
Hukuk devletinin bireye tanıdığı en temel haklardan biri, hiç şüphe yok ki yer değiştirme ve hareket etme özgürlüğüdür. Bir kimsenin hukuka aykırı olarak bir yere gitmesinin engellenmesi veya belirli bir yerde kalmaya zorlanması, Türk Ceza Kanunu kapsamında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu (halk arasında bilinen adıyla alıkoyma veya kaçırma) olarak düzenlenmiştir. İstanbul gibi sosyo-ekonomik hareketliliğin zirvede olduğu bir metropolde, bu suç tipi ticari alacak-verecek uyuşmazlıklarından aile içi çekişmelere, şantaj vakalarından asayiş olaylarına kadar çok geniş bir yelpazede karşımıza çıkmaktadır. Anadolu Yakası genelinde, özellikle Kadıköy ve çevresinde meydana gelen alıkoyma ve kaçırma iddialarının soruşturma ve dava süreçleri doğrudan Kartal Adliyesi (İstanbul Anadolu Adliyesi) bünyesinde yürütülmektedir. Öngörülen hapis cezalarının ağırlığı ve hukuki sürecin karmaşıklığı göz önüne alındığında, ilk andan itibaren deneyimli bir Kadıköy ceza avukatı ile çalışılması adil yargılanma hakkının tesisi açısından hayati önem taşır.
1-) Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Nedir? (TCK 109)
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, bir kimsenin hukuka aykırı olarak bir yere gitmesini engellemek veya bir yerde kalmaya zorlamak suretiyle hareket serbestisini kısıtlamaktır. Suçun oluşması için mağdurun bir odaya kilitlenmesi, zorla bir araca bindirilerek kaçırılması gerekebileceği gibi, kişinin bulunduğu yerden ayrılmasının tehdit veya hile ile engellenmesi de yeterlidir.
2-) Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunda Şikayet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma
3-) Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunun Şartları
Bir eylemin bu suç kapsamında cezalandırılabilmesi için şu üç temel şart aranır:
4-) Basit Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunun Unsurları (TCK 109/1)
Suçun; herhangi bir hile, cebir, tehdit veya nitelikli araç kullanılmaksızın, bir kimsenin özgürlüğünün kısıtlanmasıdır. Örneğin; bir tartışma sırasında ofisin veya evin kapısını kilitleyip anahtarı saklamak, mağdurun gitmesini fiziki güç kullanmadan ancak çıkışı kapatarak engellemek basit hürriyetten yoksun kılma eylemini oluşturur. Olay Kadıköy sınırlarında gerçekleştiğinde, dosya Kartal Adliyesi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bu madde üzerinden açılır.
5-) Nitelikli Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunun Unsurları (TCK 109/2-3)
Suçun, işleniş biçimi, kullanılan araçlar veya mağdurun/failin sıfatı nedeniyle daha ağır cezalar gerektiren halleridir.
5.1-) Cebir, Tehdit veya Hile ile İşlenmesi (TCK 109/2)
Kişinin fiziksel şiddet uygulanarak (cebir), korkutularak (tehdit) veya kandırılarak (hile) bir yere götürülmesi ya da alıkonulmasıdır.
5.2-) Silahla İşlenmesi
Alıkoyma eylemi esnasında mağdura tabanca, bıçak, sopa gibi yaralamaya ve korkutmaya elverişli bir aracın doğrultulması veya gösterilmesidir.
5.3-) Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte İşlenmesi
Suçun en az iki kişi tarafından iştirak halinde, müşterek fail olarak işlenmesidir. Bu durum mağdurun direncini kırmayı kolaylaştırdığı için kanun koyucu cezayı artırır.
5.4-) Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle İşlenmesi
Bir devlet memurunun, polisin, hakimin veya doktorun yürüttüğü kamu görevi yüzünden alıkonulması durumudur.
5.5-) Kamu Görevinin Sağladığı Nüfuz Kötüye Kullanılarak İşlenmesi
Failin, sahip olduğu resmi yetkiyi veya memuriyet sıfatını kötüye kullanarak bir sivili hukuka aykırı olarak alıkoymasıdır.
5.6-) Üstsoya, Altsoya veya Eşe / Boşandığı Eşe Karşı İşlenmesi
Suçun anne, baba, çocuk, eş veya eski eşe karşı işlenmesi halidir.
5.7-) Çocuğa Karşı ya da Kendini Savunamayacak Kişiye Karşı İşlenmesi
18 yaşından küçüklerin (çocukların), yaşlıların veya engellilerin kaçırılması/alıkonulması durumudur. Özellikle Kadıköy ceza dosyalarında çocukların rızası olsa dahi hukuki olarak bu rıza geçersiz sayıldığından eylem doğrudan bu nitelikli fıkradan cezalandırılır.
5.8-) Cinsel Amaçla İşlenmesi (TCK 109/5)
Suçun cinsel arzuları tatmin etmek amacıyla (Örn: Cinsel saldırıda bulunmak için bir kadını veya çocuğu kaçırmak/alıkoymak) işlenmesi durumudur. Bu halde ceza doğrudan yarı oranında artırılır.
6-) Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunun Cezası
6.1-) Basit Halin Cezası
TCK m. 109/1 uyarınca, bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmesini engellemek veya bir yerde kalmaya zorlamak suretiyle hürriyetinden yoksun kılan kişiye 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir.
6.2-) Nitelikli Halin Cezası
7-) Etkin Pişmanlık Ceza İndirimi (TCK 110)
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna özgü çok önemli bir etkin pişmanlık maddesi vardır. Suç tamamlandıktan sonra, ancak bu nedenle hakkında soruşturma başlamadan önce fail;
8.-) Cezanın Ertelenmesi ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)
Kadıköy kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu davalarında, suçun nitelikli halleri veya cinsel amaçla işlenmesi durumunda verilecek cezaların alt sınırları çok yüksek (genellikle 5-10 yıl arası) olduğundan HAGB veya erteleme kararı verilmesi yasal olarak imkansızdır. Sadece çok istisnai basit hallerde ve etkin pişmanlık indirimleri uygulandığında ceza 2 yılın altına düşerse bu hükümler tartışılabilir. Bu nedenle savunmanın profesyonel bir Kadıköy ceza avukatı tarafından, Kartal Adliyesi nezdinde çok sıkı argümanlarla kurgulanması gerekir.
Önemli Not: İstanbul Anadolu Yakası genelinde yaşanan tüm zorla alıkoyma, çocuk kaçırma, borç sebebiyle şahsı bir yere kapatma gibi ağır ceza dosyaları idari ve adli yetki olarak doğrudan Kartal Adliyesi yetki sınırları içinde karara bağlanır.

Evet. TCK 109 kapsamında bir kimsenin rızası dışında hareket serbestisini kısıtlamak, onu bir yere kilitlemek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturur.
Hayır. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu şikayete bağlı bir suç değildir. Mağdur şikayetini geri çekse dahi savcılık soruşturmaya, mahkeme de yargılamaya resen devam eder.
Hayır. Eylemin cebir (zorla) veya tehdit kullanılarak gerçekleştirilmesi suçu nitelikli hale getirir (TCK 109/2). Ayrıca mağdur eş veya eski eş ise ceza bir kat daha artırılır.
Evet. Hukuk düzeninde çocukların rızası hürriyetten yoksun kılma suçu açısından geçersiz kabul edilir. Velisinin veya vasisinin rızası dışında bir çocuğu alıkoymak doğrudan “Çocuğa karşı nitelikli hürriyetten yoksun kılma” suçunu oluşturur.
Hayır. Bu suç tipi koruduğu hukuki değerler ve ceza miktarları itibarıyla hiçbir şekilde uzlaştırma prosedürüne tabi değildir.
Ceza alır ancak TCK 110 maddesindeki “Etkin Pişmanlık” hükmünden yararlanır. Hakkında soruşturma başlamadan önce mağdura zarar vermeden serbest bırakan failin cezası üçte ikisine kadar indirilir.
Bu eylem hem “Tehdit/Yağma” boyutuna ulaşabilir hem de doğrudan “Cebir ve tehdit kullanarak nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçunu oluşturur. Cezai alt sınırı son derece yüksektir.
TCK 109/5 uyarınca, hürriyetten yoksun kılma eylemi cinsel amaçla işlendiği takdirde faile verilecek hapis cezası doğrudan yarı oranında artırılır. Fail ayrıca “Cinsel Saldırı / İstismar” suçundan da bağımsız olarak cezalandırılır.
Kadıköy sınırları içinde gerçekleşen tüm kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına ilişkin soruşturmalar ve ceza davaları Kartal Adliyesi (İstanbul Anadolu Adliyesi) bünyesindeki Ağır Ceza Mahkemelerinde görülmektedir.
Suçun nitelikli hallerinde ve cinsel amaçlı işlenmesi durumunda cezalar çok yüksek olduğundan para cezasına çevrilmesi mümkün değildir. Sadece suçun en basit halinde, ağır indirim nedenlerinin uygulanmasıyla netice ceza 1 yıl veya altında kalırsa adli para cezasına çevrilebilir.
Ceza Hukuku davaları son derece dikkat ve özen isteyen davalardır. İlaveten ispat yükü, delillerin değerlendirilmesi ve zamanaşımı sürelerine riayet edilmesi mühimdir. Dolayısıyla sorumluluk sahibi, alanında uzman avukatlar ile çalışmak asiller için isabetli olacaktır.
KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU olarak Ceza Hukuku kapsamında yer alan her nevi davada hukuki hizmet vermekteyiz. Web adresimizde yer alan iletişim yolları ile ofisimize ulaşabilirsiniz.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur. Taraflardan birine baro tarafından avukat tayin edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu ihtimalin gerçekleşebilmesi için birtakım şartların sağlanması gerekir.
Ceza Hukuku davaları için böylesi bir genelleme yapılamaz. Zira her dava için kendine has bir süreç yürür. Örneğin tek sanıklı ve hafif suç kapsamındaki davalar kısa sürede netice verirken, çok sanıklı ve kapsamlı bir araştırma gerektiren davalar çok daha uzun sürebilmektedir.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur.
Hukuk her ne kadar toplumumuzda sözel bir alan olarak kabul edilse de esasen bir satranç oyunundan farksızdır. Her adımda hesap, matematik, tedbir, strateji ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle sıradan bir yurttaşın vekil ile temsil edilmeksizin süreci yürütmesi imkansıza yakındır.
+90 (543) 249 85 82
info@ercankoseoglu.av.tr
Pzt-Cmt 8.00-20.00
Aşağıda yer alan iletişim kanalları aracılığı ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
