
Uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin üretimi, ithalatı, ihracatı, satışı, başkalarına verilmesi, sevk edilmesi veya ticari amaçla bulundurulması, kamu sağlığına ve toplumsal düzene karşı işlenen en ağır suç kategorilerinden biridir. Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesinde düzenlenen uyuşturucu imal ve ticareti suçu, bireysel kullanım sınırlarını aşan ve organize ya da bireysel olarak uyuşturucu ağının bir parçası olmayı cezalandıran çok ciddi yaptırımlara bağlanmıştır. İstanbul gibi kıtalararası geçiş yollarının merkezinde yer alan, nüfusu ve mali sirkülasyonu devasa boyutlardaki bir metropolde, narkotik şube ekiplerinin yürüttüğü fiziki/teknik takipler (telefon dinlemeleri) ve baskınlar neticesinde bu suç kapsamında çok sayıda operasyon yapılmaktadır. Anadolu Yakası’nda, özellikle sosyo-ekonomik hareketliliğin yoğun olduğu Kadıköy ve çevre ilçelerde uyuşturucu ticareti şüphesiyle gözaltına alınan şahısların operasyon, sorgu ve tüm ağır ceza yargılamaları doğrudan Kartal Adliyesi (İstanbul Anadolu Adliyesi) Ağır Ceza Mahkemeleri yetki alanında yürütülmektedir. Suçun niteliği gereği yüksek hapis ve adli para cezası riskinin bulunması, tutukluluk süreçlerinin yoğunluğu ve delillerin hukuki sıhhatinin denetlenmesi adına alanında deneyimli bir Kadıköy ceza avukatı ile çalışılması hayati ve geri dönüşü olmayan bir öneme sahiptir.
1-) Uyuşturucu İmal ve Ticareti Suçu Nedir? (TCK 188)
TCK m. 188 kapsamında düzenlenen bu suç tek bir eylemle sınırlı değildir; uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin imal edilmesi (üretilmesi), ithal edilmesi (yurt dışından getirilmesi), ihraç edilmesi (yurt dışına çıkarılması), satılması, satışa arz edilmesi, başkalarına verilmesi, sevk edilmesi, nakledilmesi, depolanması veya satın alınması eylemlerinin her biri uyuşturucu ticareti suçunu oluşturur. Suçun oluşması için failin mutlaka maddi bir kazanç elde etmiş olması şart değildir; uyuşturucuyu bir başkasına bedelsiz veya ikram olarak vermek de “ticaret/başkasına verme” kapsamında cezalandırılır.
2-) Suçun Şikayet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma Durumu
3-) İmal ve Ticaret Suçunda “Tutuklama” Tedbiri
Uyuşturucu ticareti suçu, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK 100) uyarınca “Katalog Suçlar” arasında yer alır. Bu şu anlama gelir: Kolluk tarafından uyuşturucu ticareti şüphesiyle (üzerinde yüksek miktarda uyuşturucu, hassas terazi veya paketleme malzemesiyle) yakalanan kişi, savcılık sorgusunun ardından neredeyse istisnasız bir şekilde tutuklama istemiyle Kartal Adliyesi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilir ve yargılama genellikle tutuklu olarak yürütülür.
4-) Teknik Takip (Telefon Dinleme) ve Fiziki Takip Delilleri
İstanbul genelinde uyuşturucu ticareti dosyalarının çok büyük bir kısmı, narkotik polisinin mahkeme kararıyla başlattığı iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması (X muhaberat / tape kayıtları) ile fiziki takip (adım adım izleme ve fotoğraflama) delillerine dayanır. Bu tapelerde geçen şifreli konuşmalar, uyuşturucu maddelerin teslimat anına ait görüntüler mahkemede en önemli delil vasfını taşır. Ancak bu dinlemelerin ve takipleri içeren kararların hukuka uygun alınıp alınmadığı, Kadıköy ceza avukatları tarafından dosya incelenirken ilk bakılması gereken hukuki detaydır.
5-) Suçun Nitelikli Halleri (Cezayı Artıran Durumlar)
Uyuşturucu imal ve ticareti suçunda cezanın fahiş oranlarda artmasına neden olan nitelikli hallerden bazıları şunlardır:
6-) Uyuşturucu İmal ve Ticareti Suçunun Cezası
6.1-) Temel Suçun Cezası
TCK m. 188/3 uyarınca; uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, 10 yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
6.2-) İmal, İthal veya İhraç Cezası
TCK m. 188/1 uyarınca; uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, 20 yıldan 30 yıla kadar hapis ve iki bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
Maddenin Türüne Göre Artırım: Eğer ticareti ya da imali yapılan madde eroin, kokain, morfin veya bonzai ise, yukarıda belirtilen cezalar yarı oranında artırılır. Yani eroin veya kokain satıcılığı iddiasıyla açılan bir davada taban ceza doğrudan 15 yıl hapisten başlar. Yargılama makamı Kartal Adliyesi Ağır Ceza Mahkemeleridir.
7-) Uyuşturucu Ticaretinde Etkin Pişmanlık (TCK 192)
Uyuşturucu ticareti ağının çökertilmesi amacıyla kanun koyucu fail için çok önemli bir çıkış kapısı bırakmıştır:
8.-) Ağır Ceza Yargılaması ve Kadıköy Ceza Avukatının Rolü
Uyuşturucu ticareti davaları, alt sınırlarının yüksekliği nedeniyle HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) veya cezanın ertelenmesi sınırlarının çok dışındadır. Bu dosyalarda yapılacak en ufak bir usul hatası veya yanlış ifade, kişinin on yıllarca cezaevinde kalmasına yol açabilir. Bu aşamada tecrübeli bir Kadıköy ceza avukatı; failin evinde veya üzerinde yapılan aramanın hukuka uygun olup olmadığını, ele geçen uyuşturucu miktarının gerçekten “ticaret” mi yoksa “kişisel kullanım” sınırında mı kaldığını, tapelerdeki konuşmaların uyuşturucuyla ilgisini detaylıca analiz ederek savunma stratejisi geliştirir.
Önemli Not: İstanbul Anadolu Yakası genelinde (Kadıköy, Maltepe, Ataşehir, Üsküdar, Pendik vb.) yürütülen tüm narkotik operasyonları, uyuşturucu ticareti soruşturmaları ve açılan Ağır Ceza davaları adli yetki alanı olarak münhasıran Kartal Adliyesi (İstanbul Anadolu Adliyesi) Ağır Ceza Mahkemelerinde görülmektedir.

Evet. TCK 188 suçu sadece uyuşturucu satmayı değil, “başkasına vermeyi” de cezalandırır. Maddi bir menfaat (para) elde etmeseniz dahi, bir başkasına uyuşturucu temin etmek veya ikram etmek hukuken uyuşturucu ticareti suçuyla aynı cezaya tabidir.
Hassas terazi, uyuşturucu ticaretinin en birincil ve güçlü karinesidir. Tek başına “kullanıcıyım” beyanı, evde hassas terazi, uyuşturucuların küçük paketler (fişekler) halinde bölünmüş olması veya uyuşturucu geliri olduğu düşünülen paraların bulunması halinde mahkeme tarafından kabul görmez ve ticaret suçundan ceza verilir.
Bu suç CMK 100 uyarınca katalog suçlardan olduğu için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller (yakalama tutanağı, ihbar, tape kayıtları) varsa, Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklama kararı verilmesi ihtimali son derece yüksektir.
Yargıtay kararlarına göre, şifreli veya açık telefon konuşmaları tek başına mahkumiyet için yeterli değildir; bu kayıtların fiziki takip, uyuşturucu maddenin ele geçirilmesi veya somut diğer yan delillerle desteklenmesi gerekir.
Evet. Suçun ortaklarını, uyuşturucuyu satın aldığınız bariz kişileri veya torbacıları net isim, yer ve somut bilgilerle adli makamlara bildirir ve yakalanmalarını sağlarsanız TCK 192 uyarınca etkin pişmanlık indiriminden faydalanabilir ve cezanızı ciddi oranda düşürebilirsiniz.
Evet, çok büyük fark vardır. Ticareti yapılan madde esrar veya uyuşturucu hap ise taban ceza 10 yıldır. Ancak madde kokain, eroin, morfin veya bonzai (sentetik kannabinoid) ise ceza yarı oranında artırılarak taban sınır doğrudan 15 yıl hapse yükselir.
Hayır. Bu suçun cezası 10 yıldan (nitelikli hallerde 15 veya 20 yıldan) başladığı için, yasal olarak hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi, ertelenmesi veya HAGB kapsamına alınması hukuken mümkün değildir.
Bu durumlarda kargo paketinin üzerindeki bilgiler, sipariş geçmişiniz, faille olan irtibatınız ve olay anındaki savunmanız incelenir. Adınıza gelen bir paketten haberiniz olmadığını, iradeniz dışında gönderildiğini kanıtlamak için profesyonel bir ceza avukatı yardımıyla savunma yapılması elzemdir.
Kartal Adliyesi’nde tutuklanan şahıslar, suçun niteliğine, doluluk oranına ve cezaevi idaresinin kararlarına göre genellikle Maltepe Cezaevi Kampüsü veya Silivri (Marmara) Cezaevi Kampüsü gibi yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarına sevk edilirler.
Hukukumuzda gizli soruşturmacı veya güven ilişkisi kuran kolluk görevlisi faili suça azmettiremez, kışkırtamaz. Eğer polis sizi uyuşturucu satmaya zorladıysa veya sizde bu kasıt yokken suç işlemenizi sağladıysa, bu durum adil yargılanma hakkı ihlali ve hukuka aykırı delil olarak savunmada ileri sürülebilir.
Ceza Hukuku davaları son derece dikkat ve özen isteyen davalardır. İlaveten ispat yükü, delillerin değerlendirilmesi ve zamanaşımı sürelerine riayet edilmesi mühimdir. Dolayısıyla sorumluluk sahibi, alanında uzman avukatlar ile çalışmak asiller için isabetli olacaktır.
KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU olarak Ceza Hukuku kapsamında yer alan her nevi davada hukuki hizmet vermekteyiz. Web adresimizde yer alan iletişim yolları ile ofisimize ulaşabilirsiniz.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur. Taraflardan birine baro tarafından avukat tayin edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu ihtimalin gerçekleşebilmesi için birtakım şartların sağlanması gerekir.
Ceza Hukuku davaları için böylesi bir genelleme yapılamaz. Zira her dava için kendine has bir süreç yürür. Örneğin tek sanıklı ve hafif suç kapsamındaki davalar kısa sürede netice verirken, çok sanıklı ve kapsamlı bir araştırma gerektiren davalar çok daha uzun sürebilmektedir.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur.
Hukuk her ne kadar toplumumuzda sözel bir alan olarak kabul edilse de esasen bir satranç oyunundan farksızdır. Her adımda hesap, matematik, tedbir, strateji ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle sıradan bir yurttaşın vekil ile temsil edilmeksizin süreci yürütmesi imkansıza yakındır.
+90 (543) 249 85 82
info@ercankoseoglu.av.tr
Pzt-Cmt 8.00-20.00
Aşağıda yer alan iletişim kanalları aracılığı ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
