
Bilişim sistemleri; hayatımızın dijital hafızası, ticaretin ana damarı ve kamu hizmetlerinin dijital yüzüdür. Bu sistemlerin çalışmasını kasıtlı olarak aksatan, verileri silen, değiştiren veya sistemin işleyişini durduran eylemler, Türk Ceza Kanunu’nun 244. maddesinde Bilişim Sistemini Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme Suçu olarak düzenlenmiştir. Bu suç tipi, bireysel siber saldırıların ötesinde, kurumsal siber terör ve dijital sabotaj boyutuna varabilen ağır bir yaptırım sistemine sahiptir.
İstanbul’un finans ve bilişim merkezlerinde (özellikle teknoloji şirketlerinin yoğun olduğu Kadıköy ve çevresinde) işlenen; şirket sunucularına yapılan “DDoS” saldırıları, veritabanı silme işlemleri, kötü amaçlı yazılımlarla (ransomware/fidye yazılımı) sistem kilitleme veya ticari sırları yok etme gibi eylemler Kartal Adliyesi (İstanbul Anadolu Adliyesi) Asliye Ceza Mahkemelerinin en hassas ve teknik detaylı dosyaları arasındadır. Dijital delillerin (log kayıtları, server trafikleri, siber saldırı izleri) tespiti ve savunma aşamasında teknik uzmanlık elzem olduğundan, bu süreçte uzman bir Kadıköy ceza avukatı ile çalışılması, davanın selametini doğrudan etkileyen bir faktördür.
1-) TCK 244 Suçu Nedir?
TCK m. 244 uyarınca; bir bilişim sisteminin işleyişini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme eylemleri suçtur. Kanun bu suçu üç ana başlıkta ele alır:
2-) Suçun Nitelikli Halleri
Suçun işleniş biçimi cezayı doğrudan etkiler:
3-) Şikayet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma
4-) Cezası (TCK 244)
|
Eylemin Niteliği |
Ceza Miktarı |
|
Sistemi Engelleme / Bozma / Veri Değiştirme |
1 yıldan 5 yıla kadar hapis |
|
Banka/Kredi Kartı Sistemlerine Müdahale |
3 yıldan 7,5 yıla kadar hapis |
|
Kamu Kurum Sistemlerine Karşı İşlenmesi |
Yarı oranında artırılır |
4.1-) Cezayı Artıran Durum
Eğer bu eylemler banka veya kredi kartlarına ait bilişim sistemlerine karşı işlenirse, ceza 3 yıldan 7,5 yıla kadar hapis cezasına yükselir. Bu durum TCK 245 (Kart suçu) ile de birleşebilir.
5-) Fidye Yazılımları ve Şantaj
Son yıllarda en çok karşılaşılan durum; sistemdeki verilerin şifrelenip, verileri tekrar açmak için “fidye” talep edilmesidir. Bu eylem hem TCK 244’ü (Sistemi bozma/engelleme) hem de TCK 107’yi (Şantaj) oluşturur. Fail her iki suçtan da ayrı ayrı cezalandırılır.
6-) Kadıköy Ceza Avukatının Teknik Savunmadaki Rolü
Bilişim davalarında en kritik delil “Log” kayıtları ve “Server İmajı”dır. Uzman bir Kadıköy ceza avukatı;
Mağdur vekili olarak ise; sistemdeki veri kaybından doğan ticari zararın (maddi tazminat) tespiti ve saldırganın IP izinden yakalanması için soruşturmayı sıkı takip eder.

Evet. Şirket verileri şahsi değildir; bunları silmek veya bozmak TCK 244 kapsamında ağır bir suçtur.
Sistemi engellemek kastı bulunduğu için evet, saldırının amacı ne olursa olsun suç oluşur.
Eğer teknik bir hata veya yazılım bug’ı olduğu kanıtlanırsa, kast yokluğu nedeniyle beraat edilebilir.
Temel suç 1-5 yılken, kamu kurumuna saldırıda bu oran yarı oranında artar ve 1,5 yıldan 7,5 yıla kadar çıkar.
Siber Suçlar Daire Başkanlığı’nın uluslararası iş birliği (Interpol/Europol) ile IP izi takibi mümkündür.
Verilerin şifrelenip, açılması için para istenmesidir; TCK 244 ve şantaj suçlarını doğurur.
Hayır, suç kamu davası olduğu için yargılama devam eder.
Ticari sistemi veya kamu sistemini büyük zarara uğratan saldırılarda tutuklama tedbiri uygulanabilir.
Ceza miktarına göre şartlar oluşmuşsa HAGB uygulanabilir.
Teknik bilirkişi raporları ile saldırının gerçek kaynağını ortaya koyar; suçun işlenmediğini veya kastın bulunmadığını kanıtlayarak müvekkilini korur.
Ceza Hukuku davaları son derece dikkat ve özen isteyen davalardır. İlaveten ispat yükü, delillerin değerlendirilmesi ve zamanaşımı sürelerine riayet edilmesi mühimdir. Dolayısıyla sorumluluk sahibi, alanında uzman avukatlar ile çalışmak asiller için isabetli olacaktır.
KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU olarak Ceza Hukuku kapsamında yer alan her nevi davada hukuki hizmet vermekteyiz. Web adresimizde yer alan iletişim yolları ile ofisimize ulaşabilirsiniz.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur. Taraflardan birine baro tarafından avukat tayin edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu ihtimalin gerçekleşebilmesi için birtakım şartların sağlanması gerekir.
Ceza Hukuku davaları için böylesi bir genelleme yapılamaz. Zira her dava için kendine has bir süreç yürür. Örneğin tek sanıklı ve hafif suç kapsamındaki davalar kısa sürede netice verirken, çok sanıklı ve kapsamlı bir araştırma gerektiren davalar çok daha uzun sürebilmektedir.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur.
Hukuk her ne kadar toplumumuzda sözel bir alan olarak kabul edilse de esasen bir satranç oyunundan farksızdır. Her adımda hesap, matematik, tedbir, strateji ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle sıradan bir yurttaşın vekil ile temsil edilmeksizin süreci yürütmesi imkansıza yakındır.
+90 (543) 249 85 82
info@ercankoseoglu.av.tr
Pzt-Cmt 8.00-20.00
Aşağıda yer alan iletişim kanalları aracılığı ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
