
Yargı organları tarafından haklarında tutuklama kararı verilen şüphelilerin veya mahkumiyet hükmü kesinleşen hükümlülerin infaz süreçlerinin emniyetli bir şekilde tamamlanması adalet düzeninin temelidir. Yetkili makamların gözetimi veya ceza infaz kurumları altındayken kaçma eyleminin gerçekleştirilmesi, Türk Ceza Kanunu kapsamında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu (kamuoyunda bilinen adıyla firar suçu) olarak müstakil bir suç tipi olarak cezalandırılmıştır.
İstanbul gibi cezai işlemlerin ve cezaevi nüfusunun yoğun olduğu bir metropolde; cezaevinden, adliye sevkleri esnasında kolluk gözetiminden, hastane sevklerinden veya açık cezaevi izinlerinden geri dönmeme şeklinde bu suç tipine sıklıkla rastlanmaktadır. Anadolu Yakası genelinde, özellikle soruşturma veya duruşma işlemleri için Kartal Adliyesi (İstanbul Anadolu Adliyesi) binalarına getirilen ya da bölgedeki kolluk birimlerince (örneğin Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü nezarethanelerinden) sevk edilen kişilerin firar eylemlerine ilişkin açılan davalar doğrudan Kartal Adliyesi Asliye Ceza Mahkemelerinde görülmektedir. Kaçma eyleminin cebir veya tehdit içerip içermediği, infaz hukukunun teknik detayları ve ceza indirimi nedenlerinin tespiti açısından tecrübeli bir Kadıköy ceza avukatı ile çalışılması sürecin doğru yönetilmesi adına hayati öneme sahiptir.
1-) Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması Suçu Nedir? (TCK 292)
TCK m. 292 uyarınca; gözaltına alınan, tutuklanan veya hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunan bir kişinin, yetkililerin yasal gözetiminden kaçması firar suçunu oluşturur. Suçun oluşması için kişinin kapalı bir cezaevinden duvarları aşarak kaçması şart değildir. Şu durumlar da bu suç kapsamındadır:
2-) Açık Cezaevi İzinlerinden Dönmemek Firar Sayılır mı?
Uygulamada en çok karıştırılan konulardan biri budur. İnfaz Kanunu uyarınca, açık cezaevinde bulunan hükümlülere verilen kanuni izin süreleri (Örn: Özel izin, iş arama izni vb.) bittiği halde, haklı bir mazereti olmaksızın yasal süresi içinde cezaevine dönmeyen kişiler doğrudan firar etmiş sayılır ve haklarında TCK 292 uyarınca ceza davası açılır.
3-) Suçun Şikayet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma Durumu
4-) Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması Suçunun Cezası
4.1-) Temel Suçun Cezası (TCK 292/1)
Tutuklu veya hükümlünün ceza infaz kurumundan veya gözetim altından kaçması halinde, kişiye 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilir. (Bu ceza, kişinin halihazırda çekmekte olduğu eski cezasına eklenir).
4.2-) Suçun Nitelikli Halleri (Cezayı Artıran Durumlar)
5-) Kaçmaya Yardım Etme Suçu (TCK 294)
Tutuklu veya hükümlünün kaçmasına dışarıdan yardım eden, ona silah temin eden, saklanacak yer sağlayan veya kolluğu yanıltan üçüncü kişiler de cezasız kalmaz. TCK m. 294 uyarınca firara zemin hazırlayan veya yardım eden kişiler hakkında da eylemlerinin niteliğine göre 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılır.
6-) Asliye Ceza Mahkemesi Süreci ve Kadıköy Ceza Avukatının Rolü
Firar suçunun yargılaması Asliye Ceza Mahkemelerinde yürütülür. Savunma stratejisinde genellikle; kişinin açık cezaevinden izinli çıkıp geri dönememesinin arkasındaki mücbir sebepler (Örn: Ağır hastalık, kaza, doğal afet, hastanede bilinçsiz yatma vb.) veya kolluk gözetiminin hukuki sınırlar dışında olup olmadığı (yasallık unsuru) ileri sürülür. Deneyimli bir Kadıköy ceza avukatı, müvekkilinin cezaevine dönmeme iradesinin arkasındaki hukuki ve fiili imkansızlıkları (sağlık raporları, kaza tutanakları vb.) mahkemeye sunarak ceza verilmesinin önüne geçebilir veya ek cezanın en alt sınırdan verilmesini sağlayabilir.
Önemli Not: Kadıköy, Üsküdar, Maltepe gibi İstanbul Anadolu Yakası ilçelerindeki adli sevkler, nezarethaneler veya bölgeye yakın ceza infaz kurumlarındaki firar vakalarına ilişkin tüm soruşturma ve asliye ceza davaları yetki çevresi yönünden münhasıran Kartal Adliyesi bünyesinde çözüme kavuşturulur.

İnfaz mevzuatına göre kuruma dönmek için makul ve kabul edilebilir gecikmeler (ulaşım aksamaları vb.) idari disiplin cezası ile geçiştirilebilir. Ancak kasıtlı bir gecikme varsa ve süre uzadıysa kamu davası açılabilir. Durumu belgelerle kanıtlamak (Örn: İptal olan sefer belgesi) ceza davası açılmasını veya ceza almayı engeller.
Evet. TCK m. 293 uyarınca; kaçan tutuklu veya hükümlü, kaçtığı günden itibaren etkin pişmanlık göstererek kendiliğinden gelip teslim olursa, firar suçundan verilecek ceza kaçtığı süreye göre altıda birden beşte bire kadar indirilebilir.
Evet. Kanun maddesi sadece hükümlü ve tutukluları değil, “gözaltına alınan” kişileri de kapsar. Kolluğun yasal gözetimi altındayken kaçtığınız için henüz mahkemeye çıkmamış olsanız dahi TCK 292 uyarınca firar suçunu işlemiş olursunuz.
Kural olarak firar suçu adalet önünden kaçma iradesini gösterdiğinden ve kişi halihazırda bir cezai süreç içinde olduğundan, hakimler bu suçtan verilen cezayı kolay kolay ertelemez veya paraya çevirmez. Ancak çok istisnai durumlarda, alt sınırdan ceza verilip HAGB şartları oluşmuşsa uygulanabilir.
TCK m. 294/7 uyarınca, kaçan kişiye yardım eden kişi eşim, altsoyum, üstsoyum veya kardeşim ise, “Suçluyu Kayırma / Kaçmaya Yardım Etme” suçundan dolayı akrabalık bağı nedeniyle ceza verilmeyebilir. Ancak bu takdir hakkı mahkeme hakimine aittir.
Firar eden bir hükümlü yakalandığında doğrudan Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna iade edilir. İnfaz mevzuatına göre firar eylemi nedeniyle disiplin cezası alan ve kapalıya iade edilen hükümlülerin, belirli bir süre boyunca (suçun niteliğine göre değişen sürelerde) yeniden açık cezaevine ayrılma hakları yanar.
Kolluk görevlisine fiziken saldırmak “cebir” unsurunu oluşturur. Bu durumda ceza doğrudan TCK 292/2 uyarınca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis istemiyle açılır. Ayrıca görevli memura şiddet uygulandığı için “Görevi Yaptırmamak İçin Direnme (TCK 265)” ve “Kasten Yaralama” suçlarından da ek cezalar gündeme gelir.
Hayır. TCK 292 maddesinde düzenlenen hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu, adalet mekanizmasına karşı işlenen suçlar kategorisinde olup Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki seri muhakeme usulüne tabi suçlar arasında yer almaz. Genel hükümlere göre yargılama yapılır.
Bu durumda öncelikle kişinin güvenli bir şekilde, cebir ve şiddete başvurmadan Kartal Adliyesi savcılığına veya en yakın kolluk birimine kendiliğinden teslim olmasını organize ederiz. Teslim sürecini tutanağa bağlatarak TCK 293’teki etkin pişmanlık indiriminden maksimum düzeyde faydalanmasını sağlarız.
Hayır. Denetimli serbestlik kurallarına uymamak, seminerlere gitmemek veya karakola imza vermemek doğrudan TCK 292 anlamında firar suçunu oluşturmaz. Ancak bu ihlal, denetimli serbestlik kararının yakılmasına ve kişinin kalan cezasını çekmek üzere yeniden kapalı cezaevine gönderilmesine (infazın aynen yerine getirilmesine) sebep olur.
Ceza Hukuku davaları son derece dikkat ve özen isteyen davalardır. İlaveten ispat yükü, delillerin değerlendirilmesi ve zamanaşımı sürelerine riayet edilmesi mühimdir. Dolayısıyla sorumluluk sahibi, alanında uzman avukatlar ile çalışmak asiller için isabetli olacaktır.
KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU olarak Ceza Hukuku kapsamında yer alan her nevi davada hukuki hizmet vermekteyiz. Web adresimizde yer alan iletişim yolları ile ofisimize ulaşabilirsiniz.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur. Taraflardan birine baro tarafından avukat tayin edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu ihtimalin gerçekleşebilmesi için birtakım şartların sağlanması gerekir.
Ceza Hukuku davaları için böylesi bir genelleme yapılamaz. Zira her dava için kendine has bir süreç yürür. Örneğin tek sanıklı ve hafif suç kapsamındaki davalar kısa sürede netice verirken, çok sanıklı ve kapsamlı bir araştırma gerektiren davalar çok daha uzun sürebilmektedir.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur.
Hukuk her ne kadar toplumumuzda sözel bir alan olarak kabul edilse de esasen bir satranç oyunundan farksızdır. Her adımda hesap, matematik, tedbir, strateji ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle sıradan bir yurttaşın vekil ile temsil edilmeksizin süreci yürütmesi imkansıza yakındır.
+90 (543) 249 85 82
info@ercankoseoglu.av.tr
Pzt-Cmt 8.00-20.00
Aşağıda yer alan iletişim kanalları aracılığı ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
