
Gerek sosyal hayatta yaşanan ani kavgalar gerekse komşuluk ve ticari ilişkilerdeki uyuşmazlıklar, bazen kişilerin birbirlerinin malvarlığı değerlerine öfkeyle müdahale etmesiyle sonuçlanabilmektedir. Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen mala zarar verme suçu, bir başkasına ait mülkiyet hakkının korunmasını amaçlar. İstanbul gibi sosyo-ekonomik hareketliliğin zirvede olduğu bir metropolde, bu tür fiillere her gün sıklıkla rastlanmaktadır. Özellikle Anadolu Yakası sınırlarında, örneğin Kadıköy ve çevre ilçelerinde meydana gelen bu uyuşmazlıkların yargılamaları adli merci olarak Kartal Adliyesi (İstanbul Anadolu Adliyesi) bünyesinde gerçekleştirilir. Hak mahrumiyeti yaşamamak ve hem sanık hem de mağdur yönünden süreci doğru yönetebilmek adına tecrübeli bir Kadıköy ceza avukatı ile çalışmak en sağlıklı yaklaşım olacaktır.
1-) Mala Zarar Verme Suçu Nedir? (TCK 151)
Mala zarar verme, başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkmak, tahrip etmek, yok etmek, bozmak, kullanılamaz hale getirmek veya kirletmektir. Suçun oluşabilmesi için mala yönelik fiziksel bir müdahalenin gerçekleşmesi, malın değerinde veya işlevinde bir azalma meydana gelmesi ve en önemlisi failin bu eylemi bilerek ve isteyerek (kasten) yapmış olması şarttır.
2-) Mala Zarar Verme Suçunda Şikayet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma
3-) Mala Zarar Verme Suçunun Şartları
Bir eylemin bu suç kapsamında değerlendirilebilmesi için şu üç temel şart aranır:
4-) Basit Mala Zarar Verme Suçunun Unsurları
Herkesin kolayca ulaşabileceği, özel bir koruma altında olmayan taşınır veya taşınmaz mallara kasten zarar verilmesidir. Örneğin; sokakta park halindeki bir aracın dikiz aynasını kırmak, bir dükkanın camına taş atıp çatlatmak veya birinin bahçe çitini kasten yıkmak basit mala zarar vermedir. Kadıköy kasten yaralama suçu veya tehdit gibi olayların hemen ardından sıklıkla bu suçun da işlendiği görülür. Olay Kadıköy bölgesindeyse, soruşturma evrakları Kartal Adliyesi Başsavcılığı tarafından incelenir.
5-) Nitelikli Mala Zarar Verme Suçunun Unsurları (TCK 152)
Suçun, kamu malına yönelik, belirli amaçlarla veya toplum hayatını tehlikeye sokacak yöntemlerle işlenmesi halidir. Kanun bu durumlarda daha ağır bir ceza yaptırımı öngörür.
5.1-) Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Ait, Kamu Hizmetine Tahsis Edilmiş Eşya Hakkında
Devlet okullarına, belediye otobüslerine, adliye binalarına, duraklara veya çöp konteynerlerine kasten zarar verilmesi durumunda doğrudan bu nitelikli hal uygulanır.
5.2-) Yangın, Sel, Yapı Yıkıntısı, Toprak Kayması veya Çığ Tehdidinden Korumak İçin Tesis Edilmiş Set veya Bentlere Zarar Verilmesi
Doğal afetleri önlemek veya toplumu korumak amacıyla inşa edilmiş bariyerlerin, bentlerin ya da koruma duvarlarının tahrip edilmesidir.
5.3-) Dikili Ağaç, Fidan veya Bağ Çubuklarına Zarar Verilmesi
Başkasına ait bir bahçedeki meyve ağaçlarının kesilmesi, parklardaki fidanların sökülmesi gibi doğaya ve mülkiyete yönelik kasti zararlardır.
5.4-) Siyasi Partilerin, Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşlarının Eşyalarına Zarar Verilmesi
Siyasi parti binalarına, baro odalarına, ticaret odası levhalarına veya ibadethanelere yönelik kasti zarar verme eylemleri bu fıkra kapsamındadır.
5.5-) Grev veya Lokavt Hallerinde İşçilerin veya İşverenlerin Eşyalarına Karşı İşlenmesi
İşçi ve işveren uyuşmazlıkları esnasında, tarafların birbirlerinin araç, gereç veya fabrikadaki mallarına zarar vermesi durumudur.
5.6-) Suçun; Yangın, Patlama, Radyasyon Serpintisi, Su Baskını Oluşturarak İşlenmesi
Örneğin; bir evi kasten yakmak ya da patlayıcı madde kullanarak bir aracı havaya uçurmak, mala zarar vermenin en ağır ve toplumu tehlikeye düşüren nitelikli hallerindendir. Kadıköy ceza mahkemelerinde bu tarz yöntemlerle işlenen suçların cezası katlanarak uygulanır.
6-) Mala Zarar Verme Suçuna Teşebbüs
Fail, bir malı tahrip etmek amacıyla eyleme geçmiş (örneğin elindeki boya kutusuyla bir iş yerinin duvarını boyamaya çalışırken veya elinde çekiçle bir arabaya vurmak üzereyken) ancak çevredekilerin müdahalesi ya da polisin gelmesiyle eylemini tamamlayamamışsa suç teşebbüs aşamasında kalır. Bu durumda sanığa verilecek ceza üzerinden kanuni indirim yapılır.
7-) Mala Zarar Verme Suçunun Cezası
7.1-) Basit Mala Zarar Vermenin Cezası
TCK m. 151/1 uyarınca, basit mala zarar verme suçunu işleyen fail hakkında mağdurun şikayeti üzerine 4 aydan 3 yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmedilir.
7.2-) Nitelikli Mala Zarar Vermenin Cezası
TCK m. 152/1 kapsamındaki nitelikli hallerde ceza 1 yıldan 4 yıla kadar hapistir. Eğer suç yakarak, yakıcı/patlayıcı madde kullanarak (TCK 152/2) işlenirse verilecek ceza bir katı oranında arttırılır. Bu suçların kovuşturma aşamaları Kartal Adliyesi Asliye Ceza Mahkemelerinde yürütülür.
8.-) Mala Zarar Verme Suçunda Etkin Pişmanlık ve Zararın Giderilmesi
Mala zarar verme suçunda, hırsızlıkta olduğu gibi klasik anlamda bir etkin pişmanlık maddesi (TCK 168) doğrudan işletilmese de, sanığın mağdurun uğradığı maddi zararı aynen geri verme veya nakden tazmin etme yoluyla gidermesi mahkemenin takdiri indirim (TCK 62) yapmasını sağlar. Ayrıca zararın karşılanması, cezanın ertelenmesi veya HAGB kararı verilmesinin ön koşuludur.
9-) Cezanın Ertelenmesi ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)
Sanık hakkında hükmedilen hapis cezası 2 yıl veya daha az süreli ise, sanığın sabıkasız olması ve Kadıköy mala zarar verme suçu davası sürecinde mağdurun uğradığı maddi zararı tamamen karşılamış olması kaydıyla HAGB veya cezanın ertelenmesi kararı verilmesi mümkündür.
Önemli Not: İstanbul Anadolu Yakası genelinde (özellikle Kadıköy ve çevresinde) meydana gelen tüm mala zarar verme uyuşmazlıkları, soruşturma evresinden mahkeme aşamasına kadar Kartal Adliyesi (İstanbul Anadolu Adliyesi) yargı çevresinde değerlendirilmektedir. Süreci profesyonel bir Kadıköy ceza avukatı ile takip etmek haklarınızın korunması açısından önem arz eder.

Suçun TCK 151/1’deki basit hali şikayete bağlıdır; mağdur şikayetten vazgeçerse dava düşer. Ancak kamu malına zarar verme gibi nitelikli hallerde şikayetten vazgeçilse dahi dava düşmez, kamu davası olarak devam eder.
Türk Ceza Kanunu’nda mala zarar verme suçunun taksirli hali düzenlenmemiştir. Bu nedenle kazaen verilen zararlar suç teşkil etmez, ceza davası açılmaz. Zarar gören kişi sadece hukuk mahkemelerinde maddi tazminat davası açabilir.
Bir malın yakılarak tahrip edilmesi nitelikli haldir (TCK 152/2). Fail hakkında verilecek ceza bir kat arttırılır ve genellikle paraya çevrilemeyen hapis cezalarıyla sonuçlanır.
Hayır, mala zarar verme suçunun oluşması için malın “başkasına ait” olması gerekir. Ancak mal üzerinde başkasının hakkı varsa (rehin, haciz veya ortaklık gibi) durum değişebilir.
Hayır, yürürlüğe giren yeni yasal düzenlemeler uyarınca hayvanlar artık “mal” olarak kabul edilmemektedir. Sahipli veya sahipsiz hayvanlara kasten zarar verilmesi, öldürülmesi veya işkence edilmesi Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında doğrudan kendi özel suç tipini oluşturur ve hapis cezası gerektirir.
Suçun şikayete bağlı olan basit hali (TCK 151/1) uzlaştırma kapsamındadır. Soruşturma aşamasında taraflar uzlaşırsa dosya kapanır. Nitelikli hallerde ise uzlaştırma uygulanmaz.
Evet. TCK 151 maddesinde malın “kirletilmesi” de suçun işleniş şekillerinden biri olarak sayılmıştır. Başkasının duvarını boyamak veya yazı yazmak bu suçu oluşturur.
Zararın ödenmesi cezayı tamamen ortadan kaldırmaz ancak mahkemenin iyi hal indirimi yapmasını sağlar. Ayrıca cezanın ertelenmesi veya HAGB kararı verilebilmesi için zararın ödenmesi şarttır.
Kadıköy sınırlarında gerçekleşen eylemlere ilişkin tüm ceza soruşturmaları ve davaları Kartal Adliyesi (İstanbul Anadolu Adliyesi) bünyesindeki mahkemelerde görülmektedir.
Evet, mahkeme suçun basit halinde hapis cezası yerine doğrudan adli para cezasına hükmedebileceği gibi, hapis cezası verdikten sonra da bunu kısa süreli olması halinde adli para cezasına çevirebilir.
Ceza Hukuku davaları son derece dikkat ve özen isteyen davalardır. İlaveten ispat yükü, delillerin değerlendirilmesi ve zamanaşımı sürelerine riayet edilmesi mühimdir. Dolayısıyla sorumluluk sahibi, alanında uzman avukatlar ile çalışmak asiller için isabetli olacaktır.
KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU olarak Ceza Hukuku kapsamında yer alan her nevi davada hukuki hizmet vermekteyiz. Web adresimizde yer alan iletişim yolları ile ofisimize ulaşabilirsiniz.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur. Taraflardan birine baro tarafından avukat tayin edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu ihtimalin gerçekleşebilmesi için birtakım şartların sağlanması gerekir.
Ceza Hukuku davaları için böylesi bir genelleme yapılamaz. Zira her dava için kendine has bir süreç yürür. Örneğin tek sanıklı ve hafif suç kapsamındaki davalar kısa sürede netice verirken, çok sanıklı ve kapsamlı bir araştırma gerektiren davalar çok daha uzun sürebilmektedir.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur.
Hukuk her ne kadar toplumumuzda sözel bir alan olarak kabul edilse de esasen bir satranç oyunundan farksızdır. Her adımda hesap, matematik, tedbir, strateji ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle sıradan bir yurttaşın vekil ile temsil edilmeksizin süreci yürütmesi imkansıza yakındır.
+90 (543) 249 85 82
info@ercankoseoglu.av.tr
Pzt-Cmt 8.00-20.00
Aşağıda yer alan iletişim kanalları aracılığı ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
