
Toplumsal yaşamın karmaşıklaşması, trafikteki araç sayısının artması ve sanayileşme, bireylerin günlük hayatta uyması gereken dikkat ve özen yükümlülüklerini artırmıştır. Failin bir kimsenin ölümünü hedeflemediği, ancak öngörülebilir bir neticeyi dikkat ve özen eksikliği nedeniyle öngöremeyerek veya “bir şey olmaz” düşüncesiyle hareket ederek bir insanın ölümüne sebebiyet vermesi, Türk Ceza Kanunu kapsamında taksirle öldürme suçu olarak düzenlenmiştir. Bu suç, kasten öldürmeden tamamen farklı olarak failin “kusurlu iradesine” dayanır ve adli tıp raporları, trafik kusur uzmanı bilirkişi incelemeleri ile kusur oranlarının milimetrik tespitini gerektirir.
İstanbul gibi mega bir metropolde, her gün milyonlarca aracın trafiğe çıkması, binlerce inşaat ve üretim faaliyetinin sürmesi, taksirle öldürme vakalarının (özellikle ölümlü trafik kazaları ve iş kazaları) adli takvimde çok yoğun yer tutmasına neden olmaktadır. Anadolu Yakası’nın gerek sosyo-ekonomik hareketliliği gerekse kentsel dönüşüm ve inşaat yoğunluğu ile bilinen ilçesi Kadıköy’de yaşanan ölümlü iş kazaları, hatalı tıbbi müdahaleler veya Bağdat Caddesi ile E-5 aksında meydana gelen trafik kazaları, savcılıklarca titizlikle soruşturulur. Kadıköy ilçe sınırlarındaki taksirle öldürme iddialarına ilişkin davalar, yetki çevresi ve suçun niteliği bakımından doğrudan Kartal Adliyesi (İstanbul Anadolu Adliyesi) Asliye Ceza Mahkemelerinde (birden fazla ölüm veya yaralanma varsa Ağır Ceza Mahkemelerinde) görülmektedir. Kusur durumunun (Asli/Tali kusur) analizi, ATK Trafik İhtisas Dairesi raporlarına itirazlar ve bilinçli taksir ayrımının doğru yapılması için uzman bir Kadıköy ceza avukatı ile çalışılması hayati öneme sahiptir.
1-) Taksirle Öldürme Suçu Nedir? (TCK 85)
TCK m. 85 uyarınca; taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi cezalandırılır. Taksirin kelime anlamı “kusur, kusurlu davranma” olup, suçun oluşabilmesi için şu unsurların bir arada bulunması şarttır:
2-) Basit Taksir ve Bilinçli Taksir Ayrımı (Çok Kritik Eşik)
Mahkemelerin ceza miktarını belirlerken baktığı en önemli parametre taksirin türüdür:
Örnek: Alkollü araç kullanmak, kırmızı ışıkta geçmek, aşırı hız yapmak veya sollamanın yasak olduğu yerde hatalı sollama yapmak tipik bilinçli taksir örnekleridir. Fail “Kaza yapabilirim, biri ölebilir” riskini öngörür ama “Ben usta şoförüm, bir şey olmaz” diyerek gaza basar.
3-) Suçun Şikayet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma Durumu
4-) Taksirle Öldürme Suçunun Cezası (TCK 85)
Ceza miktarı, ölümün tek bir kişiyi mi yoksa birden fazla kişiyi mi etkilediğine göre değişir ve mahkeme görevini belirler:
4.1-) Tek Kişinin Ölümü (TCK 85/1) – Asliye Ceza Mahkemesi
4.2-) Birden Fazla Ölüm veya Ölümle Birlikte Yaralanma (TCK 85/2) – Ağır Ceza Mahkemesi
5-) Ceza Hukukunda Kusur Oranlarının Önemi ve Bilirkişi Raporları
Taksirli suçlarda fail “kusuru oranında” ceza alır. Eski ceza kanunundaki 8’de 8 kusur sistemi kalkmış olsa da günümüzde mahkemeler Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesinden veya iş güvenliği uzmanlarından rapor alır.
6-) Ceza Avukatının Sürece Etkisi, Erteleme ve HAGB ihtimali
Taksirle öldürme suçlarında alınacak cezanın Adli Para Cezasına Çevrilmesi, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) veya Ertelenmesi hukuken mümkündür. Ancak bunun için cezanın bilinçli taksir olmaması veya bilinçli taksir olsa bile netice cezanın 2 yıl ve altında kalması gerekir.
Uzman bir Kadıköy ceza avukatı; kaza tespit tutanaklarındaki maddi hataları ortaya koyar, fren izi (skid mark) analizlerini inceletir, kusur raporlarındaki adaletsizliklere bilimsel mütalaalarla (CMK 178-179) itiraz eder. Olayın “bilinçli taksir” değil “basit taksir” olduğunu veya mağdurun da kazada ağır kusurlu olduğunu ispatlayarak, müvekkilinin hapis cezası almasının önüne geçip cezanın adli para cezasına çevrilmesini ya da ertelenmesini sağlama noktasında kritik bir rol oynar.

Burada kusur analizi hayati önem taşır. Eğer siz hız sınırındaysanız, yolunuza dikkat ediyorsanız ve yayanın üst geçit varken aniden yola atlamasında sizin önleyebileceğiniz hiçbir şey yoksa, bilirkişi raporda yayaya %100 (asli ve tam kusur) verebilir. Sizin kusursuz olduğunuz (“kusursuzluk”) tespit edilirse beraat edersiniz, hapis cezası almazsınız.
Sırf alkollü olmak sizi otomatik olarak kazanın tek sorumlusu yapmaz. Ancak alkollü araç kullanmak yasal yükümlülüklere aykırı olduğundan, kazada az da olsa bir kusurunuz (Örn: Alkolün etkisiyle reaksiyon sürenizin uzaması vb.) tespit edilirse, eyleminiz doğrudan Bilinçli Taksir sayılır ve cezanız artırılır.
Sadece bareti teslim etmek sorumluluğu kaldırmaz. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatına göre üstlerinizin ve sizin “denetim gözetim yükümlülüğünüz” vardır. İşçinin bareti takıp takmadığını kontrol etmediyseniz veya baretsiz çalışmasına göz yumduysanız, iş kazası sonucu taksirle öldürmeden asli veya tali kusurlu olarak yargılanabilirsiniz.
Her ölüm malpraktis (hekim hatası) değildir. Eğer hekim tıp biliminin gerektirdiği tüm dikkat ve özen yükümlülüklerini yerine getirmiş, komplikasyon yönetimini doğru yapmışsa ama hasta yine de kaybedilmişse ceza sorumluluğu doğmaz. Ancak tıbbi bir ihmal, yanlış doz veya bariz bir cerrahi hata varsa TCK 85 kapsamında soruşturma açılır.
Evet. TCK m. 50/4 uyarınca taksirli suçlardan dolayı hükmedilen hapis cezası, miktarı ne olursa olsun (uzun süreli olsa dahi) adli para cezasına çevrilebilir. Ancak eylem bilinçli taksirle işlenmişse, hapis cezasının para cezasına çevrilebilmesi için cezanın en fazla 2 yıl veya daha az süreli olması şarttır.
Hayır, kamu davası düşmez. Ancak mağdur ailesinin maddi ve manevi zararlarının sigorta veya şahsi bütçeniz kanalıyla tamamen karşılanması, duruşmadaki pişmanlığınızın somut göstergesi kabul edilir. Bu durum Kartal Adliyesi‘ndeki hakimin cezada alt sınırdan hüküm kurmasında ve cezayı ertelemesinde çok güçlü bir etkendir.
Evet. TCK m. 53/6 uyarınca, taksirle işlenen suçtan dolayı mahkumiyet halinde, mahkeme kararıyla failin sürücü belgesinin 3 aydan 3 yıla kadar geri alınmasına karar verilebilir. Bu bir güvenlik tedbiridir.
Evet, tek bir fiille hem ölüme hem yaralanmaya sebebiyet verildiği için TCK m. 85/2 uyarınca “Birden Fazla Kişinin Ölümüne veya Yaralanmasına Neden Olma” suçu oluşur. Bu dava Asliye Ceza’da değil, doğrudan Ağır Ceza Mahkemesinde görülür ve tavan cezası 15 yıl hapistir.
Kasten öldürme gibi katalog suçlardan olmasa da ölümlü trafik veya iş kazalarında (özellikle bilinçli taksir şüphesi varsa, fail alkollüyse veya birden fazla ölüm mevcutsa) delillerin tam toplanabilmesi ve kaçma şüphesinin önüne geçilmesi amacıyla soruşturma aşamasında tutuklama kararı verilebilir. Genellikle ilk kusur raporundan sonra durum netleşir.
Taksirli davalar tamamen “rakamlar, teknik kurallar ve raporlar” savaşıdır. Uzman bir avukat, kolluğun tuttuğu kaza tespit tutanağına bağımlı kalmaz; olay yerinde keşif yapılmasını ister, hava ve yol durumunun fren mesafesine etkisini uzman mütalaalarıyla kanıtlar. Bilinçli taksir tuzağından müvekkilini koruyarak davanın en az zararla veya beraatle sonuçlanması için hukuki mimariyi kurar.
Ceza Hukuku davaları son derece dikkat ve özen isteyen davalardır. İlaveten ispat yükü, delillerin değerlendirilmesi ve zamanaşımı sürelerine riayet edilmesi mühimdir. Dolayısıyla sorumluluk sahibi, alanında uzman avukatlar ile çalışmak asiller için isabetli olacaktır.
KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU olarak Ceza Hukuku kapsamında yer alan her nevi davada hukuki hizmet vermekteyiz. Web adresimizde yer alan iletişim yolları ile ofisimize ulaşabilirsiniz.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur. Taraflardan birine baro tarafından avukat tayin edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu ihtimalin gerçekleşebilmesi için birtakım şartların sağlanması gerekir.
Ceza Hukuku davaları için böylesi bir genelleme yapılamaz. Zira her dava için kendine has bir süreç yürür. Örneğin tek sanıklı ve hafif suç kapsamındaki davalar kısa sürede netice verirken, çok sanıklı ve kapsamlı bir araştırma gerektiren davalar çok daha uzun sürebilmektedir.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur.
Hukuk her ne kadar toplumumuzda sözel bir alan olarak kabul edilse de esasen bir satranç oyunundan farksızdır. Her adımda hesap, matematik, tedbir, strateji ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle sıradan bir yurttaşın vekil ile temsil edilmeksizin süreci yürütmesi imkansıza yakındır.
+90 (543) 249 85 82
info@ercankoseoglu.av.tr
Pzt-Cmt 8.00-20.00
Aşağıda yer alan iletişim kanalları aracılığı ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
