksizin süreci yürütmesi imkansıza yakındır.
+90 (543) 249 85 82
info@ercankoseoglu.av.tr
Pzt-Cmt 8.00-20.00
Aşağıda yer alan iletişim kanalları aracılığı ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
