+90 (543) 249 85 82info@ercankoseoglu.av.tr

Adliyeye Karşı Suçlar

Kadıköy Adliyeye Karşı Suçlar Avukatı

Adalet mekanizmasının doğru, hızlı ve tarafsız bir şekilde işlemesi, devlet organlarına ve hukuka olan toplumsal güvenin temel şartıdır. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım, İkinci Bölümü’nde düzenlenen adliyeye karşı suçlar; yargı yetkisini kullanan mahkemelerin, savcılıkların ve kolluk kuvvetlerinin yanıltılmasını, engellenmesini veya kötüye kullanılmasını cezalandırmayı amaçlar. Günlük hayatta, ticari husumetlerde ya da boşanma davalarında sıklıkla karşılaşılan iftira, yalan tanıklık, suç uydurma gibi uyuşmazlıklarda, Kadıköy adliyeye karşı suçlar avukatı olarak müvekkillerimize soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde profesyonel hukuki destek sunmaktayız.

Adli makamları asılsız iddialarla meşgul etmek veya adaletin tecellisine engel olmak, kanun koyucu tarafından ağır hapis cezası yaptırımlarına bağlanmıştır. Bu nedenle, bu tür suçlamalarla karşı karşıya kalan veya bu suçların mağduru olan kişilerin ceza hukuku usullerine hakim bir avukatla ilerlemesi hayati önem taşır.

 

Türk Ceza Kanunu’nda Düzenlenen Adliyeye Karşı Suçlar

TCK’nın 267 ile 298. maddeleri arasında adaletin işleyişini hedef alan suçlar tek tek ele alınmıştır. Kadıköy adliyeye karşı suçlar avukatı kadromuzun İstanbul Anadolu Adliyesi ve çevre ceza mahkemelerinde sıklıkla takibini yürüttüğü temel suç tipleri şunlardır:

 

  • İftira Suçu (TCK m. 267): Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmektir. Suçun oluşması için failin, karşısındaki kişinin suçsuz olduğunu kesin olarak bilmesi gerekir.

 

  • Suç Uydurma Suçu (TCK m. 271): İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar etmek veya işlenmeyen bir suçun delillerini üreterek adli makamları yanıltmaktır.

 

  • Yalan Tanıklık Suçu (TCK m. 272): Mahkeme huzurunda veya kanunla tanıklık dinlemeye yetkili kişi ve kurullar önünde gerçeğe aykırı beyanda bulunmak, bilineni saklamak veya yalan söylemektir (halk arasında yalancı şahitlik).

 

  • Yalan Yere Yemin Suçu (TCK m. 275): Hukuk mahkemelerinde (HMK kapsamında) taraflardan birinin, davanın çözümü için teklif edilen yemini yalan yere etmesi eylemidir.

 

  • Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme (TCK m. 281): Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir suçun delillerini yok etmek, silmek, gizlemek veya değiştirmektir.

 

  • Suçluyu Kayırma Suçu (TCK m. 283): Suç işleyen bir kişiye, araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için saklanacak yer sağlamak ya da başka suretle yardım etmektir.

 

  • Soruşturmanın Gizliliğini İhlal (TCK m. 285): Kanun uyarınca gizli kalması gereken soruşturma aşamasındaki dosya içeriklerinin, ifadelerin veya delillerin hukuka aykırı şekilde ifşa edilmesidir.

 

İftira ve Yalan Tanıklık Davalarında Savunma Stratejisi

Uygulamada en çok açılan davalar iftira ve yalan tanıklık dosyalarıdır. Bir kişinin haksız yere şikayetçi olması doğrudan iftira suçunu oluşturmaz; anayasal bir hak olan “hak arama ve şikayet hakkı” ile iftira suçu arasındaki çizgi oldukça incedir. Şikayetçinin kötü niyetli olduğu ve bilerek yalan söylediği somut delillerle (kamera kayıtları, mesajlar, HTS kayıtları) kanıtlanmalıdır.

Yalan tanıklık suçunda ise tanığın beyanının davanın esasına (sonucuna) etki edip etmediği, baskı altında verilip verilmediği titizlikle incelenir. Kadıköy adliyeye karşı suçlar avukatı ekibimiz, çapraz sorgu teknikleri ve dosya analizleriyle gerçeğin ortaya çıkmasını ve müvekkillerimizin beraat etmesini hedefler.

 

Şikayet Süresi, Zamanaşımı ve Etkin Pişmanlık

Adliyeye karşı işlenen suçlar doğrudan devlet otoritesini ve kamu düzenini zedelediği için şikayete tabi değildir. Mağdur şikayetinden vazgeçse bile cumhuriyet savcılığı soruşturmaya ve kamu davasına devam eder. Bu suçlarda 6 aylık şikayet süresi aranmaz; suçun niteliğine göre 8 yıl ile 15 yıl arasında değişen dava zamanaşımı süreleri uygulanır.

Ayrıca TCK’da iftira ve yalan tanıklık suçları için çok özel etkin pişmanlık hükümleri düzenlenmiştir. Kişi, iftira ettiği veya yalan tanıklık yaptığı kişi hakkında henüz bir hüküm verilmeden önce gerçeği itiraf ederse, cezasında çok ciddi indirimler uygulanır, hatta bazı durumlarda hiç ceza verilmez.

 

Neden Bir Ceza Avukatıyla Çalışmalısınız?

Adliyeye karşı suçlar, doğrudan hakimleri, savcıları ve yargı sistemini hedef aldığı için ceza mahkemeleri bu dosyaları son derece ciddiyetle yürütür. Kendisine iftira atılan bir mağdurun itibarını geri kazanması ve karşı tarafın cezalandırılmasını sağlaması ya da asılsız bir yalan tanıklık suçlamasıyla karşı karşıya kalan bir sanığın kendini aklaması profesyonel bir ceza yargılaması süreci gerektirir.

İstanbul Anadolu Adliyesi ve Kadıköy bölgesindeki tüm ceza yargılamalarınızda hak kaybına uğramamak, özgürlüğünüzü ve itibarınızı güvenceye almak için tecrübeli bir Kadıköy adliyeye karşı suçlar avukatı ile çalışmanız önemle tavsiye edilir.

CEZA HUKUKU AVUKATI NASIL SEÇİLİR?

Ceza Hukuku davaları son derece dikkat ve özen isteyen davalardır. İlaveten ispat yükü, delillerin değerlendirilmesi ve zamanaşımı sürelerine riayet edilmesi mühimdir. Dolayısıyla sorumluluk sahibi, alanında uzman avukatlar ile çalışmak asiller için isabetli olacaktır.

CEZA HUKUKU AVUKATINA NASIL ULAŞABİLİRİM?

KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU olarak Ceza Hukuku kapsamında yer alan her nevi davada hukuki hizmet vermekteyiz. Web adresimizde yer alan iletişim yolları ile ofisimize ulaşabilirsiniz.

CEZA HUKUKU İÇİN MAHKEME AVUKAT VERİR Mİ?

Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur. Taraflardan birine baro tarafından avukat tayin edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu ihtimalin gerçekleşebilmesi için birtakım şartların sağlanması gerekir.

CEZA HUKUKU DAVALARI NE KADAR SÜRER?

Ceza Hukuku davaları için böylesi bir genelleme yapılamaz. Zira her dava için kendine has bir süreç yürür. Örneğin tek sanıklı ve hafif suç kapsamındaki davalar kısa sürede netice verirken, çok sanıklı ve kapsamlı bir araştırma gerektiren davalar çok daha uzun sürebilmektedir.

CEZA HUKUKU DAVALARINDA AVUKAT İLE ÇALIŞMAK ZORUNLU MU?

Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur.

CEZA HUKUKU DAVALARINDA AVUKAT İLE ÇALIŞMANIN FAYDALARI NELERDİR?

Hukuk her ne kadar toplumumuzda sözel bir alan olarak kabul edilse de esasen bir satranç oyunundan farksızdır. Her adımda hesap, matematik, tedbir, strateji ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle sıradan bir yurttaşın vekil ile temsil edilmeksizin süreci yürütmesi imkansıza yakındır.

Adliyeye Karşı Suçlar

1. Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması Suçu

hakkında detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.

2. Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama Suçu

hakkında detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.

3. İftira Suçu

hakkında detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.

İletişim Bilgileri

+90 (543) 249 85 82

info@ercankoseoglu.av.tr

Pzt-Cmt 8.00-20.00

 

Ücretsiz Ulaşın

Aşağıda yer alan iletişim kanalları aracılığı ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.

  • +90 (543) 249 85 82
  • info@ercankoseoglu.av.tr
  • Pazartesi - Cumartesi // 08:00 - 20:00
  • Caferağa Mah. Şifa Sok. No:19 Kadıköy/İstanbul