
Bir devletin egemenliği, anayasal düzeni, bağımsızlığı ve kurumlarının saygınlığı, o devletin varlığını sürdürebilmesinin ve hukukun üstünlüğünün temel şartıdır. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım, Üçüncü ve Beşinci Bölümlerinde düzenlenen millete ve devlete karşı suçlar; devletin egemenlik alametlerini, kurumlarının işleyişini ve anayasal düzenini hedef alan hukuka aykırı eylemleri cezalandırmayı amaçlar. Günümüzde özellikle internet, basın ve sosyal medya platformları üzerinden ifade edilen fikirler, eleştiriler veya paylaşımlar neticesinde açılan Cumhurbaşkanına hakaret, devletin kurumlarını aşağılama gibi ceza davalarında, Kadıköy millete ve devlete karşı suçlar avukatı olarak müvekkillerimize soruşturma ve kovuşturma aşamalarında profesyonel hukuki destek sunmaktayız.
Devletin egemenliğine ve işleyişine yönelik suçlamalar, hem ağır hapis cezası riskleri barındırır hem de sanıklar üzerinde ciddi bir adli baskı yaratır. Bu nedenle, ilk ifade aşamasından itibaren Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kriterlerine uygun, hatasız bir hukuki strateji yürütmek hayati önem taşır.
Türk Ceza Kanunu’nda Düzenlenen Millete ve Devlete Karşı Suçlar
TCK’nın 299 ile 316. maddeleri arasında devletin egemenlik alametlerini ve organlarının saygınlığını hedef alan suçlar ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Kadıköy millete ve devlete karşı suçlar avukatı kadromuzun ceza mahkemelerinde sıklıkla takibini yürüttüğü temel suç tipleri şunlardır:
İfade Özgürlüğü, Eleştiri Sınırı ve Emsal Kararlar
Uygulamada adliyeleri en çok meşgul eden iki başlık TCK m. 299 (Cumhurbaşkanına hakaret) ve TCK m. 301 (Devletin kurumlarını aşağılama) dosyalarıdır. Bu davaların neredeyse tamamı sosyal medya (X, Facebook, Instagram) paylaşımları veya basın açıklamaları kaynaklıdır.
Bu tür davalarda savunmanın ana omurgasını, Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Yargıtay yerleşik içtihatlarında güvence altına alınan “İfade ve Düşünceyi Açıklama Özgürlüğü” oluşturur. Yargı organlarına göre; sert, sarsıcı, rahatsız edici veya şoke edici eleştiriler ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmelidir. Paylaşılan metnin veya görsellerin hakaret kastı mı yoksa siyasi/toplumsal bir eleştiri mi barındırdığı mahkemede hukuki argümanlarla çok sıkı tartışılmalıdır. Kadıköy millete ve devlete karşı suçlar avukatı ekibimiz, dosyaya konu olan ifadeleri bu ince çizgide analiz ederek müvekkillerine en doğru savunma zeminini hazırlar.
Şikayet Süresi, Zamanaşımı ve Soruşturma İzni
Millete ve devlete karşı işlenen suçlar doğrudan kamu düzenini, devlet otoritesini ve hukuki yapıyı ilgilendirdiği için şikayete tabi değildir. Herhangi bir şikayet süresi bulunmamakla birlikte, suçun öğrenilmesiyle birlikte savcılık resen (doğrudan) soruşturma başlatır. Mağdur tarafın veya kurumların şikayetçi olmaması ya da şikayetten vazgeçmesi davayı düşürmez. Bu suç tiplerinde kanunda öngörülen dava zamanaşımı süreleri, suçun niteliğine göre 8 yıl ile 30 yıl arasında değişmektedir.
Ayrıca TCK 299 ve TCK 301 maddeleri kapsamında kolluk kuvvetleri doğrudan fezleke hazırlasa dahi, cumhuriyet savcısının dava açabilmesi için Adalet Bakanlığı’ndan soruşturma izni alması yasal bir zorunluluktur. Bu usuli şart yerine getirilmeden açılan davalarda usulden durma veya düşme kararı verilmesi gerekir.
Neden Bir Ceza Avukatıyla Çalışmalısınız?
Millete ve devlete karşı suçlar, doğası gereği siyasi ve toplumsal hassasiyeti en yüksek dosyalardır. Sosyal medyada paylaştığınız, retweet ettiğiniz veya altına yorum yaptığınız bir içerik nedeniyle kendinizi bir anda devletin birliğini veya saygınlığını zedelemekle suçlanırken bulabilirsiniz. Bu tür davalarda kendinizi doğru ifade edememek, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) gibi lehe olan hükümlerin uygulanmasını engelleyebileceği gibi, memuriyet hakkının kaybına ve hapis cezası yaptırımlarına yol açabilir.
İstanbul Anadolu Adliyesi başta olmak üzere Kadıköy ve tüm İstanbul genelindeki ceza yargılamalarınızda hak kaybına uğramamak, ifade özgürlüğünüzü ve geleceğinizi güvence altına almak için alanında deneyimli bir Kadıköy millete ve devlete karşı suçlar avukatı ile çalışmanız önemle tavsiye edilir.

Ceza Hukuku davaları son derece dikkat ve özen isteyen davalardır. İlaveten ispat yükü, delillerin değerlendirilmesi ve zamanaşımı sürelerine riayet edilmesi mühimdir. Dolayısıyla sorumluluk sahibi, alanında uzman avukatlar ile çalışmak asiller için isabetli olacaktır.
KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU olarak Ceza Hukuku kapsamında yer alan her nevi davada hukuki hizmet vermekteyiz. Web adresimizde yer alan iletişim yolları ile ofisimize ulaşabilirsiniz.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur. Taraflardan birine baro tarafından avukat tayin edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu ihtimalin gerçekleşebilmesi için birtakım şartların sağlanması gerekir.
Ceza Hukuku davaları için böylesi bir genelleme yapılamaz. Zira her dava için kendine has bir süreç yürür. Örneğin tek sanıklı ve hafif suç kapsamındaki davalar kısa sürede netice verirken, çok sanıklı ve kapsamlı bir araştırma gerektiren davalar çok daha uzun sürebilmektedir.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur.
Hukuk her ne kadar toplumumuzda sözel bir alan olarak kabul edilse de esasen bir satranç oyunundan farksızdır. Her adımda hesap, matematik, tedbir, strateji ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle sıradan bir yurttaşın vekil ile temsil edilmeksizin süreci yürütmesi imkansıza yakındır.
hakkında detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.
+90 (543) 249 85 82
info@ercankoseoglu.av.tr
Pzt-Cmt 8.00-20.00
Aşağıda yer alan iletişim kanalları aracılığı ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
