
Toplumsal yaşamın huzur, güven ve barış içinde sürdürülebilmesi; kişilerin can, mal ve çevre güvenliğinin hukuki koruma altında olmasına bağlıdır. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) İkinci Kitap, Üçüncü Kısım, Birinci Bölümü’nde düzenlenen genel tehlike yaratan suçlar, belirli bir kişiyi hedef almasa dahi, toplumun genelini ve kamu güvenliğini tehlikeye düşüren hukuka aykırı eylemleri yaptırıma bağlar. Günlük hayatta sıklıkla karşılaşılan alkollü araç kullanımı, silahla havaya ateş açılması, kundaklama veya iş güvenliği ihlalleri gibi durumlarda, Kadıköy genel tehlike yaratan suçlar avukatı olarak müvekkillerimize soruşturma ve kovuşturma aşamalarında profesyonel hukuki destek sunmaktayız.
Bu suç grubunda, eylemin mutlaka bir zarara yol açmış olması gerekmez; kamu güvenliğinin somut veya soyut olarak tehlikeye düşürülmüş olması suçun oluşması için yeterlidir. Bu nedenle, teknik ve usuli savunmaların doğru yapılması hak kayıplarını önlemek adına hayati önem taşır.
Türk Ceza Kanunu’nda Düzenlenen Genel Tehlike Yaratan Suçlar
TCK’nın 170 ile 180. maddeleri arasında kamu güvenliğini tehdit eden suçlar ve cezaları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Kadıköy genel tehlike yaratan suçlar avukatı kadromuzun Asliye Ceza Mahkemelerinde sıklıkla takibini yürüttüğü temel suç tipleri şunlardır:
Alkollü Araç Kullanımı (Promil Sınırı) ve Silahla Ateş Etme Davaları
Uygulamada adliyeleri en çok meşgul eden iki suç tipi TCK 179/3 (Alkollü araç kullanma) ve TCK 170 (Silahla havaya ateş açma) maddeleridir.
Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre, yapılan ölçümde 1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında herhangi bir kazaya karışmasalar dahi doğrudan ceza davası açılmaktadır. Silahla havaya ateş açma olaylarında ise eylemin “korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda” olup olmadığı, suçun unsurları açısından tartışılır. Kadıköy genel tehlike yaratan suçlar avukatı ekibimiz, cihaz ölçüm hatalarını, kolluk tutanaklarını ve somut olayın özelliklerini inceleyerek müvekkillerine en doğru savunma zeminini hazırlar.
Şikayet Süresi, Zamanaşımı ve Uzlaşma Durumu
Genel tehlike yaratan suçlar, doğrudan kamu düzenini ve toplumsal güvenliği tehdit ettiği için şikayete tabi değildir. Olayın mağduru olmasa ya da mağdur olan kişiler şikayetçi olmadığını beyan etse dahi savcılık soruşturmayı resen (doğrudan) yürütür. Şikayetten vazgeçme davayı düşürmez. Bu suç tipleri için kanunda 8 yıllık genel dava zamanaşımı süresi öngörülmüştür.
Ayrıca kamu güvenliğine karşı işlenen bu suçlar, suçun doğası gereği korunan hukuki değer toplumun tamamı olduğu için uzlaştırma kapsamında yer almaz.
Neden Bir Ceza Avukatıyla Çalışmalısınız?
Bu gruptaki suçlar ilk bakışta basit görünse de, hapis cezası yaptırımlarının yanı sıra ehliyete el konulması, silah ruhsatının iptal edilmesi, memuriyete engel adli sicil (sabıka) kayıtları gibi çok ciddi yan sonuçlar doğurur. Özellikle ilk defa hakim karşısına çıkacak kişilerin duruşmada kendilerini doğru ifade etmesi, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) veya cezanın ertelenmesi gibi lehe olan yasal hükümlerden yararlanabilmesi için ceza muhakemesi usulünü iyi bilmesi gerekir.
İstanbul Anadolu Adliyesi ve Kadıköy bölgesindeki tüm ceza yargılamalarınızda hak kaybına uğramamak ve hukuki durumunuzu güvenceye almak için alanında tecrübeli bir Kadıköy genel tehlike yaratan suçlar avukatı ile çalışmanız önemle tavsiye edilir.

Ceza Hukuku davaları son derece dikkat ve özen isteyen davalardır. İlaveten ispat yükü, delillerin değerlendirilmesi ve zamanaşımı sürelerine riayet edilmesi mühimdir. Dolayısıyla sorumluluk sahibi, alanında uzman avukatlar ile çalışmak asiller için isabetli olacaktır.
KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU olarak Ceza Hukuku kapsamında yer alan her nevi davada hukuki hizmet vermekteyiz. Web adresimizde yer alan iletişim yolları ile ofisimize ulaşabilirsiniz.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur. Taraflardan birine baro tarafından avukat tayin edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu ihtimalin gerçekleşebilmesi için birtakım şartların sağlanması gerekir.
Ceza Hukuku davaları için böylesi bir genelleme yapılamaz. Zira her dava için kendine has bir süreç yürür. Örneğin tek sanıklı ve hafif suç kapsamındaki davalar kısa sürede netice verirken, çok sanıklı ve kapsamlı bir araştırma gerektiren davalar çok daha uzun sürebilmektedir.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur.
Hukuk her ne kadar toplumumuzda sözel bir alan olarak kabul edilse de esasen bir satranç oyunundan farksızdır. Her adımda hesap, matematik, tedbir, strateji ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle sıradan bir yurttaşın vekil ile temsil edilmeksizin süreci yürütmesi imkansıza yakındır.
hakkında detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.
hakkında detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.
+90 (543) 249 85 82
info@ercankoseoglu.av.tr
Pzt-Cmt 8.00-20.00
Aşağıda yer alan iletişim kanalları aracılığı ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
