
Bilişim sistemlerine yetkisiz erişim, modern ceza hukukunun siber güvenlik alanındaki temel koruma kalkanıdır. Bir başkasının bilgisayarına, sunucusuna, sosyal medya hesabına veya herhangi bir bilişim cihazına izinsiz olarak girmek veya girilen sistemde kalmaya devam etmek Türk Ceza Kanunu’nun 243. maddesinde Bilişim Sistemine Girme Suçu olarak düzenlenmiştir.
Dijitalleşmenin merkezindeki İstanbul‘da; özellikle e-posta hackleme, sosyal medya hesabı ele geçirme, şirket sunucularına sızma veya izinsiz veri erişimi iddiaları yargının en teknik çalışma alanlarından biridir. İstanbul’un teknoloji odaklı iş hayatı ve yoğun dijital etkileşimiyle bilinen Kadıköy ilçe sınırlarında meydana gelen siber sızma vakalarına ilişkin tüm soruşturma ve kovuşturma süreçleri, yetki çevresi bakımından doğrudan Kartal Adliyesi (İstanbul Anadolu Adliyesi) Asliye Ceza Mahkemelerinde görülmektedir. Dijital delillerin (IP adresleri, log kayıtları, MAC adresleri) yorumlanması ve teknik savunma hazırlanması büyük bir titizlik gerektirdiğinden, bu süreçte uzman bir Kadıköy ceza avukatı ile çalışılması vazgeçilmezdir.
Bilişim sistemi; verileri toplayıp işleyen, depolayan ve ağlar üzerinden aktaran sistemler bütünüdür. Bir başkasının şifresini kırarak veya açıklarından yararlanarak bu sisteme girmek, bireyin dijital mahremiyetini ve sistemin güvenliğini hedef alan ağır bir ihlaldir.
1-) Bilişim Sistemine Girme Suçu Nedir? (TCK 243)
TCK m. 243 uyarınca; bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimse cezalandırılır.
2-) Sistemin Bozulması veya Verilerin Silinmesi
Eğer kişi sisteme girdikten sonra sadece “gözlem” yapmayıp, sistemin çalışmasını engeller, bozarsa, verileri yok eder veya değiştirirse, bu durumda TCK 244 (Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme) suçu oluşur ki bu suçun cezası daha ağırdır.
3-) Suçun Şikayet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma Durumu
4-) Bilişim Sistemine Girme Suçunun Cezası (TCK 243)
|
Eylemin Niteliği |
Ceza Miktarı |
|
Bilişim sistemine yetkisiz giriş (Temel Hal) |
1 yıla kadar hapis veya adli para cezası |
|
Sistemde kalmaya devam etme |
1 yıla kadar hapis |
|
Sistemin çalışmasını bozma / Verileri yok etme |
6 aydan 3 yıla kadar hapis |
|
Sistem üzerinde şifre/veri çalma (Nitelikli) |
Ceza yarı oranında artırılır |
4.1-) Cezayı Artıran Durumlar
Eğer sisteme giren kişi, bu sızma neticesinde sistemde bulunan şifre, kimlik veya banka bilgilerini ele geçirirse (TCK 243/3), suçun cezası yarı oranında artırılır. Bu durum çoğu zaman TCK 245 (Kredi kartı dolandırıcılığı) suçu ile birlikte değerlendirilir.
5-) Teknik Savunma: IP Çelişkileri ve Uzaktan Erişim
Mahkemelerde “IP adresinin” şüpheliye ait olması tek başına mahkumiyet için yeterli değildir. Modem şifresinin kırılarak veya açık bırakılarak başkaları tarafından kullanılması (Wi-Fi hırsızlığı), kötü amaçlı yazılımların (trojan/virüs) cihazı ele geçirmesi gibi durumlar sanığın lehine delil teşkil eder.
6-) Kadıköy Ceza Avukatının Teknik Savunmadaki Rolü
Bilişim davaları “bilişim imajı” adı verilen hard disk kopyalarının incelenmesine dayanır.
Uzman bir Kadıköy ceza avukatı;

Evet. Şifresini bilmeniz, o sisteme girme yetkinizin olduğu anlamına gelmez. Rızası dışında girmeniz TCK 243 kapsamında suçtur.
Hayır. VPN kullanmak veya farklı bir ağa bağlanmak başlı başına bilişim sistemine girme suçu değildir. Sistemin kendi güvenlik protokollerini aşarak içeriğine sızmanız gerekir.
Bu eylem tartışmalı olsa da Yargıtay uygulamalarında sadece internet erişimi için ağa bağlanmak, sistemin bütününe girmek kapsamında değerlendirilmeyebilir. Ancak sistemdeki dosyalara erişmeye çalışırsanız suç oluşur.
Evet, TCK 243/1 temel halinde şikayete tabidir. Şikayetten vazgeçme ile dava düşer.
Temel bilişim suçlarında tutuklama çok nadirdir. Ancak sistemdeki verileri yok edip büyük çaplı maddi zarara (banka dolandırıcılığı gibi) yol açtıysanız tutuklama gündeme gelebilir.
Yetkiniz olmayan bir sisteme teknik açıkla girmek doğrudan suçtur.
Savcılık dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir. Uzlaştırmacı tarafları arar. Anlaşma sağlanırsa sanık ceza almaz.
Derhal suç duyurusunda bulunmalı ve cihazınızın “adli kopyasının” alınarak incelenmesini talep etmelisiniz.
Evet, ceza miktarına göre HAGB veya erteleme mümkündür.
Dijital delillerin manipüle edilip edilmediğini teknik bilirkişi mütalaaları ile kanıtlayarak, savunmanızın bilimsel temele oturmasını sağlar.
Ceza Hukuku davaları son derece dikkat ve özen isteyen davalardır. İlaveten ispat yükü, delillerin değerlendirilmesi ve zamanaşımı sürelerine riayet edilmesi mühimdir. Dolayısıyla sorumluluk sahibi, alanında uzman avukatlar ile çalışmak asiller için isabetli olacaktır.
KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU olarak Ceza Hukuku kapsamında yer alan her nevi davada hukuki hizmet vermekteyiz. Web adresimizde yer alan iletişim yolları ile ofisimize ulaşabilirsiniz.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur. Taraflardan birine baro tarafından avukat tayin edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu ihtimalin gerçekleşebilmesi için birtakım şartların sağlanması gerekir.
Ceza Hukuku davaları için böylesi bir genelleme yapılamaz. Zira her dava için kendine has bir süreç yürür. Örneğin tek sanıklı ve hafif suç kapsamındaki davalar kısa sürede netice verirken, çok sanıklı ve kapsamlı bir araştırma gerektiren davalar çok daha uzun sürebilmektedir.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur.
Hukuk her ne kadar toplumumuzda sözel bir alan olarak kabul edilse de esasen bir satranç oyunundan farksızdır. Her adımda hesap, matematik, tedbir, strateji ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle sıradan bir yurttaşın vekil ile temsil edilmeksizin süreci yürütmesi imkansıza yakındır.
+90 (543) 249 85 82
info@ercankoseoglu.av.tr
Pzt-Cmt 8.00-20.00
Aşağıda yer alan iletişim kanalları aracılığı ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
