+90 (543) 249 85 82info@ercankoseoglu.av.tr

Kadıköy Resmi Belgede Yalan Beyan Suçu Avukatı

KADIKÖY RESMİ BELGENİN DÜZENLENMESİNDE YALAN BEYAN SUÇU AVUKATI

Devlet idaresinin istikrarı ve hukuki işlemlerin güvenliği, kamu görevlileri tarafından tutulan sicillerin, düzenlenen tutanakların ve belgelerin doğruluğuna bağlıdır. Bir kişinin, resmi bir belgeyi düzenleme yetkisine sahip kamu görevlisine gerçeğe aykırı beyanda bulunarak kendisi veya bir başkası adına doğru olmayan bir belgenin tanzim edilmesini sağlaması, Türk Ceza Kanunu kapsamında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu olarak müstakil bir suç tipi olarak düzenlenmiştir.

İstanbul gibi nüfus hareketliliğinin, ticari işlemlerin ve bürokratik başvuruların her saniye milyonları bulduğu bir mega kentte; adres değişiklikleri, nüfus-evlilik işlemleri, gümrük beyanları, araç tescil işlemleri veya noter huzurundaki beyanlar esnasında bu suç tipine sıklıkla rastlanmaktadır. Anadolu Yakası genelinde, özellikle nüfus müdürlükleri, tapu daireleri ve noterliklerin yoğun faaliyet gösterdiği Kadıköy bölgesinde bu suçlamayla açılan soruşturma ve asliye ceza davaları doğrudan Kartal Adliyesi (İstanbul Anadolu Adliyesi) yetki alanında görülmektedir. Beyanın hukuki niteliği, kamu görevlisinin bu beyanı tahkik (araştırma) yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı gibi davanın seyrini değiştirecek teknik detayların analizi için uzman bir Kadıköy ceza avukatı ile çalışılması son derece önemlidir.

 

1-) Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçu Nedir? (TCK 206)

TCK m. 206 uyarınca; bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunarak, belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesine neden olan kişi cezalandırılır.

Bu suçun sahtecilik suçlarından (TCK 204) en büyük farkı şudur: Fail, belge üzerinde fiziki bir tahrifat yapmaz, sahte imza atmaz veya sahte bir mühür basmaz. Belgeyi bizzat yetkili kamu görevlisi (Örn: Nüfus memuru, polis, noter) kendi eliyle ve yasal usulüne uygun olarak üretir. Ancak belgenin içeriğindeki bilgi, failin kamu görevlisini yanıltması nedeniyle maddi olarak gerçeğe aykırı hale gelir.

 

2-) Suçun Oluşması İçin En Kritik Şart: Kamu Görevlisinin “Beyanı Doğrulama” Yükümlülüğü

Yargıtay yerleşik içtihatlarında bu suçun oluşabilmesi için çok katı bir kriter aramaktadır: Kamu görevlisinin, failin beyanını hiçbir araştırma yapmaksızın doğrudan doğruya (olduğu gibi) resmi belgeye geçirmek zorunda olması gerekir.

  • Suçun Oluştuğu Durum: Nüfus müdürlüğüne giderek adres beyanında bulunurken, aslında hiç oturmadığınız bir adresi beyan ettiğinizde, memur bu beyanı doğruluğunu o an araştırmadan sisteme kaydeder. Belge düzenlendiği an suç oluşur.
  • Suçun Oluşmadığı Durum: Eğer kanun, kamu görevlisine failin beyanının doğruluğunu araştırma, inceleme ve delil toplama yükümlülüğü yüklemişse (Örn: Hakime, icra müdürüne veya bir ihaleyi yürüten memura yalan beyanda bulunulması), kamu görevlisi bu beyanı körü körüne belgeye geçirmek zorunda olmadığından TCK 206 suçu oluşmaz. Koşulları varsa “Yalan Tanıklık” veya “İftira” gibi başka suçlar gündeme gelebilir.

 

3-) Suçun Şikayet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma Durumu

  • Şikayet: Bu suç doğrudan kamunun ve devlet otoritesinin yanıltılmasını hedef aldığından şikayete tabi değildir. Savcılık ihbar veya tespit üzerine soruşturmayı resen başlatır.
  • Zamanaşımı: TCK 206 suçu için genel dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.
  • Uzlaştırma: Kamu güvenine karşı işlenen tüm suçlar gibi bu suç tipi de uzlaştırma kapsamında yer almaz.

 

4-) Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçunun Cezası

TCK m. 206 uyarınca; resmi belgenin düzenlenmesinde kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.

Seçimlik Yaptırım: Hakim, suçun işleniş biçimine ve sanığın durumuna göre hapis cezası veya adli para cezasından yalnızca birini seçer. Alt sınırı düşük (3 ay) bir suç olduğu için sabıkasız sanıklarda genellikle adli para cezası ya da Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmektedir.

 

5-) Asliye Ceza Mahkemesi Süreci ve Kadıköy Ceza Avukatının Önemi

Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun yargılaması Asliye Ceza Mahkemelerinde yürütülür. Kartal Adliyesi’ndeki yargılamalarda savunmanın ekseni genellikle; failin beyanının yalan olduğunu bilip bilmediği (kast unsuru) ve en önemlisi ilgili mevzuata göre kamu görevlisinin o beyanı araştırma ödevi bulunup bulunmadığı üzerine kurulur. Deneyimli bir Kadıköy ceza avukatı, yalan beyanın yapıldığı iddia edilen kurumun mevzuatını inceleyerek memurun tahkikat yükümlülüğü olduğunu ortaya koyabilir ve bu yolla müvekkili hakkında beraat kararı alınmasını sağlayabilir.

Önemli Not: Kadıköy, Ataşehir, Üsküdar veya Maltepe gibi İstanbul Anadolu Yakası ilçelerindeki noterliklerde, nüfus müdürlüklerinde ya da emniyet birimlerinde yapılan beyanlar üzerine açılan tüm TCK 206 davaları yetki çevresi yönünden münhasıran Kartal Adliyesi Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür.

Trafik çevirmesinde ehliyetim yanımda olmadığı için polise kardeşimin kimlik bilgilerini sözlü olarak söyledim, bu suçu işlemiş olur muyum?

Evet. Polisin o esnada tutacağı resmi tutanağa veya ceza makbuzuna kardeşinizin bilgilerinin (yalan beyanınız doğrultusunda) geçmesine neden olduğunuz için TCK 206 kapsamında yargılanırsınız. Ayrıca şartları oluşmuşsa TCK 268 uyarınca “Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçu da gündeme gelebilir.

Çocuğumu istediğim okula kaydettirmek için nüfus müdürlüğüne giderek Kadıköy'de akrabamın evinde oturuyormuş gibi adres beyanı verdim, cezası nedir?

Nüfus memurluğu adres beyanını o an doğrudan sisteme işler. Gerçeğe aykırı adres beyanında bulunarak resmi belgenin yalan beyanla düzenlenmesini sağladığınız için TCK 206 uyarınca 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası istemiyle Kartal Adliyesi’nde yargılanırsınız.

Noterde araç satışı yaparken parayı eksik almama rağmen memura "Paranın tamamını nakden aldım" dedim, bu suç olur mu?

Hayır. Bu durum borçlar hukuku ve sözleşme serbestisi kapsamında bir irade beyanıdır. Noter sizin paranızı alıp almadığınızı kontrol etmekle yükümlü değildir, sadece beyanınızı yazar. Ancak bu durum idari veya cezai anlamda TCK 206 suçunu oluşturmaz; sadece ilerleyen süreçte paranızı alamadığınızı iddia etmenizi zorlaştırır (hukuki ispat külfeti yaratır).

Karakolda şüpheli veya sanık olarak ifade verirken yalan söylemek bu suçu oluşturur mu?

Hayır. Sanığın veya şüphelinin “kendisini suçlamama” ve “savunma yapma” hakkı vardır. Karakolda veya mahkemede bir şüphelinin suçtan kurtulmak amacıyla yalan beyanda bulunması (başkasına iftira atmadığı sürece) TCK 206 suçunu oluşturmaz. Ancak “tanık” olarak yalan söylenirse “Yalan Tanıklık” suçu oluşur.

Beyanda bulunurken bilmeyerek yanlış bilgi verdim, yine de ceza alır mı mıyım?

Bu suç ancak kastla işlenebilir. Eğer verdiğiniz bilginin yanlış olduğunu bilmiyorduysanız ve iyi niyetliyseniz, suçun manevi unsuru (kasıt) oluşmadığı için ceza almazsınız.

Yalan beyan suçu adli sicil kaydına (sabıkaya) işler mi?

Evet. Mahkeme davanın sonucunda adli para cezası veya hapis cezası verir ve bu karar kesinleşirse sabıka kaydınıza işlenir. Ancak mahkeme HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) kararı verirse, ceza 5 yıl boyunca sabıkanızda görünmez.

Kurum durumu fark edip belgeyi iptal ettiyse suç ortadan kalkar mı?

Hayır. Kamu görevlisi yalan beyanınız doğrultusunda gerçeğe aykırı resmi belgeyi düzenlediği veya sisteme onay verdiği an suç tamamlanmış olur. Sonradan hatanın fark edilip belgenin iptal edilmesi suçu ortadan kaldırmaz, ancak ceza miktarında takdiri indirim nedeni olabilir.

Bu suçtan alınan hapis cezası ertelenebilir mi?

Evet. Suçun üst sınırı 2 yıl hapis olduğu için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmaması ve mahkemede olumlu bir kanaat uyandırması halinde hapis cezasının ertelenmesi mümkündür.

Kadıköy'de bir kamu görevlisiyim, önüme gelen kişinin yalan beyanda bulunduğunu anladım ne yapmalıyım?

İşlemi derhal durdurmalı, durumu tespit eden bir tutanak hazırlamalı ve bağlı bulunduğunuz kurum amirliği vasıtasıyla ya da doğrudan Kartal Adliyesi Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmalısınız.

Yalan beyan suçu uzlaşmaya tabi midir? Kurumla helalleşirsek dava düşer mi?

Hayır. Bu suç kamu güvenine karşı işlendiği için uzlaştırma prosedürüne tabi değildir. İşlemi yapan kurumun (Örn: Nüfus müdürlüğünün) şikayetçi olmaması veya sonradan vazgeçmesi davanın düşmesini sağlamaz, yargılama kamu adına devam eder.

CEZA HUKUKU AVUKATI NASIL SEÇİLİR?

Ceza Hukuku davaları son derece dikkat ve özen isteyen davalardır. İlaveten ispat yükü, delillerin değerlendirilmesi ve zamanaşımı sürelerine riayet edilmesi mühimdir. Dolayısıyla sorumluluk sahibi, alanında uzman avukatlar ile çalışmak asiller için isabetli olacaktır.

CEZA HUKUKU AVUKATINA NASIL ULAŞABİLİRİM?

KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU olarak Ceza Hukuku kapsamında yer alan her nevi davada hukuki hizmet vermekteyiz. Web adresimizde yer alan iletişim yolları ile ofisimize ulaşabilirsiniz.

CEZA HUKUKU İÇİN MAHKEME AVUKAT VERİR Mİ?

Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur. Taraflardan birine baro tarafından avukat tayin edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu ihtimalin gerçekleşebilmesi için birtakım şartların sağlanması gerekir.

CEZA HUKUKU DAVALARI NE KADAR SÜRER?

Ceza Hukuku davaları için böylesi bir genelleme yapılamaz. Zira her dava için kendine has bir süreç yürür. Örneğin tek sanıklı ve hafif suç kapsamındaki davalar kısa sürede netice verirken, çok sanıklı ve kapsamlı bir araştırma gerektiren davalar çok daha uzun sürebilmektedir.

CEZA HUKUKU DAVALARINDA AVUKAT İLE ÇALIŞMAK ZORUNLU MU?

Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur.

CEZA HUKUKU DAVALARINDA AVUKAT İLE ÇALIŞMANIN FAYDALARI NELERDİR?

Hukuk her ne kadar toplumumuzda sözel bir alan olarak kabul edilse de esasen bir satranç oyunundan farksızdır. Her adımda hesap, matematik, tedbir, strateji ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle sıradan bir yurttaşın vekil ile temsil edilmeksizin süreci yürütmesi imkansıza yakındır.

İletişim Bilgileri

+90 (543) 249 85 82

info@ercankoseoglu.av.tr

Pzt-Cmt 8.00-20.00

 

Ücretsiz Ulaşın

Aşağıda yer alan iletişim kanalları aracılığı ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.

  • +90 (543) 249 85 82
  • info@ercankoseoglu.av.tr
  • Pazartesi - Cumartesi // 08:00 - 20:00
  • Caferağa Mah. Şifa Sok. No:19 Kadıköy/İstanbul