
Toplumsal hayatın düzen içinde ilerlemesi, ticari ilişkilerin yürütülmesi ve hukuki işlemlerin güvenliği, devlet tarafından düzenlenen belgelere ve araçlara duyulan güvene bağlıdır. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) İkinci Kitap, Üçüncü Kısım, Dördüncü Bölümü’nde düzenlenen kamu güvenine karşı suçlar, toplumun devlete ve hukuki belgelere olan inancını sarsan sahtecilik eylemlerini cezalandırmayı amaçlar. Günlük ticari hayatta sıklıkla karşılaşılan resmi veya özel belgede sahtecilik, sahte para veya mühür taklidi gibi uyuşmazlıklarda, Kadıköy kamu güvenine karşı suçlar avukatı olarak müvekkillerimize soruşturma ve kovuşturma aşamalarında profesyonel hukuki destek sunmaktayız.
Sahtecilik iddiaları, ticari itibarın zedelenmesinin yanı sıra çok ciddi hapis cezası yaptırımları barındırır. Bu nedenle sürecin başından itibaren delillerin ceza hukuku usullerine uygun analiz edilmesi kritik önem taşır.
Türk Ceza Kanunu’nda Düzenlenen Kamu Güvenine Karşı Suçlar
TCK’nın 197 ile 212. maddeleri arasında düzenlenen kamu güvenini hedef alan suçlar, işleniş şekillerine ve sahteciliğe konu olan belgenin niteliğine göre ayrılır. Kadıköy kamu güvenine karşı suçlar avukatı kadromuzun ceza mahkemelerinde sıklıkla takibini yürüttüğü temel suç tipleri şunlardır:
Sahtecilik Davalarında “Aldatıcılık Yeteneği” ve Grafoloji İncelemesi
Kamu güvenine karşı suçların, özellikle de belgede sahtecilik suçunun oluşabilmesi için en temel şart belgenin “iğfal kabiliyeti” (aldatıcılık yeteneği) bulunmasıdır. İlk bakışta sahte olduğu herkes tarafından anlaşılan, kaba bir taklitten ibaret belgeler hukuken sahte belge niteliği taşımaz ve suç oluşturmaz. Belgenin aldatıcılık yeteneğinin olup olmadığı, mahkeme aşamasında bilirkişiler veya Adli Tıp Kurumu tarafından incelenir.
Davalarda yazının, imzanın veya mührün şüpheliye ait olup olmadığını belirlemek için Grafoloji ve Sahtecilik Uzmanları tarafından imza ve yazı incelemesi yapılır. Kadıköy kamu güvenine karşı suçlar avukatı ekibimiz, bu teknik raporların doğruluğunu denetler, gerekirse uzman mütalaası (taraf bilirkişi raporu) hazırlatarak savunmayı güçlendirir.
Şikayet Süresi, Zamanaşımı ve Görevli Mahkeme
Kamu güvenine karşı suçlar toplumun genelini ve devlet otoritesini ilgilendirdiği için şikayete tabi değildir. Mağdurun şikayetçi olmaması veya şikayetten vazgeçmesi soruşturmayı ya da davayı düşürmez. Savcılık, sahtecilik eylemini öğrendiği andan itibaren resen (doğrudan) soruşturma başlatır. Bu suçlarda şikayet süresi bulunmamakla birlikte, suçun türüne göre 8 yıl ile 15 yıl arasında değişen dava zamanaşımı süreleri uygulanır.
Özel belgede sahtecilik davaları Asliye Ceza Mahkemelerinde görülürken; resmi belgede sahtecilik suçunun bazı nitelikli halleri ile parada sahtecilik gibi ağır suçlar Ağır Ceza Mahkemelerinin görev alanına girmektedir.
Neden Bir Ceza Avukatıyla Çalışmalısınız?
Belgede sahtecilik ve kamu güvenine karşı suçlar, kast unsurunun (suç işleme iradesinin) ve dijital/fiziksel delillerin çok sıkı tartışılması gereken teknik dosyalardır. Ticari bir iş gereği kendisine verilen bir çekin sahte olduğunu bilmeden ciro eden ve kullanan bir esnaf, kendisini doğru savunamadığı takdirde haksız yere resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlamalarıyla karşı karşıya kalabilir.
İstanbul Anadolu Adliyesi ve İstanbul genelindeki ceza mahkemelerinde yürüttüğünüz süreçlerde hak kaybı yaşamamak, adli sicilinizi ve özgürlüğünüzü korumak için deneyimli bir Kadıköy kamu güvenine karşı suçlar avukatı ile çalışmanız önemle tavsiye edilir.

Ceza Hukuku davaları son derece dikkat ve özen isteyen davalardır. İlaveten ispat yükü, delillerin değerlendirilmesi ve zamanaşımı sürelerine riayet edilmesi mühimdir. Dolayısıyla sorumluluk sahibi, alanında uzman avukatlar ile çalışmak asiller için isabetli olacaktır.
KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU olarak Ceza Hukuku kapsamında yer alan her nevi davada hukuki hizmet vermekteyiz. Web adresimizde yer alan iletişim yolları ile ofisimize ulaşabilirsiniz.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur. Taraflardan birine baro tarafından avukat tayin edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu ihtimalin gerçekleşebilmesi için birtakım şartların sağlanması gerekir.
Ceza Hukuku davaları için böylesi bir genelleme yapılamaz. Zira her dava için kendine has bir süreç yürür. Örneğin tek sanıklı ve hafif suç kapsamındaki davalar kısa sürede netice verirken, çok sanıklı ve kapsamlı bir araştırma gerektiren davalar çok daha uzun sürebilmektedir.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur.
Hukuk her ne kadar toplumumuzda sözel bir alan olarak kabul edilse de esasen bir satranç oyunundan farksızdır. Her adımda hesap, matematik, tedbir, strateji ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle sıradan bir yurttaşın vekil ile temsil edilmeksizin süreci yürütmesi imkansıza yakındır.
hakkında detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.
hakkında detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.
hakkında detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.
hakkında detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.
+90 (543) 249 85 82
info@ercankoseoglu.av.tr
Pzt-Cmt 8.00-20.00
Aşağıda yer alan iletişim kanalları aracılığı ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
