
Bireylerin psikolojik bütünlüğü, huzur içinde yaşama hakkı ve evinde ya da iş yerinde rahatsız edilmeme özgürlüğü ceza hukukunun koruması altındadır. Bir kimsenin sırf huzurunu kaçırmak, onu psikolojik olarak yıpratmak amacıyla ısrarlı bir şekilde telefonla aranması, gürültü yapılması veya hukuka aykırı başka bir davranışla rahatsız edilmesi, Türk Ceza Kanunu kapsamında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu olarak düzenlenmiştir. İstanbul gibi metropollerde, özellikle komşuluk ilişkilerinde yaşanan bitmek bilmeyen gürültü tartışmaları, apartman içi husumetler ya da dijital platformlar üzerinden gerçekleştirilen anlamsız rahatsızlıklar bu suç tipinin temelini oluşturur. Anadolu Yakası genelinde, özellikle nüfus yoğunluğunun ve sosyal sirkülasyonun yüksek olduğu Kadıköy ve çevre ilçelerde işlenen huzur ve sükunu bozma suçlarının soruşturma ve dava süreçleri adli merci olarak doğrudan Kartal Adliyesi (İstanbul Anadolu Adliyesi) bünyesinde yürütülmektedir. Eylemin yasal unsurlarının doğru tespiti ve hak kaybı yaşanmaması adına uzman bir Kadıköy ceza avukatı ile süreci yürütmek büyük önem taşımaktadır.
1-) Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu Nedir? (TCK 123)
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu; sırf bir başkasını huzursuz etmek, ona rahatsızlık vermek amacıyla, bir kimseye ısrarlı bir şekilde telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması ile oluşan suç tipidir. Kanun koyucu bu madde ile bireylerin ruhsal dinginliğini ve özel yaşam alanlarındaki huzurunu korumayı amaçlamıştır.
2-) Suçun Şikayet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma Durumu
3-) Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunun Şartları
Bir eylemin bu suç kapsamında cezalandırılabilmesi için yargıtay kararları ışığında şu 3 temel şart aranır:
4-) Israrlı Takip Suçu (TCK 123/A) ile Farkı Nedir?
En çok karıştırılan iki suç tipi arasındaki farklar şunlardır:
5-) Gürültü Yaparak Huzur ve Sükunu Bozma
Apartman hayatının yoğun olduğu Kadıköy gibi bölgelerde üst kat komşusunun gece geç saatlerde sürekli ve kasıtlı olarak yüksek sesle müzik dinlemesi, eşya fırlatması veya tadilat yapması bu suçun en tipik örneğidir. Ancak buradaki gürültünün “sırf alt kat komşusunu rahatsız etmek” amacıyla yapıldığının ispatlanması gerekir. Çevresel gürültü ile bu suç tipi karıştırılmamalıdır; amaç husumet kaynaklı rahatsızlık vermektir.
6-) Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunun Cezası
TCK m. 123 uyarınca, suçun yasal unsurlarını gerçekleştiren fail hakkında mağdurun şikayeti üzerine 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilir. Suçun cezası alt sınır itibariyle az olduğundan, adli yargılamada görevli mahkeme Kartal Adliyesi Asliye Ceza Mahkemeleridir.
7-) Delillerin Toplanması ve İspat Süreci
Bu suç tipinde en büyük problem ispat noktasında yaşanmaktadır. Mağdurun soyut iddiası tek başına cezalandırma için yeterli değildir. İstanbul’daki ceza mahkemeleri şu somut delilleri arar:
8.-) Adli Para Cezasına Çevrilme, HAGB ve Erteleme
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun üst sınırı 1 yıl hapis cezası olduğu için, sanığın sabıkasız olması durumunda bu cezanın doğrudan Adli Para Cezasına çevrilmesi, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) veya ertelenmesi kararlarının verilmesi hukuken son derece yüksektir. Ancak şikayet sürecinin ve delillerin doğru sunulması, özellikle failin “sırf rahatsız etme kastının” açığa çıkarılması için deneyimli bir Kadıköy ceza avukatı ile çalışılması sürecin başarısını doğrudan etkiler.
Önemli Not: İstanbul Anadolu Yakası genelinde (Kadıköy, Ümraniye, Maltepe vb.) telefonla sürekli rahatsız edilme veya komşu gürültüsü sebebiyle yapılan suç duyuruları ve açılan ceza davalarında resmi yetkili merci Kartal Adliyesi adli makamlarıdır.

Evet. İçeriğinde hakaret veya tehdit olmasa bile, bir kimseyi istemediği halde sırf rahatsız etmek amacıyla sürekli ve ısrarla telefonla aramak TCK 123 kapsamında bu suçu oluşturur.
Gürültünün “sırf sizi rahatsız etmek” amacıyla ve ısrarlı bir şekilde yapılması gerekir. Aranızda bir husumet varsa ve bunu alışkanlık haline getirmişse ceza davası açılabilir. Ancak genel gürültü durumlarında öncelikle idari para cezası (Kabahatler Kanunu) uygulanır.
Evet. Bu suç şikayete tabi olduğu için faili ve eylemi öğrendiğiniz tarihten itibaren 6 ay içinde şikayette bulunmanız gerekir. Aksi halde şikayet hakkınız düşer.
Hayır. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu uzlaştırma kapsamında olduğundan dosya uzlaştırmacıya gider. Ancak uzlaşmak tamamen sizin rızanıza bağlıdır; uzlaşmazsanız dava Kartal Adliyesi’nde devam eder.
Hayır. Kanun açıkça eylemin “ısrarlı bir şekilde” yapılmasını aramaktadır. Tek bir arama veya mesaj huzur ve sükunu bozma suçunu oluşturmaz.
Savcılığa “Faili Meçhul” olarak suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Savcılık talimatıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan (BTK) arayan numaranın kime ait olduğu ve HTS dökümleri tespit edilir.
Eğer siz kendisini açıkça reddetmenize ve istemediğinizi belirtmenize rağmen, sırf sizi huzursuz etmek veya psikolojik baskı kurmak için bu eylemleri ısrarla sürdürüyorsa bu suç (huzursuzluğun boyutuna göre ısrarlı takip suçu) oluşabilir.
Suçun cezası 3 aydan 1 yıla kadar hapistir. Ancak ilk defa suç işleyen kişilerde bu ceza genellikle hakim tarafından adli para cezasına çevrilir veya HAGB kararı verilerek ertelenir.
Eğer eylem şahsınıza yönelik bir husumetle ve sırf sizi rahatsız etmek için yapılıyorsa Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne veya doğrudan Kartal Adliyesi Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunabilirsiniz. Genel çevre gürültüsü ise zabıta veya karakola ihbar edilebilir.
Bir kez mesaj atıp engellemek “ısrar” unsuru taşımadığı için bu suçu oluşturmaz. Ancak bu eylemi farklı numaralardan veya farklı günlerde sistematik olarak tekrarlıyorsa suç unsurları oluşur.
Ceza Hukuku davaları son derece dikkat ve özen isteyen davalardır. İlaveten ispat yükü, delillerin değerlendirilmesi ve zamanaşımı sürelerine riayet edilmesi mühimdir. Dolayısıyla sorumluluk sahibi, alanında uzman avukatlar ile çalışmak asiller için isabetli olacaktır.
KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU olarak Ceza Hukuku kapsamında yer alan her nevi davada hukuki hizmet vermekteyiz. Web adresimizde yer alan iletişim yolları ile ofisimize ulaşabilirsiniz.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur. Taraflardan birine baro tarafından avukat tayin edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu ihtimalin gerçekleşebilmesi için birtakım şartların sağlanması gerekir.
Ceza Hukuku davaları için böylesi bir genelleme yapılamaz. Zira her dava için kendine has bir süreç yürür. Örneğin tek sanıklı ve hafif suç kapsamındaki davalar kısa sürede netice verirken, çok sanıklı ve kapsamlı bir araştırma gerektiren davalar çok daha uzun sürebilmektedir.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur.
Hukuk her ne kadar toplumumuzda sözel bir alan olarak kabul edilse de esasen bir satranç oyunundan farksızdır. Her adımda hesap, matematik, tedbir, strateji ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle sıradan bir yurttaşın vekil ile temsil edilmeksizin süreci yürütmesi imkansıza yakındır.
+90 (543) 249 85 82
info@ercankoseoglu.av.tr
Pzt-Cmt 8.00-20.00
Aşağıda yer alan iletişim kanalları aracılığı ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
