
Yaşama hakkı, uluslararası sözleşmeler ve Anayasa ile güvence altına alınmış, diğer tüm hak ve özgürlüklerin varlık sebebi olan en temel, dokunulmaz insan hakkıdır. Bir insanın hayatına bilerek ve isteyerek son verilmesi, Türk Ceza Kanunu kapsamında kasten öldürme suçu olarak düzenlenmiştir. Bu suç, sadece mağdurun hayatını elinden almakla kalmayıp, geride kalan aileleri ve toplumsal barışı da tamir edilemez şekilde zedeleyen, ceza kanunundaki en ağır yaptırımların (müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis) öngörüldüğü suç tipidir.
İstanbul, nüfus yoğunluğu ve sosyo-ekonomik dinamikleri nedeniyle asayiş olaylarının ve kasten öldürme iddialarının adli istatistiklerde geniş yer tuttuğu bir mega kenttir. Anadolu Yakası’nın en köklü ve işlek merkezlerinden biri olan Kadıköy’de (sosyal alanlar, eğlence mekanları, ticari alanlar veya yerleşim bölgelerinde) meydana gelen ve ölümle sonuçlanan olaylar; cinayet büro amirliği ekipleri, olay yeri inceleme uzmanları ve Cumhuriyet Savcıları tarafından çok sıkı bir koordinasyonla soruşturulur. Kadıköy ilçe sınırlarında işlenen kasten öldürme, kasten yaralama sonucu ölüm veya cinayete teşebbüs suçlarına ilişkin davalar, yetki çevresi bakımından doğrudan Kartal Adliyesi (İstanbul Anadolu Adliyesi) Ağır Ceza Mahkemelerinde görülmektedir. Otopsi raporlarının analizi, kamera kayıtları, kriminal (balistik, parmak izi, DNA) incelemeler, “haksız tahrik” ve “meşru müdafaa” gibi hayati savunma mekanizmalarının yönetimi için deneyimli bir Kadıköy ceza avukatı ile çalışılması stratejik öneme sahiptir.
1-) Kasten Öldürme Suçu Nedir? (TCK 81)
TCK m. 81 uyarınca; bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun oluşabilmesi için failin, mağdurun ölümüne yol açacak fiili gerçekleştirirken öldürme kastı (bilme ve isteme) ile hareket etmiş olması gerekir.
Hukuki Ayrım (Öldürme Kastı ile Yaralama Kastı Farkı): Yargıtay ve Kartal Adliyesi mahkemeleri, olayda öldürme kastı mı yoksa yaralama kastı mı olduğunu tespit etmek için şu kriterlere bakar:
2-) Nitelikli Kasten Öldürme Suçu ve Cezası (TCK 82)
Suçun belirli özellikler, yöntemler veya belirli kişilere karşı işlenmesi halinde Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası verilir. Kanundaki nitelikli hallerden en sık karşılaşılanlar şunlardır:
3-) Suçun Şikayet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma Durumu
4-) Savunmada Hayati Rol Oynayan Hukuki Müesseseler
Kasten öldürme davalarında yargılamanın seyrini değiştiren ve ceza miktarını doğrudan etkileyen (hatta bazen ceza verilmesini engelleyen) iki temel hukuki durum mevcuttur:
4.1-) Meşru Müdafaa (Yasal Savunma – TCK 25)
Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o andaki hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerde faile ceza verilmez. Örneğin; kendisine silah doğrultan ve ateş etmek üzere olan bir saldırganı, hayatını kurtarmak amacıyla öldüren kişi meşru müdafaadan yararlanır ve beraat eder.
4.2-) Haksız Tahrik İndirimi (TCK 29)
Kişinin haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlemesi halinde haksız tahrik hükümleri uygulanır. Mağdurdan gelen haksız ve ağır bir eylem (Örn: Ağır hakaret, darp, aldatma vb.) neticesinde cinayet işlenmişse; müebbet hapis cezası 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezasına indirilir.
5-) Kasten Öldürmeye Teşebbüs (TCK 35)
Fail, bir insanı öldürmek amacıyla icra hareketlerine başlamış ancak elinde olmayan nedenlerle (Örn: Silahın tutukluk yapması, polisin müdahalesi veya mağdurun hastanede kurtarılması) ölüm neticesi gerçekleşmemişse eylem teşebbüs aşamasında kalmış sayılır. Bu durumda fail, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan yargılanır ve müebbet hapis cezası yerine 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
6-) Ağır Ceza Mahkemesi Süreci ve Kadıköy Ceza Avukatının Rolü
Kasten öldürme davalarında yargılama yapma yetkisi münhasıran Ağır Ceza Mahkemelerine aittir. Kadıköy ilçe sınırlarındaki olayların yargılamaları Kartal Adliyesi’nde gerçekleştirilir. Bu dosyalar, sanık açısından özgürlüğün kalıcı olarak yitirilmesi, mağdur ailesi açısından ise adaletin tecellisi anlamına gelen en yüksek gerilimli dosyalardır.
Bu süreçte Kadıköy ceza avukatı; olay yeri inceleme raporlarındaki çelişkileri yakalar, adli tıp kurumu (ATK) raporlarında ölümün kesin nedenini (Örn: Failin darbesi mi yoksa kronik bir hastalık mı?) irdeler, swap (barut artığı) analizlerini kontrol eder. Olayda meşru müdafaa sınırlarının aşılıp aşılmadığını, haksız tahrik oluşturan ilk haksız hareketin kimden geldiğini ve kastın yöneldiği neticeyi (yaralama/öldürme) netleştirerek adil bir yargılama yapılması için hayati bir savunma köprüsü kurar.

Hayır. Sizin kastınız kişiyi yaralamaktır, öldürmek değildir. Ancak attığınız yumruk neticesinde ölüm meydana geldiği için eyleminiz TCK m. 87/4 uyarınca “Kasten Yaralama Sonucu Ölüme Neden Olma” suçunu oluşturur. Cezası, olayın özelliklerine göre 8 yıldan 16 yıla kadar hapistir.
Kırmızı ışıkta bilerek geçmek ve hız yapmak gibi ağır kural ihlallerinde Yargıtay, failin “biri ölürse ölsün” mantığıyla hareket ettiğini kabul ederek eylemi Olası Kastla Öldürme sayabilmektedir. Olası kast durumunda müebbet hapis cezası yerine 20 yıldan 25 yıla kadar hapis cezasına hükmedilir. Basit kuralsızlıklarda ise suç “Taksirle Ölüme Neden Olma” olur.
TCK m. 62 uyarınca hakimin takdiri indirim (halk arasında iyi hal indirimi) yetkisi vardır. Sanığın duruşmadaki tutumu, geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları göz önünde bulundurularak müebbet hapis cezası 25 yıl hapis cezasına indirilebilir. Ancak her pişmanım diyene bu indirim otomatik olarak verilmez.
Hayır. Kasten öldürmeye teşebbüs suçunun alt sınırı 9 yıl hapistir. Kanunen 2 yıl ve altındaki hapis cezaları para cezasına çevrilebilir veya ertelenebilir. Dolayısıyla bu suç tipinde cezanın para cezasına çevrilmesi veya HAGB uygulanması hukuken imkansızdır.
Eşin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranarak aldatma eylemi içerisinde bulunması, Yargıtay uygulamalarında fail lehine haksız tahrik (TCK 29) nedeni olarak kabul edilmektedir. Bu durumda cezada yasal oranlarda indirim yapılır ancak eylem tamamen cezasız kalmaz.
Kasten öldürme suçları, CMK 100 uyarınca mutlak “katalog suçlar” listesindedir. Yasada öngörülen ceza miktarı (müebbet) çok yüksek olduğundan, kaçma ve delilleri karartma şüphesi kanunen var kabul edilir. Bu nedenle, meşru müdafaa olduğuna dair çok açık ve kesin bir kanıt olmadıkça, kasten öldürme davalarında sanıklar yargılama sonuna kadar tutuklu olarak yargılanırlar.
Hayır. Kasten öldürme şikayete bağlı bir suç değildir, doğrudan kamu adına savcılıkça takip edilir. Ailenin şikayetten vazgeçmesi veya sanığı affetmesi cezayı ortadan kaldırmaz ve sanığın tahliye edilmesini doğrudan sağlamaz. Ancak mahkeme aşamasında ailenin beyanları takdiri indirimlerde dolaylı bir etken olabilir.
Hayır, aksine aynı veya daha ağır şartlarda yargılanır. TCK m. 38 uyarınca başkasını suç işlemeye azmettiren kişi, suçun cezası ile cezalandırılır. Cinayeti planlayan ve tetikçiyi azmettiren kişi, azmettiren (fail gibi) sıfatıyla doğrudan müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alır.
TCK m. 32 uyarınca, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan akıl hastalarına ceza verilmez. Ancak bu kişiler salıverilmez; yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında (Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi) koruma ve tedavi altına alınırlar.
Kasten öldürme davaları, saniyelerin, milimetrik mermi giriş açılarının veya anlık psikolojik kırılmaların tartışıldığı davalardır. Uzman bir avukat; müvekkilinin öldürme kastı olmadığını (yaralama niyetinde olduğunu), ilk haksız hareketin karşı taraftan geldiğini (haksız tahrik) veya eylemin tamamen can güvenliğini koruma amaçlı (meşru müdafaa) olduğunu teknik delillerle ortaya koyarak müvekkilinin haksız yere ömür boyu hapis yatmasının önüne geçer.
Ceza Hukuku davaları son derece dikkat ve özen isteyen davalardır. İlaveten ispat yükü, delillerin değerlendirilmesi ve zamanaşımı sürelerine riayet edilmesi mühimdir. Dolayısıyla sorumluluk sahibi, alanında uzman avukatlar ile çalışmak asiller için isabetli olacaktır.
KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU olarak Ceza Hukuku kapsamında yer alan her nevi davada hukuki hizmet vermekteyiz. Web adresimizde yer alan iletişim yolları ile ofisimize ulaşabilirsiniz.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur. Taraflardan birine baro tarafından avukat tayin edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu ihtimalin gerçekleşebilmesi için birtakım şartların sağlanması gerekir.
Ceza Hukuku davaları için böylesi bir genelleme yapılamaz. Zira her dava için kendine has bir süreç yürür. Örneğin tek sanıklı ve hafif suç kapsamındaki davalar kısa sürede netice verirken, çok sanıklı ve kapsamlı bir araştırma gerektiren davalar çok daha uzun sürebilmektedir.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur.
Hukuk her ne kadar toplumumuzda sözel bir alan olarak kabul edilse de esasen bir satranç oyunundan farksızdır. Her adımda hesap, matematik, tedbir, strateji ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle sıradan bir yurttaşın vekil ile temsil edilmeksizin süreci yürütmesi imkansıza yakındır.
+90 (543) 249 85 82
info@ercankoseoglu.av.tr
Pzt-Cmt 8.00-20.00
Aşağıda yer alan iletişim kanalları aracılığı ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
