
Bireyin cinsel özgürlüğü ve vücut dokunulmazlığı, anayasal ve uluslararası hukuk normları çerçevesinde mutlak bir koruma altındadır. Kişinin rızası hilafına, cinsel arzuları tatmin amacıyla vücuduna fiziksel olarak dokunulması, rıza dışı cinsel davranışlara maruz bırakılması veya cinsel birlikteliğe zorlanması Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde cinsel saldırı suçu olarak düzenlenmiştir. Bu suç, temassız cinsel taciz eylemlerinden net bir şekilde ayrılmakta olup, doğrudan mağdurun bedensel sınırlarının ihlal edilmesini cezalandırır. Adli tıp raporları, DNA incelemeleri, HTS (baz) kayıtları ve psikolojik mütalaalar gibi teknik delillerin en yoğun kullanıldığı, ceza hukukunun en karmaşık yargılama süreçlerinden biridir.
İstanbul gibi kozmopolit, nüfus yoğunluğu yüksek ve hareketli bir metropolde, cinsel saldırı iddiaları kolluk kuvvetleri (Asayiş Şube Ahlak Büro ve İlçe Emniyet Müdürlükleri) ve savcılıklarca en üst düzeyde cinsel suç soruşturma prosedürleriyle ele alınır. Sosyal yaşamın, kafe/restoran kültürünün ve gece hayatının merkez üssü konumundaki Kadıköy’de, ikili ilişkilerde rıza sınırının aşılması, arkadaş ortamlarında yaşanan zorlamalar, ıssız sokaklarda veya mekanlarda gerçekleştirilen fiziki müdahaleler neticesinde ortaya çıkan cinsel saldırı iddiaları çok yönlü adli araştırmalara konu olmaktadır. Kadıköy ilçe sınırlarındaki cinsel saldırı ve nitelikli cinsel saldırı (tecavüz) davaları, yetki çevresi yönünden doğrudan Kartal Adliyesi (İstanbul Anadolu Adliyesi) Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür. Suçun niteliği gereği çok yüksek hapis cezaları öngörüldüğünden, hak kayıplarının önlenmesi ve adil yargılanma hakkının tesisi adına uzman bir Kadıköy ceza avukatı ile çalışılması hayati önem taşımaktadır.
1-) Cinsel Saldırı Suçu Nedir? (TCK 102)
TCK m. 102 uyarınca; cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişi, mağdurun şikayeti üzerine cezalandırılır. Bu suçun oluşması için mutlaka fiziksel (ten) temasının gerçekleşmiş olması gerekir. Cinsel tacizden farkı bu temas unsurudur. Kanun suçu üç temel aşamada ele alır:
2-) Eşler Arasında Cinsel Saldırı (Evlilik İçi Tecavüz)
Türk Ceza Kanunu modern hukuk normlarına uygun olarak evlilik birliği içinde de cinsel özgürlüğü korur. Resmi nikahlı eşlerin birbirini zorla cinsel ilişkiye maruz bırakması Nitelikli Cinsel Saldırı (TCK 102/2) suçunu oluşturur. Evlilik içi cinsel saldırının takibi mağdur eşin şikayetine bağlıdır.
3-) Suçun Şikayet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma Durumu
4-) Cinsel Saldırı Suçunun Cezası (TCK 102)
|
Eylemin Niteliği |
Ceza Miktarı |
Takip Şartı |
|
Sarkıntılık Düzeyinde Cinsel Saldırı |
2 yıldan 5 yıla kadar hapis |
Şikayete Tabi (6 Ay) |
|
Basit Cinsel Saldırı (Temel Hali) |
5 yıldan 10 yıla kadar hapis |
Şikayete Tabi (6 Ay) |
|
Nitelikli Cinsel Saldırı (Vücuda Organ/Cisim Sokma) |
12 yıldan az olmamak üzere hapis |
Resen (Eşler arası şikayete tabi) |
4.1-) Cezayı Artıran Nitelikli Haller (TCK 102/3)
Suçun; cebir, tehdit veya silahla, birden fazla kişiyle birlikte, vasilik/öğretmenlik/kamu görevi nüfuzu kötüye kullanılarak, üçüncü derece dahil kan bağı olan akrabaya karşı ya da kişinin kendisini savunamayacak durumda olmasından (Örn: Alkol veya uyuşturucu etkisi altındayken) yararlanılarak işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır.
5-) Yargılamada Adli Tıp ve Somut Delil Sınırları
Cinsel saldırı davalarında Kartal Adliyesi mahkemelerinin en çok üzerinde durduğu husus somut delillerdir. Olayın hemen ardından vakit kaybetmeden hastaneye veya adli tıbba başvurulması; elbise üzerindeki sperm, kıl, doku örneklerinin (DNA profillerinin) korunması açısından hayati önem taşır. Fiziki delilin bulunmadığı durumlarda ise Yargıtay’ın “Mağdurun beyanının tutarlılığı, hayatın olağan akışına uygunluğu, sanıkla geçmiş husumetinin bulunup bulunmadığı ve olayı çevreye intikal ettirme hızı” kriterleri incelenerek karar verilir.
6-) Kadıköy Ceza Avukatının Hakkaniyetli Yargılamadaki Rolü
Cinsel saldırı dosyaları, toplumda en ağır önyargılarla karşılanan ve sanık açısından telafisi imkansız hapis cezaları (alt sınırı 12 yıldan başlayan) riski barındıran yargılamalardır. Bu dosyalarda rızanın varlığı/yokluğu, tarafların olay öncesi ve sonrası mesajlaşmaları, hts kayıtları, kamera görüntüleri ve psikolojik tespitler davanın seyrini tamamen değiştirebilir.
Uzman bir Kadıköy ceza avukatı; müşteki vekili olarak mağdurun hakkını savunup faillerin en ağır cezayı almasını sağlarken; sanık müdafii olarak da iftiralara, şantaj odaklı asılsız suçlamalara karşı dijital ve fiziki delilleri mahkemeye sunarak adil bir yargılama yapılmasını ve masumiyet karinesinin korunmasını sağlar.

Evet. Ceza hukukunda rıza, eylemin her aşamasında geri alınabilir. Başlangıçta öpüşmeye rıza gösterilmiş olması, cinsel birlikteliğe de rıza gösterildiği anlamına gelmez. Sizin “Hayır” beyanınıza rağmen eyleme devam edilmesi Nitelikli Cinsel Saldırı suçunu oluşturur. Alkolün etkisiyle kendinizi savunamayacak durumda olmanız da cezayı artıran bir sebeptir.
Bu eylem, cinsel amaçla yapılmış ani ve kesintili bir fiziksel temas olduğundan TCK 102/1-2. cümle uyarınca Sarkıntılık Düzeyinde Cinsel Saldırı suçunu oluşturur. Cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapistir ve takibi şikayete bağlıdır.
Evlilik birliği eşlere rıza dışı cinsel ilişki hakkı tanımaz. TCK 102/2 uyarınca eşe karşı gerçekleştirilen zorla cinsel birliktelik nitelikli cinsel saldırı suçudur ve 12 yıldan az olmamak üzere hapis cezası öngörülür. Bu suçun takibi için mağdur eşin resmi olarak 6 ay içinde şikayette bulunması şarttır.
TCK 102/2’de düzenlenen Nitelikli Cinsel Saldırı suçu, CMK 100 uyarınca katalog suçlar arasındadır. Dosyada ilk aşamada adli tıp raporu, tanık beyanı veya kuvvetli suç şüphesini gösteren deliller (mesaj itirafları vb.) varsa, sulh ceza hakimlikleri kural olarak sanık hakkında yargılama süresince tutuklama kararı verir.
Hayır. Suçun basit ve sarkıntılık halleri şikayete tabidir ve kanuni şikayet süresi 6 aydır. Olayın üzerinden 7 ay geçtiyse şikayet hakkınız zamanaşımına uğradığı için savcılık takipsizlik (KYOK) kararı verir. Ancak eylem vücuda organ/cisim sokma (nitelikli) boyutundaysa şikayet süresi yoktur, 15 yıllık dava zamanaşımı süresince her zaman soruşturma açılabilir.
Hayır. Sarkıntılık halinin alt sınırı 2 yıl hapis cezası olup, hakimin takdiriyle erteleme sınırında kalabilse de basit cinsel saldırı (alt sınır 5 yıl) ve nitelikli cinsel saldırı (alt sınır 12 yıl) suçlarında cezalar çok yüksek olduğundan bu cezaların adli para cezasına çevrilmesi, ertelenmesi veya HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) kapsamına alınması hukuken imkansızdır.
Cinsel saldırı suçunda rızayı sakatlayan unsurların “cebir (fiziki zorlama)” veya “tehdit (hukuka aykırı ağır bir zarar verileceği beyanı)” boyutunda olması gerekir. Ayrılma tehdidi, ceza hukuku anlamında rızayı tamamen ortadan kaldıran mutlak bir tehdit unsuru olarak kabul edilmeyebilir. Ancak tehdidin niteliğine ve somut olayın özelliklerine göre hakimin takdiri değişebilir.
Fiziki delil bulunmaması tek başına sanığın beraat edeceği anlamına gelmez. Yargıtay yerleşik içtihatlarında; mağdurun olayın hemen ardından şikayetçi olması, beyanlarının tutarlı ve çelişkisiz olması, sanıkla arasında iftira atmayı gerektirecek bir husumetin bulunmaması gibi durumlarda mağdurun beyanını mahkumiyet için yeterli delil kabul edebilmektedir.
Evet, cinsel suç yargılamalarında dijital deliller hayati önem taşır. Olay öncesinde, esnasında veya hemen sonrasında taraflar arasındaki normal, samimi veya rızanın varlığına işaret eden WhatsApp yazışmaları, olay yerindeki baz (HTS) kayıtlarının iddia edilen saatle uyuşmaması gibi deliller uzman bir avukat marifetiyle sunulduğunda beraat kararının en güçlü anahtarı olurlar.
Cinsel saldırı davaları, telafisi olmayan çok ağır hapis cezalarının uygulandığı, toplumsal baskının yoğun hissettirildiği dosyalardır. Kadıköy ceza avukatı; adli tıp raporlarındaki çelişkileri yakalamak, tanık beyanlarını çapraz sorguyla test etmek, rıza olgusunun varlığını dijital delillerle ortaya koymak ve mahkemenin objektif bir değerlendirme yapmasını sağlamak adına savunmanın veya mağdur haklarının en büyük güvencesidir.
Ceza Hukuku davaları son derece dikkat ve özen isteyen davalardır. İlaveten ispat yükü, delillerin değerlendirilmesi ve zamanaşımı sürelerine riayet edilmesi mühimdir. Dolayısıyla sorumluluk sahibi, alanında uzman avukatlar ile çalışmak asiller için isabetli olacaktır.
KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU olarak Ceza Hukuku kapsamında yer alan her nevi davada hukuki hizmet vermekteyiz. Web adresimizde yer alan iletişim yolları ile ofisimize ulaşabilirsiniz.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur. Taraflardan birine baro tarafından avukat tayin edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu ihtimalin gerçekleşebilmesi için birtakım şartların sağlanması gerekir.
Ceza Hukuku davaları için böylesi bir genelleme yapılamaz. Zira her dava için kendine has bir süreç yürür. Örneğin tek sanıklı ve hafif suç kapsamındaki davalar kısa sürede netice verirken, çok sanıklı ve kapsamlı bir araştırma gerektiren davalar çok daha uzun sürebilmektedir.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur.
Hukuk her ne kadar toplumumuzda sözel bir alan olarak kabul edilse de esasen bir satranç oyunundan farksızdır. Her adımda hesap, matematik, tedbir, strateji ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle sıradan bir yurttaşın vekil ile temsil edilmeksizin süreci yürütmesi imkansıza yakındır.
+90 (543) 249 85 82
info@ercankoseoglu.av.tr
Pzt-Cmt 8.00-20.00
Aşağıda yer alan iletişim kanalları aracılığı ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
