
Cumhurbaşkanına hakaret suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesinde düzenlenmiş olup, devletin başı olan Cumhurbaşkanının onur, şeref ve saygınlığının korunmasını hedefleyen, uygulamada ifade özgürlüğü ile sınırları oldukça sık tartışılan bir suç tipidir.
İstanbul’un yoğun siyasi gündemi, dijital etkileşim hızı ve ifade özgürlüğü tartışmalarının merkezi olması sebebiyle, Kadıköy ve çevresinden yapılan sosyal medya paylaşımları, siyasi eleştiriler veya halka açık ortamlardaki beyanlar nedeniyle bu madde kapsamında çok sayıda soruşturma ve dava açılmaktadır. Bu tür davalarda yargılama yetkisi, suçun işlendiği yerin idari sınırlarına göre değişmekle birlikte, İstanbul Anadolu Yakası’ndaki vakalar doğrudan Kartal Adliyesi (İstanbul Anadolu Adliyesi) Asliye Ceza Mahkemelerinde görülmektedir. Siyasi bir eleştiri ile hakaretin sınırının tespiti konusunda deneyimli bir Kadıköy ceza avukatı desteği almak, ifade özgürlüğünün güvencesi açısından kritiktir.
TCK 299. maddesi, Cumhurbaşkanına yönelik “saldırı niteliğindeki” ifadeleri koruma altına almıştır. Ancak hukuk dünyasında “eleştiri hakkı” ile “hakaret” arasındaki çizgi, Anayasa Mahkemesi ve AİHM içtihatlarıyla sürekli yeniden tanımlanmaktadır.
1-) Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu Nedir? (TCK 299)
TCK m. 299 uyarınca, Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi cezalandırılır.
2-) Eleştiri vs. Hakaret Ayrımı
Yargıtay ve AİHM kararlarına göre, Cumhurbaşkanına yönelik siyasi bir eleştiri, sert bir değerlendirme veya hükümet politikalarına yönelik tepkiler hakaret değildir. Hakaret suçunun oluşması için; ifadenin eleştiri amacını aşması, şahsi saldırıya dönüşmesi ve aşağılayıcı bir dil kullanılması gerekir.
3-) Şikayet ve İzin Şartı (Adalet Bakanlığı İzni)
4-) Cumhurbaşkanına Hakaret Suçunun Cezası (TCK 299)
|
Eylemin Niteliği |
Ceza Miktarı |
|
Cumhurbaşkanına Hakaret (Temel Hal) |
1 yıldan 4 yıla kadar hapis |
|
Hakaretin Basın/Yayın Yoluyla İşlenmesi |
Ceza 1/6 oranında artırılır |
5-) Kadıköy Ceza Avukatının Teknik Savunmadaki Rolü
Bu davalarda avukatın temel görevi, “ifade özgürlüğü” çerçevesinde değerlendirilebilecek bir paylaşımı hakaret olarak yargılanmaktan kurtarmaktır. Uzman bir Kadıköy ceza avukatı;

Siyasi eleştiri ile hakaret arasındaki farkı mahkeme, sözün bağlamına ve kullanılan dile bakar. Her eleştiri hakaret değildir.
Cumhurbaşkanına hakaret suçu özel bir suç olduğu için, dava açılmadan önce Adalet Bakanlığı’nın “dava açılmasına izin veriyorum” şeklinde resmi bir onay vermesi gerekir.
Eğer ifadeniz “siyasi eleştiri” veya “hükümet politikalarına yönelik ağır eleştiri” kapsamında kalıyorsa beraat etme olasılığınız yüksektir.
Cumhurbaşkanına hakaret suçunda tutuklama oldukça nadir bir tedbirdir, genellikle adli kontrol kararları verilir.
Evet, ceza miktarına göre şartlar oluşursa HAGB veya erteleme uygulanabilir.
Ceza 1/6 oranında artırılır. Sosyal medya paylaşımları da güncel uygulamada bu kapsamda değerlendirilmektedir.
O durumda TCK 299 değil, TCK 340 (Yabancı Devlet Başkanına Hakaret) devreye girer.
Hayır, bu suç uzlaştırma kapsamında değildir.
Evet, AİHM ve Anayasa Mahkemesi’nin “ifade özgürlüğü” kararları bu davaların en temel savunma kaynağıdır.
Paylaşımınızın siyasi eleştiri sınırları içerisinde kaldığını ve “şahsi saldırı” kastı gütmediğini, hukuki doktrin ve emsal kararlar ışığında mahkemeye sunar.
Ceza Hukuku davaları son derece dikkat ve özen isteyen davalardır. İlaveten ispat yükü, delillerin değerlendirilmesi ve zamanaşımı sürelerine riayet edilmesi mühimdir. Dolayısıyla sorumluluk sahibi, alanında uzman avukatlar ile çalışmak asiller için isabetli olacaktır.
KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU olarak Ceza Hukuku kapsamında yer alan her nevi davada hukuki hizmet vermekteyiz. Web adresimizde yer alan iletişim yolları ile ofisimize ulaşabilirsiniz.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur. Taraflardan birine baro tarafından avukat tayin edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu ihtimalin gerçekleşebilmesi için birtakım şartların sağlanması gerekir.
Ceza Hukuku davaları için böylesi bir genelleme yapılamaz. Zira her dava için kendine has bir süreç yürür. Örneğin tek sanıklı ve hafif suç kapsamındaki davalar kısa sürede netice verirken, çok sanıklı ve kapsamlı bir araştırma gerektiren davalar çok daha uzun sürebilmektedir.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur.
Hukuk her ne kadar toplumumuzda sözel bir alan olarak kabul edilse de esasen bir satranç oyunundan farksızdır. Her adımda hesap, matematik, tedbir, strateji ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle sıradan bir yurttaşın vekil ile temsil edilmeksizin süreci yürütmesi imkansıza yakındır.
+90 (543) 249 85 82
info@ercankoseoglu.av.tr
Pzt-Cmt 8.00-20.00
Aşağıda yer alan iletişim kanalları aracılığı ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
