
Gayrimenkul ve mülkiyet hukuku, toplumsal huzurun ve ekonomik istikrarın temel taşlarından biridir. Taşınmaz malların sınırlarının ihlal edilmesi, kamuya ait alanların işgal edilmesi veya bir başkasının arazisine rızası dışında haksız müdahalelerde bulunulması, Türk Ceza Kanunu kapsamında hakkı olmayan yere tecavüz suçu olarak düzenlenmiştir. Arazi ve arsa değerlerinin çok yüksek olduğu İstanbul gibi bir metropolde, bu tür mülkiyet uyuşmazlıkları hem şahıslar hem de şirketler arasında ciddi hukuki çekişmelere yol açmaktadır. Özellikle kentsel dönüşümün ve yapılaşmanın yoğun olduğu Kadıköy bölgesindeki sınır ihlalleri ve işgaller, doğrudan ceza yargılamasının konusu olabilmektedir. Bu uyuşmazlıkların soruşturma ve dava süreçleri adli merci olarak Kartal Adliyesi (İstanbul Anadolu Adliyesi) bünyesinde yürütülür. Hak mahrumiyeti yaşamamak ve taşınmaz üzerindeki haklarınızı korumak adına tecrübeli bir Kadıköy ceza avukatı ile çalışmak en sağlıklı yaklaşımdır.
1-) Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu Nedir? (TCK 154)
Hakkı olmayan yere tecavüz, bir kişinin hiçbir hukuki hakkı veya dayanağı olmaksızın, başkasına ait bir taşınmazı (arsa, arazi, bina vb.) ya da kamuya, köy tüzel kişiliğine ait alanları kısmen veya tamamen işgal etmesi, sınırlarını değiştirmesi ya da buralardan rızasız şekilde yararlanmasıdır. Bu suç tipi sadece taşınmaz mallara (gayrimenkullere) yönelik işlenebilir; taşınır mallar bu suçun kapsamı dışındadır.
2-) Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçunda Şikayet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma
3-) Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçunun Şartları
Bir taşınmaz müdahalesinin ceza hukuku anlamında bu suçu oluşturabilmesi için şu şartlar aranır:
4-) Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçunun Çeşitleri ve Unsurları
4.1-) Gerçek Kişilerin Taşınmazlarına Yönelik Tecavüz (TCK 154/1)
Bir kimsenin, komşusunun arazisine kasten taşarak duvar örmesi, çit çekmesi, rızasız şekilde başkasının arsasına baraka/bina inşa etmesi veya toprağını kasten sürmesi bu kapsamdadır. Kadıköy ilçesindeki bitişik nizam binalarda veya bahçeli taşınmazlarda yaşanan sınır uyuşmazlıklarında bu madde sıkça gündeme gelir.
4.2-) Kamu Taşınmazlarına ve Mera/Yolak Gibi Alanlara Tecavüz (TCK 154/2)
Devlete veya belediyelere ait arazilerin, yeşil alanların, parkların işgal edilmesi; kamunun ortak kullanımına ayrılmış mera, otlak, harman yeri veya yolak gibi alanların kasten daraltılması, sürülmesi ya da kapatılması durumudur. Bu fıkrada şikayet aranmaz.
4.3-) Suların Mecrasını Değiştirme Suretiyle Tecavüz (TCK 154/3)
Kamuya veya başkasına ait olan akarsu, dere veya su kanallarının yolunu (mecrasını) kasten değiştirerek kendi arazisine akıtmak ya da başkasının sudan yararlanmasını engellemek amacıyla yapılan usulsüz müdahalelerdir.
5-) Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçuna Teşebbüs
Bu suça teşebbüs mümkündür. Fail, başkasının arazisini işgal etmek amacıyla çit çekmeye, temel kazmaya veya duvar örmeye başlamış ancak malikin durumu fark edip zabıta ya da polise haber vermesiyle eylemini tamamlayamadan durdurulmuşsa eylem teşebbüs aşamasında kalır. Bu durumda verilecek ceza üzerinden kanuni indirim yapılır.
6-) Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçunun Cezası
7-) Cezayı Ortadan Kaldıran veya Azaltan Haller (Zararın Giderilmesi)
Hakkı olmayan yere tecavüz suçunda doğrudan bir etkin pişmanlık maddesi bulunmasa da, failin işgale son vermesi, ördüğü duvarı yıkması, taşınmazı eski haline getirerek malikin uğradığı zararları tazmin etmesi ceza yargılamasında sanık lehine sonuçlar doğurur. Mahkeme bu durumu takdiri indirim sebebi sayabilir.
8.-) Cezanın Ertelenmesi ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)
Kadıköy hakkı olmayan yere tecavüz suçu davalarında, suçun cezai üst sınırları dikkate alındığında, sanığın sabıkasız olması ve taşınmaz üzerindeki haksız işgale son vererek eski haline getirmesi durumunda mahkemece HAGB veya cezanın ertelenmesi kararı verilmesi sıklıkla uygulanmaktadır. Ancak hak iddialarının, tapu kayıtlarının ve kadastro raporlarının mahkemede doğru savunulması adına profesyonel bir Kadıköy ceza avukatı desteği hayati önem taşır.
Önemli Not: İstanbul Anadolu Yakası sınırlarında (özellikle Kadıköy ve çevre ilçelerde) yaşanan tüm taşınmaz işgalleri ve sınır ihlalleri uyuşmazlıkları, soruşturma evresinden dava aşamasına kadar adli merci olarak Kartal Adliyesi yetki alanında çözümlenmektedir.

Evet. TCK 154/1 uyarınca hakkı olmaksızın başkasının taşınmaz sınırını değiştirmek suçtur. Şikayetiniz üzerine komşunuz hakkında ceza davası açılabilir.
Eğer tecavüz şahıslara ait bir gayrimenkule yapılmışsa şikayete bağlıdır (6 ay içinde şikayet edilmelidir). Ancak belediyeye, devlete ait bir kamu malına veya köy merasına yapılmışsa şikayete bağlı değildir, resen soruşturulur.
Hayır. Kiracının taşınmaza girmesi başlangıçta rızaya ve hukuki bir sözleşmeye dayandığı için sözleşme bitse dahi bu suç oluşmaz. Bu durum ceza hukukunun değil, gayrimenkul hukukunun konusudur ve tahliye davası açılması gerekir.
Hayır. Hakkı olmayan yere tecavüz suçu ancak kasten (bilerek ve isteyerek) işlenebilir. Kadastro sınırlarının yanlış bilinmesi gibi nedenlerle ortaya çıkan durumlar suç oluşturmaz; sulh hukuk mahkemesinde tazminat veya el atmanın önlenmesi davasına konu olur.
Suçun şahıslara karşı işlenen basit hali (TCK 154/1) uzlaştırma kapsamındadır. Kamu mallarına veya su mecralarına yönelik ihlallerde ise uzlaştırma uygulanmaz.
Evet. TCK 154/2 maddesi kapsamında kamuya ait taşınmazların hak sahibi olmaksızın işgal edilmesi nitelikli suçtur ve şikayet aranmaksızın hapis cezası yaptırımı vardır.
İşgale son verilmesi ve taşınmazın eski haline getirilmesi cezayı tamamen ortadan kaldırmaz ancak mahkemenin iyi hal indirimi yapmasını sağlar. Ayrıca HAGB veya erteleme kararı verilebilmesi için işgalin sonlandırılması şarttır.
Taşınmazın bulunduğu yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk birimlerine (polis/jandarma) yazılı bir dilekçe ile suç duyurusunda bulunabilirsiniz.
Kadıköy sınırları içinde gerçekleşen hakkı olmayan yere tecavüz suçlarına ilişkin tüm davalar ve soruşturmalar Kartal Adliyesi (İstanbul Anadolu Adliyesi) Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür.
Evet. Suçun basit halinde (TCK 154/1) kanun hapis cezası ile adli para cezasını birlikte öngörmüştür. Nitelikli kamu malı ihlallerinde ise hükmedilen hapis cezası 1 yıl veya daha kısa süreli olursa yasal şartlar dahilinde adli para cezasına çevrilebilir.
Ceza Hukuku davaları son derece dikkat ve özen isteyen davalardır. İlaveten ispat yükü, delillerin değerlendirilmesi ve zamanaşımı sürelerine riayet edilmesi mühimdir. Dolayısıyla sorumluluk sahibi, alanında uzman avukatlar ile çalışmak asiller için isabetli olacaktır.
KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU olarak Ceza Hukuku kapsamında yer alan her nevi davada hukuki hizmet vermekteyiz. Web adresimizde yer alan iletişim yolları ile ofisimize ulaşabilirsiniz.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur. Taraflardan birine baro tarafından avukat tayin edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu ihtimalin gerçekleşebilmesi için birtakım şartların sağlanması gerekir.
Ceza Hukuku davaları için böylesi bir genelleme yapılamaz. Zira her dava için kendine has bir süreç yürür. Örneğin tek sanıklı ve hafif suç kapsamındaki davalar kısa sürede netice verirken, çok sanıklı ve kapsamlı bir araştırma gerektiren davalar çok daha uzun sürebilmektedir.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur.
Hukuk her ne kadar toplumumuzda sözel bir alan olarak kabul edilse de esasen bir satranç oyunundan farksızdır. Her adımda hesap, matematik, tedbir, strateji ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle sıradan bir yurttaşın vekil ile temsil edilmeksizin süreci yürütmesi imkansıza yakındır.
+90 (543) 249 85 82
info@ercankoseoglu.av.tr
Pzt-Cmt 8.00-20.00
Aşağıda yer alan iletişim kanalları aracılığı ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
