
Toplumsal hayatın huzur, güven, barış ve karşılıklı hoşgörü ortamı içinde sürdürülebilmesi, demokratik bir devlet yapısının en temel unsurudur. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) İkinci Kitap, Üçüncü Kısım, Beşinci Bölümü’nde düzenlenen kamu barışına karşı suçlar; toplumsal düzeni sarsan, bireyleri birbirine karşı kışkırtan, suç işlemeyi özendiren veya yasa dışı organizasyonlar kurarak kamu güvenliğini tehlikeye atan hukuka aykırı eylemleri cezalandırmayı amaçlar. Günümüzde özellikle sosyal medya platformları (X, Instagram, Facebook vb.) ve basın yayın yoluyla işlenen fikir suçları, dezenformasyon uyuşmazlıkları ya da suç örgütü iddialarıyla açılan ceza davalarında, Kadıköy kamu barışına karşı suçlar avukatı olarak müvekkillerimize soruşturma ve kovuşturma aşamalarında profesyonel hukuki destek sunmaktayız.
Kamu barışına yönelik suçlamalar, ifade özgürlüğü ile kamu düzeninin korunması arasındaki o ince çizgide yer alır. Bu nedenle, ilk kolluk (karakol) veya savcılık ifadesinden itibaren hukuki terimlerin doğru seçilmesi ve Yargıtay’ın güncel kriterlerine göre savunma yapılması özgürlüğünüzü korumak adına kritik önem taşır.
Türk Ceza Kanunu’nda Düzenlenen Kamu Barışına Karşı Suçlar
TCK’nın 213 ile 222. maddeleri arasında kamu barışını hedef alan suçlar tek tek ve ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. Kadıköy kamu barışına karşı suçlar avukatı kadromuzun İstanbul Anadolu Adliyesi Ağır Ceza ve Asliye Ceza Mahkemelerinde sıklıkla takibini yürüttüğü temel suç tipleri şunlardır:
İfade Özgürlüğü Sınırı ve Sosyal Medya Davaları
Uygulamada, özellikle TCK m. 216 (Halkı kin ve düşmanlığa tahrik) ve TCK m. 217/A (Dezenformasyon) maddelerinden açılan davaların neredeyse tamamı dijital paylaşımlardan ve internet haberlerinden kaynaklanmaktadır. Bu davalarda en temel savunma dayanağı Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ile güvence altına alınan “İfade ve Düşünceyi Açıklama Özgürlüğü” dür.
Bir paylaşımın sert bir eleştiri mi, kaba bir ironi mi yoksa kamu barışını bozmaya elverişli somut bir tehlike mi barındırdığı mahkemede hukuki olarak çok sıkı tartışılmalıdır. Kadıköy kamu barışına karşı suçlar avukatı ekibimiz, Yargıtay’ın ve Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) güncel emsal kararları ışığında, müvekkillerinin dijital ayak izlerini ve paylaşımlarını analiz ederek ceza yargılamasında en doğru savunma zeminini hazırlar.
Şikayet Süresi, Zamanaşımı ve Uzlaşma Durumu
Kamu barışına karşı işlenen suçlar toplumu, kamu düzenini ve devletin huzur ortamını doğrudan ilgilendirdiği için şikayete tabi değildir. Herhangi bir kişinin şikayetçi olmasına gerek olmaksızın, cumhuriyet savcılığı durumu öğrendiği andan itibaren resen (doğrudan) soruşturma başlatır. Dolayısıyla bu suçlarda 6 aylık şikayet süresi aranmaz; suçun niteliğine göre 8 yıl ile 15 yıl arasında değişen genel dava zamanaşımı süreleri uygulanır.
Korunan hukuki değer toplumun tamamı ve kamu barışı olduğu için bu gruptaki suçların hiçbiri Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında uzlaştırma prosedürüne tabi değildir.
Neden Bir Ceza Avukatıyla Çalışmalısınız?
Kamu barışına karşı suçlar, soyut kavramların (örneğin “kamu barışını bozmaya elverişlilik” veya “açık ve yakın tehlike”) yoğun olduğu, hakim ve savcıların takdir yetkisinin geniş olduğu hassas dosyalardır. Sosyal medyada paylaştığınız veya sadece beğendiğiniz (retweet/like) bir içerik yüzünden kendinizi bir anda “suçu övme” veya “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla ceza mahkemesinde bulabilirsiniz. Ya da asılsız bir ihbarla örgüt üyeliği (çete) iddiasıyla karşı karşıya kalabilirsiniz. Gözaltı ve sorgu anından itibaren ceza usul kurallarını tam anlamıyla uygulamak, gelecekte adli sicilinize (sabıkanıza) işlenecek ve memuriyet gibi haklarınızı engelleyecek cezaların önüne geçmek için hayati önem taşır.
İstanbul Anadolu Adliyesi ve İstanbul genelindeki tüm ceza yargılamalarınızda hak kaybına uğramamak, özgürlüğünüzü ve ifade hakkınızı en üst düzeyde korumak için alanında tecrübeli bir Kadıköy kamu barışına karşı suçlar avukatı ile yol yürümeniz önemle tavsiye edilir.

Ceza Hukuku davaları son derece dikkat ve özen isteyen davalardır. İlaveten ispat yükü, delillerin değerlendirilmesi ve zamanaşımı sürelerine riayet edilmesi mühimdir. Dolayısıyla sorumluluk sahibi, alanında uzman avukatlar ile çalışmak asiller için isabetli olacaktır.
KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU olarak Ceza Hukuku kapsamında yer alan her nevi davada hukuki hizmet vermekteyiz. Web adresimizde yer alan iletişim yolları ile ofisimize ulaşabilirsiniz.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur. Taraflardan birine baro tarafından avukat tayin edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu ihtimalin gerçekleşebilmesi için birtakım şartların sağlanması gerekir.
Ceza Hukuku davaları için böylesi bir genelleme yapılamaz. Zira her dava için kendine has bir süreç yürür. Örneğin tek sanıklı ve hafif suç kapsamındaki davalar kısa sürede netice verirken, çok sanıklı ve kapsamlı bir araştırma gerektiren davalar çok daha uzun sürebilmektedir.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur.
Hukuk her ne kadar toplumumuzda sözel bir alan olarak kabul edilse de esasen bir satranç oyunundan farksızdır. Her adımda hesap, matematik, tedbir, strateji ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle sıradan bir yurttaşın vekil ile temsil edilmeksizin süreci yürütmesi imkansıza yakındır.
hakkında detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.
hakkında detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.
hakkında detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.
+90 (543) 249 85 82
info@ercankoseoglu.av.tr
Pzt-Cmt 8.00-20.00
Aşağıda yer alan iletişim kanalları aracılığı ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
