
Veri tabanlarının, bulut teknolojilerinin ve dijital kayıt sistemlerinin hayatımızın merkezinde yer aldığı günümüzde, bir kişinin rızası dışında veri tabanlarına işlenmesi veya fişlenmesi anayasal bir hak ihlalidir. Bir kimsenin adı, soyadı, T.C. kimlik numarası, dini, siyasi düşüncesi, etnik kökeni, cinsel hayatı veya sağlık verileri gibi onu belirlenebilir kılan her türlü bilginin hukuka aykırı olarak bir yere not edilmesi, bilgisayara kaydedilmesi veya depolanması Türk Ceza Kanunu’nun 135. maddesinde Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu olarak düzenlenmiştir.
Ticari şirketlerin, çağrı merkezlerinin (call center), veri avcılarının ve dijital pazarlama faaliyetlerinin en yoğun olduğu İstanbul’da; izinsiz müşteri listeleri oluşturulması, personellerin yasal sınırları aşan şekilde izlenmesi veya kişilerin rızası dışında sistemsel olarak kaydedilmesi gibi vakalar adliyeleri sıkça meşgul etmektedir. İstanbul’un ticaret, finans ve sosyal yaşam merkezlerinden biri olan Kadıköy ilçe sınırlarında faaliyet gösteren şirketler, esnaflar veya bireyler arasında yaşanan izinsiz veri kaydetme iddialarına ilişkin tüm soruşturma ve kovuşturma süreçleri, yetki çevresi yönünden doğrudan Kartal Adliyesi (İstanbul Anadolu Adliyesi) Asliye Ceza Mahkemelerinde görülmektedir. Dijital veri kayıtlarının ve sistemsel logların teknik analizi uzmanlık gerektirdiğinden, sürecin deneyimli bir Kadıköy ceza avukatı ile yürütülmesi son derece önemlidir.
Türk Ceza Kanunu, kişisel verilerin korunmasını ceza hukuku güvencesine alırken verinin sadece yayılmasını veya ele geçirilmesini değil, hukuka aykırı olarak ilk defa bir sisteme veya ortama kaydedilmesini de bağımsız bir suç tipi olarak cezalandırmıştır. Bu suç, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) uyum süreçleriyle de doğrudan ilişkilidir ve hem bireyleri hem de şirket yöneticilerini yakından ilgilendirir.
1-) Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu Nedir? (TCK 135)
TCK m. 135/1 uyarınca; hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun oluşabilmesi için şu unsurların bir arada bulunması gerekir:
2-) Suçun Nitelikli Hali: Nitelikli (Hassas) Verilerin Kaydedilmesi (TCK 135/2)
Kanun koyucu, kişilerin ayrımcılığa maruz kalabileceği veya mağduriyet yaşayabileceği bazı özel nitelikli verilerin kaydedilmesini daha ağır yaptırıma bağlamıştır. Kişilerin;
3-) Suçun Şikayet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma Durumu
4-) Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçunun Cezası (TCK 135)
Kanun, kaydedilen verinin türüne ve failin konumuna göre cezaları kademelendirmiştir:
|
Eylemin Niteliği |
Ceza Miktarı |
Takip Şartı |
|
Suçun Temel Hali (TCK 135/1) |
1 yıldan 3 yıla kadar hapis |
Resen (Şikayet aranmaz) |
|
Nitelikli Verilerin Kaydedilmesi (TCK 135/2) |
1,5 yıldan 4,5 yıla kadar hapis |
Resen (Şikayet aranmaz) |
|
Görevin/Mesleğin Kötüye Kullanılması (TCK 137) |
Ceza yarı oranında artırılır |
Resen (Şikayet aranmaz) |
4.1-) Cezayı Artıran Diğer Nitelikli Haller (TCK 137)
Eğer bu suç; bir kamu görevlisi tarafından görevinin verdiği yetki kötüye kullanılarak (Örn: Bir memurun yetkisiz şekilde vatandaş fişlemesi yapması) veya belirli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak (Örn: Bir hastane çalışanının hastaların sağlık verilerini kendi şahsi bilgisayarına kaydetmesi) işlenirse ceza yarı oranında artırılır.
5-) TCK 135 (Kaydetme) ile TCK 136 (Ele Geçirme/Yayma) Arasındaki Fark
Uygulamada bu iki suç sıkça karıştırılır:
6-) Kadıköy Ceza Avukatının Teknik Savunmadaki Rolü
Kişisel veri davalarında suç kastının tespiti ve dijital delillerin analizi davanın omurgasını oluşturur. Şirketlerin KVKK politikalarının olup olmadığı, verilerin “anonim hale getirilip getirilmediği”, yedekleme sistemlerinin otomatik çalışıp çalışmadığı gibi hususlar ceza sorumluluğunu doğrudan etkiler.
Uzman bir Kadıköy ceza avukatı; suçlamaya konu olan veri kayıtlarının yasal bir veri işleme şartına (Örn: Sözleşmenin ifası, kanunun açık hükmü veya meşru menfaat) dayanıp dayanmadığını analiz eder. Dijital inceleme raporlarındaki usulsüzlükleri ortaya koyarak müvekkillerinin haksız cezalar almasını engeller; mağdur taraf için ise izinsiz izleme, fişleme ve kayıt faaliyetlerinde bulunan sorumluların cezalandırılmasını sağlar.

Hayır. Tarafların birbirleriyle doğrudan yaptıkları haberleşme içeriklerini, ani gelişen hukuka aykırı bir durumu (tehdit, hakaret vb.) yetkili makamlara sunmak amacıyla şahsi cihazlarında tutması TCK 135 anlamında hukuka aykırı bir veri kaydı olarak kabul edilmez. Ancak bu kayıtları amacından saptırıp arşivlemek veya ifşa etmek başka suçları doğurabilir.
Evet. Müşterilerin açık rızasını (yazılı veya dijital onayını) almadan, sadece ticari amaçla da olsa telefon numarası ve isim gibi kişisel verileri bir veri tabanına kaydetmek TCK 135/1 kapsamında suçtur. Hakkınızda 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle Kartal Adliyesi’nde dava açılabilir.
Bu eylem TCK 135/2 kapsamında özel nitelikli (hassas) kişisel verilerin kaydedilmesi suçunu oluşturur. Siyasi düşünce ve dini inanç gibi hassas verilerin hukuka aykırı kaydedilmesinin cezası daha ağır olup, fail hakkında 1,5 yıldan 4,5 yıla kadar hapis cezası uygulanır.
Evet. İşverenlerin yönetim hakkı bulunsa da işçilerin kişisel hayatını ve verilerini gizlice, açık rıza ve bilgilendirme olmaksızın sistematik olarak kaydetmesi TCK 135 uyarınca kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi suçunu oluşturur.
Hayır. TCK 135 maddesinde düzenlenen suç şikayete tabi değildir. Mağdur şikayetinden vazgeçse bile cumhuriyet savcılığı soruşturmaya devam eder ve dava açılırsa kamu davası olarak mahkemece karara bağlanır.
Tek başına bir isim-soyadın listelenmesi her zaman bu suçu oluşturmayabilir. Ancak o isim-soyadın yanına telefon, adres, meslek gibi o kişiyi toplumda net olarak ayırt edilebilir kılacak ek bilgiler eklenerek bir veri sistemi oluşturuluyorsa suç unsurları tamamlanmış olur.
Suçun temel halinin cezası 1 ila 3 yıl hapistir. Sanığın sabıkası yoksa, duruşmadaki iyi hali göz önünde bulundurularak ve ceza 2 yılın altında kaldığı takdirde HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) veya cezanın ertelenmesi kararı verilebilir. Bu durumda fail cezaevine girmez.
Sitelerin çerez politikaları vasıtasıyla veri işlemesi genellikle kullanıcının siteye girerken onayladığı “Çerez Aydınlatma Metni ve Açık Rıza” mekanizmalarına dayanır. Kullanıcıya net bir bilgilendirme yapılmış ve onay alınmışsa bu kayıt yasal kabul edilir; hukuka aykırılık unsuru oluşmaz.
Evet. Kişisel verilerinizin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi nedeniyle uğradığınız manevi zararlar için Asliye Hukuk Mahkemesinde manevi tazminat davası açabilirsiniz. Ayrıca durumu Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na (KVKK) ihbar ederek şirkete idari para cezası kesilmesini sağlayabilirsiniz.
Kişisel veri davalarında sınır çizgileri çok incedir. Kaydedilen verinin “hukuka uygunluk sebeplerine” dayanıp dayanmadığı, veri sorumlusunun aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği ve kast unsurunun varlığı teknik savunmalarla ortaya konmalıdır. Kadıköy ceza avukatı, şirketlerin veri akış haritalarını ve yasal mevzuatları mahkemeye doğru usulle sunarak adil yargılanma hakkını güvence altına alır.
Ceza Hukuku davaları son derece dikkat ve özen isteyen davalardır. İlaveten ispat yükü, delillerin değerlendirilmesi ve zamanaşımı sürelerine riayet edilmesi mühimdir. Dolayısıyla sorumluluk sahibi, alanında uzman avukatlar ile çalışmak asiller için isabetli olacaktır.
KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU olarak Ceza Hukuku kapsamında yer alan her nevi davada hukuki hizmet vermekteyiz. Web adresimizde yer alan iletişim yolları ile ofisimize ulaşabilirsiniz.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur. Taraflardan birine baro tarafından avukat tayin edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu ihtimalin gerçekleşebilmesi için birtakım şartların sağlanması gerekir.
Ceza Hukuku davaları için böylesi bir genelleme yapılamaz. Zira her dava için kendine has bir süreç yürür. Örneğin tek sanıklı ve hafif suç kapsamındaki davalar kısa sürede netice verirken, çok sanıklı ve kapsamlı bir araştırma gerektiren davalar çok daha uzun sürebilmektedir.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur.
Hukuk her ne kadar toplumumuzda sözel bir alan olarak kabul edilse de esasen bir satranç oyunundan farksızdır. Her adımda hesap, matematik, tedbir, strateji ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle sıradan bir yurttaşın vekil ile temsil edilmeksizin süreci yürütmesi imkansıza yakındır.
+90 (543) 249 85 82
info@ercankoseoglu.av.tr
Pzt-Cmt 8.00-20.00
Aşağıda yer alan iletişim kanalları aracılığı ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
