
Ticari ortaklıklar, sözleşmesel ilişkiler ya da günlük hayattaki emanet olgusu tamamen karşılıklı güven esasına dayanır. Ancak bu güven ilişkisinin suiistimal edilerek bir mala haksız şekilde el konulması veya o malın sahibinin rızası dışında tasarrufa uğraması, Türk Ceza Kanunu kapsamında güveni kötüye kullanma suçu (eski adıyla emniyeti suiistimal) olarak cezalandırılmaktadır. İstanbul gibi devasa bir ticaret ve finans merkezinde, gerek şirketler arasında gerekse şahıslar düzeyinde bu suç tipine çok sık rastlanır. Anadolu Yakası genelinde, özellikle Kadıköy ticari aksında meydana gelen bu uyuşmazlıkların yargılamaları adli merci olarak Kartal Adliyesi (İstanbul Anadolu Adliyesi) bünyesinde gerçekleştirilir. Hak mahrumiyeti yaşamamak adına, uyuşmazlığın ilk anından itibaren alanında uzman bir Kadıköy ceza avukatı ile süreci yürütmek en doğru strateji olacaktır.
1-) Güveni Kötüye Kullanma Suçu Nedir? (TCK 155)
Güveni kötüye kullanma, başkasına ait olup da muhafaza edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği (zilyetlik: bir malı elinde bulundurma yetkisi) kendisine devredilmiş olan taşınır veya taşınmaz bir mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunulması veya bu devir olgusunun inkar edilmesidir.
Önemli Fark: Hırsızlıkta mal sahibinin rızası dışında gizlice alınır; dolandırıcılıkta mal hileyle teslim alınır; güveni kötüye kullanmada ise mal, sahibinin özgür iradesiyle ve güvenerek faile teslim edilmiştir ancak fail sonradan bu güveni suiistimal etmiştir.
2-) Güveni Kötüye Kullanma Suçunda Şikayet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma
3-) Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Şartları
Bir eylemin bu suç kapsamında cezalandırılabilmesi için şu üç temel şartın varlığı aranır:
4-) Basit Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Unsurları
Herhangi bir mesleki sıfat veya ticari unvan kullanılmaksızın, tamamen şahsi ilişkilerdeki güvenin bozulmasıdır. Örneğin; bir arkadaşınızın seyahate giderken aracını veya dizüstü bilgisayarını size emanet etmesi, sizin de o emaneti başkasına satmanız basit güveni kötüye kullanmadır. Eğer uyuşmazlık Kadıköy sınırlarında yaşanmışsa, dosya Kartal Adliyesi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından işleme alınır.
5-) Nitelikli Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Unsurları (TCK 155/2)
Suçun, malın teslim alınması konusunda mesleği, sanatı veya ticari faaliyeti nedeniyle kendisine doğal bir güven duyulan kişiler tarafından işlenmesi halidir. Kanun bu durumlarda daha ağır bir ceza öngörür.
5.1-) Meslek ve Sanat Ticaret Sebebiyle Güvenin Kötüye Kullanılması
Kişinin icra ettiği meslek gereği kendisine bırakılan eşyayı sahiplenmesidir. Örneğin; tamir edilmek üzere servise bırakılan bir otomobilin usta tarafından satılması veya terziye verilen kumaşın terzi tarafından haksız yere sahiplenilmesi bu kapsama girer.
5.2-) Hizmet İlişkisi Sebebiyle Güvenin Kötüye Kullanılması
Bir iş yerinde çalışan personelin, işverene ait ve kendisine işini yapması için teslim edilen malzemeleri şahsi menfaati için kullanması veya satmasıdır (Örn: Kuryenin taşıdığı paketi çalması veya şirket şoförünün şirket aracını kendi adına kiraya vermesi).
5.3-) Yönetici, Vasî, Kayyım veya Hizmetçinin Suçu İşlemesi
Şirket müdürlerinin, kooperatif yöneticilerinin veya mahkemece atanan vasi ya da kayyımların, yönetimleri altındaki malları kendi hesaplarına geçirmeleri durumudur. Kadıköy merkezli şirket uyuşmazlıklarında yöneticilerin bu tarz fiilleri doğrudan nitelikli suç kapsamında değerlendirilir.
6-) Güveni Kötüye Kullanma Suçuna Teşebbüs
Bu suça teşebbüs teorik olarak mümkündür ancak uygulamada suçun yapısı gereği sınırları çok incedir. Fail, kendisine emanet edilen malı satmak üzere bir üçüncü kişiyle pazarlık yaparken veya sözleşme imzalayacakken durumun mal sahibi tarafından fark edilip engellenmesi durumunda eylem teşebbüs aşamasında kalır ve ceza indirilerek uygulanır.
7-) Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Cezası
7.1-) Basit Güveni Kötüye Kullanmanın Cezası
TCK m. 155/1 uyarınca basit güveni kötüye kullanma suçunu işleyen fail hakkında, mağdurun şikayeti üzerine 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezasına hükmedilir.
7.2-) Nitelikli Güveni Kötüye Kullanmanın Cezası
TCK m. 155/2 uyarınca suçun nitelikli halini işleyenler hakkında şikayet aranmaksızın 1 yıldan 7 yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasına hükmedilir. Bu davaların yargılamaları Kartal Adliyesi Asliye Ceza Mahkemelerinde görülmektedir.
8.-) Etkin Pişmanlık ve Ceza İndirimi
Güveni kötüye kullanma suçunda etkin pişmanlık hükümleri (TCK 168) geçerlidir. Failin, emanet aldığı malı aynen iade etmesi veya mağdurun uğradığı maddi zararı tamamen karşılaması halinde:
9-) Cezanın Ertelenmesi ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)
Kadıköy güveni kötüye kullanma suçu davalarında, hükmedilen ceza 2 yıl veya daha az süreli ise, sanığın sabıkasızlık durumu ve en önemlisi mağdurun uğradığı zararın tamamen ödenmiş olması kaydıyla mahkemece HAGB veya erteleme kararı verilmesi mümkündür.
Önemli Not: İstanbul Anadolu Yakası’nda (özellikle Kadıköy ve çevre ilçelerde) yaşanan tüm emniyeti suiistimal ve güveni kötüye kullanma vakaları, soruşturma aşamasından dava aşamasına kadar Kartal Adliyesi yetki sınırlarında çözümlenir. Sürecin uzman bir Kadıköy ceza avukatı ile takip edilmesi hak kaybını önleyecektir.

Belirli bir süre sonra geri vermek üzere teslim aldığınız taşınır veya taşınmaz bir malı kasten geri vermez ya da satarsanız, TCK 155 uyarınca güveni kötüye kullanma suçundan yargılanırsınız.
Suçun arkadaşlık veya komşuluk gibi şahsi ilişkilere dayanan basit hali şikayete bağlıdır (6 ay içinde şikayet edilmelidir). Ancak meslek, ticaret veya hizmet ilişkisi nedeniyle işlenen nitelikli hali şikayete tabi değildir.
Sözleşme süresi bittiği halde kiralık aracı firmaya kasten iade etmeyen veya aracı başkasına satan kişi, “Hizmet ve ticaret sebebiyle güveni kötüye kullanma” suçunu (TCK 155/2) işlemiş olur.
Eğer para çalışana işi gereği doğrudan teslim edilmiş ve muhafazası ona bırakılmışsa “güveni kötüye kullanma”; para çalışana teslim edilmemiş ancak çalışan gizlice kasadan almışsa “nitelikli hırsızlık” suçu oluşur.
Evet, suçun sadece TCK 155/1 maddesinde düzenlenen basit hali uzlaştırma kapsamındadır. Ticari veya mesleki nitelikli hallerde uzlaştırma uygulanmaz.
Hayır. Güveni kötüye kullanma suçu ancak kasten (bilerek ve isteyerek) işlenebilir. Malın kazaen veya ihmal sonucu kaybedilmesi/zarar görmesi durumunda ceza davası açılmaz; konu sadece hukuk mahkemelerinde tazminat davasına sebebiyet verir.
Uğratılan maddi zararın mahkeme aşamasında tamamen ödenmesi durumunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak ceza yarı yarıya indirilir. Ceza 2 yılın altına düşerse HAGB veya erteleme ile hapse girilmesi engellenebilir.
Suçun basit halinde, malı geri vermeyeceğini anladığınız veya durumu öğrendiğiniz tarihten itibaren 6 ay içinde şikayette bulunmanız gerekir. Nitelikli hallerde ise şikayet süresi yoktur, 8 yıllık dava zamanaşımı geçerlidir.
Kadıköy sınırlarında işlenen bu suça ilişkin tüm davalar ve soruşturmalar Kartal Adliyesi (İstanbul Anadolu Adliyesi) Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür.
Evet. Suçun basit halinde kanun hapis cezası ile adli para cezasını birlikte öngörmüştür ya da seçenek olarak sunmuştur. Nitelikli hallerde ise verilen hapis cezası 1 yıl ve altında kalırsa adli para cezasına çevrilebilir.
Ceza Hukuku davaları son derece dikkat ve özen isteyen davalardır. İlaveten ispat yükü, delillerin değerlendirilmesi ve zamanaşımı sürelerine riayet edilmesi mühimdir. Dolayısıyla sorumluluk sahibi, alanında uzman avukatlar ile çalışmak asiller için isabetli olacaktır.
KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU olarak Ceza Hukuku kapsamında yer alan her nevi davada hukuki hizmet vermekteyiz. Web adresimizde yer alan iletişim yolları ile ofisimize ulaşabilirsiniz.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur. Taraflardan birine baro tarafından avukat tayin edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu ihtimalin gerçekleşebilmesi için birtakım şartların sağlanması gerekir.
Ceza Hukuku davaları için böylesi bir genelleme yapılamaz. Zira her dava için kendine has bir süreç yürür. Örneğin tek sanıklı ve hafif suç kapsamındaki davalar kısa sürede netice verirken, çok sanıklı ve kapsamlı bir araştırma gerektiren davalar çok daha uzun sürebilmektedir.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur.
Hukuk her ne kadar toplumumuzda sözel bir alan olarak kabul edilse de esasen bir satranç oyunundan farksızdır. Her adımda hesap, matematik, tedbir, strateji ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle sıradan bir yurttaşın vekil ile temsil edilmeksizin süreci yürütmesi imkansıza yakındır.
+90 (543) 249 85 82
info@ercankoseoglu.av.tr
Pzt-Cmt 8.00-20.00
Aşağıda yer alan iletişim kanalları aracılığı ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
