
Türk Ceza Kanunu, çocukların cinsel gelişimlerini ve beden bütünlüklerini korurken yaş gruplarına göre kademeli bir koruma sistemi öngörmüştür. 15 yaşını doldurmuş ancak henüz 18 yaşını tamamlamamış olan (15-18 yaş aralığındaki) gençlerin cinsel nitelikteki kararları hukuken cinsel istismar suçundan farklı bir zeminde ele alınır. Bu yaş grubundaki bir çocukla, herhangi bir cebir, tehdit, hile veya iradeyi sakatlayan bir durum olmaksızın, tamamen kendi rızasıyla cinsel ilişkide bulunulması Türk Ceza Kanunu’nun 104. maddesinde reşit olmayanla cinsel ilişki suçu olarak düzenlenmiştir. Bu suç, cinsel istismardan farklı olarak cinsel özgürlüğün suiistimal edilmesini ve toplumsal ahlak normları ile aile yapısının korunmasını hedefler.
İstanbul gibi genç nüfusun, sosyal etkileşimin ve dijital flört uygulamalarının son derece yaygın olduğu bir metropolde, reşit olmayanla cinsel ilişki iddiaları adli takvimde önemli bir yer tutar. Anadolu Yakası’nın kültürel, eğlence ve eğitim merkezi konumundaki Kadıköy ilçe sınırlarında; liseli gençler, üniversiteye hazırlanan öğrenciler veya akranlar arasında yaşanan, başlangıçta rızaya dayalı olan ancak sonradan ailelerin öğrenmesiyle adliyeye intikal eden vakalar sıkça karşımıza çıkmaktadır. Kadıköy’de gerçekleşen reşit olmayanla cinsel ilişki iddialarına ilişkin soruşturma ve kovuşturma süreçleri, yetki çevresi bakımından doğrudan Kartal Adliyesi (İstanbul Anadolu Adliyesi) Asliye Ceza Mahkemelerinde yürütülmektedir. Mağdurun yaşının tam tespiti (kemik yaşı), rızanın fiili mevcudiyeti, tarafların birbirinin yaşını bilip bilmediği (hata hükümlerinin uygulanması) gibi teknik detayların mahkemede doğru savunulması için uzman bir Kadıköy ceza avukatı rehberliğinde hareket edilmesi son derece kritiktir.
1-) Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Nedir? (TCK 104)
TCK m. 104 uyarınca; cebir, tehdit ve hile olmaksızın, 15 yaşını bitirmiş olan bir çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine cezalandırılır. Bu suçun oluşabilmesi için üç temel şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir:
2-) Yaşta Hata (TCK 30) ve Akran İlişkileri
Bu suç tipinde mahkemelerin en çok karşılaştığı savunma “yaşta hata” kurumudur. Fail, cinsel ilişkide bulunduğu kişinin 18 yaşından büyük olduğunu sanıyorsa ve mağdur da fiziki görünümü, beyanları veya sosyal medya profilleriyle kendisini reşit olarak tanıtmışsa, TCK m. 30/1 uyarınca “Suçun maddi unsurlarında kaçınılmaz bir hataya düşen kişi bu hatasından yararlanır” hükmü gereğince sanık hakkında beraat kararı verilebilir.
3-) Suçun Şikayet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma Durumu
4-) Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunun Cezası (TCK 104)
Kanun, fail ile mağdur arasındaki ilişkiye ve mağdurun durumuna göre cezayı kademelendirmiştir:
|
Eylemin Niteliği |
Ceza Miktarı |
Takip Şartı |
|
Suçun Temel Hali (TCK 104/1) |
2 yıldan 5 yıla kadar hapis |
Mağdurun Şikayetine Tabi |
|
Evlenme Yasağı Olan Kişiyle İlişki (TCK 104/2) |
10 yıldan 15 yıla kadar hapis |
Resen (Şikayet aranmaz) |
|
Evlat Edinen/Vasi Tarafından İşlenmesi (TCK 104/3) |
10 yıldan 15 yıla kadar hapis |
Resen (Şikayet aranmaz) |
4.1-) Cezayı Artıran Nitelikli Durumlar
Suçun; aralarında evlenme yasağı bulunan bir kişiyle (Örn: Amca, dayı, yeğen vb.) veya evlat edinen, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı gibi çocuk üzerinde nüfuz sahibi kişiler tarafından işlenmesi halinde şikayet şartı ortadan kalkar ve ceza 10 yıldan 15 yıla kadar hapis olarak en ağır şekilde uygulanır.
5-) Yargılamada “Cinsel İlişki” Boyutunun ve Yaşın Tespiti
Kartal Adliyesi mahkemelerindeki yargılamalarda iki husus davanın kaderini belirler:
6-) Kadıköy Ceza Avukatının ve Savunmanın Stratejik Önemi
Reşit olmayanla cinsel ilişki davaları, genellikle gençlerin ailelerinin durumu öğrenmesi üzerine baskı yapması neticesinde, gençlerin korkarak “zorla oldu” demesiyle cinsel istismar (TCK 103) davası olarak başlar. Ancak uzman bir Kadıköy ceza avukatı; taraflar arasındaki geçmişe dönük tüm WhatsApp yazışmalarını, Instagram mesajlarını, fotoğraf paylaşımlarını ve buluşma geçmişlerini mahkemeye sunarak eylemin tamamen rızaya dayalı olduğunu, cebir ve tehdit bulunmadığını ortaya koyar.
Böylelikle dosyanın niteliği ağır cezalık istismardan, şikayete tabi reşit olmayanla cinsel ilişki suçuna dönüştürülebilir. Eğer mağdur duruşmada şikayetçi olmadığını beyan ederse dava düşer, şikayetçi olsa bile yaşta hata veya rıza olguları teknik olarak işlenerek sanığın beraat etmesi, HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) alması veya en az hasarla süreci atlatması sağlanır.

Evet. 15-18 yaş grubundaki çocukların rızası cinsel istismar suçunu engellese de, TCK 104 kapsamında reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturur. 16 yaşındaki genç kız veya erkek şikayetçi olduğu takdirde, 22 yaşındaki kişi hakkında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılır.
Kanunda suçun faili için “reşit olma” şartı aranmamıştır. Dolayısıyla teorik olarak her iki taraf da 15-18 yaş arasında (akran) olsa dahi, taraflardan birinin şikayetçi olması halinde diğer taraf hakkında çocuk mahkemesinde TCK 104’ten dava açılabilir. Ancak uygulamada akran ilişkilerinde ceza sorumluluğu ve kast unsurları mahkemelerce çok daha esnek ve himayeci değerlendirilir.
Bu suçta şikayet hakkı sadece mağdurun kendisine aittir. Ailenin (anne/babanın) tek başına şikayetçi olması davayı açmaya yetmez. Karakolda veya Kartal Adliyesi’nde ifadesi alınan 16 yaşındaki çocuk “Ben kendi rızamla yaşadım, şikayetçi değilim” derse savcılık doğrudan takipsizlik kararı verir. Ancak çocuk ailesinin baskısıyla “Şikayetçiyim” derse dava açılır.
Eğer kızın kendisini 19 yaşında tanıttığına dair mesaj ekran görüntüleri, profil bilgileri veya tanık beyanları varsa, uzman avukatınız aracılığıyla mahkemeye “Yaşta Hata” (TCK m. 30) savunması yapmalısınız. Hataya düşmenizde kusurunuz yoksa ve karşı taraf kasıtlı olarak yaşını gizlediyse beraat kararı alabilirsiniz.
Evet. TCK 104/1 maddesindeki suçun temel hali şikayete bağlı bir suçtur. Soruşturma veya kovuşturma (mahkeme) aşamasının sonuna kadar mağdur şikayetinden vazgeçtiğini beyan ederse dava düşer ve sanık ceza almaz. Ancak suç akrabaya veya vasiye karşı işlenmişse (nitelikli hal) şikayetten vazgeçme davayı düşürmez.
Suçun temel hali (TCK 104/1) CMK 100’deki katalog suçlardan değildir ve rızaya dayalıdır. Bu nedenle soruşturma aşamasında sanığın tutuklanması çok nadirdir; genellikle adli kontrol kararı verilir. Ancak olay başta “Zorla tecavüz / İstismar” iddiasıyla şikayet edilmişse sanık tutuklanabilir, sonradan rıza ortaya çıkarsa tahliye edilir.
Suçun temel halinin cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapistir. Eğer mahkeme alt sınırdan uzaklaşmadan 2 yıl hapis cezası verir ve sanığın sabıkası yoksa, duruşmadaki iyi hali de gözetilerek HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) veya Erteleme kararı verilebilir. Bu durumda sanık cezaevine girmez.
Hayır. Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun cezalandırılabilmesi için tıp ve hukuk literatürüne uygun anlamda tam bir cinsel ilişkinin gerçekleşmesi şarttır. Yüzeysel yakınlaşmalar, sürtünme yoluyla yaşananlar veya öpüşmeler bu suçun unsurlarını oluşturmaz. Adli tıp raporu da bu durumu doğrularsa beraat verilir.
Türk Ceza Kanunu’nda reşit olmayanla cinsel ilişki sonucunda gebelik oluşması cezayı artıran nitelikli bir hal olarak düzenlenmemiştir. Ceza yine temel madde üzerinden tayin edilir. Ancak toplumsal ve ailevi dinamikler nedeniyle bu durum şikayetin geri çekilmesini zorlaştırabilir veya aileleri evliliğe yönlendirebilir.
Bu davalar genellikle “İstismar mı (Zorla mı)?” yoksa “Reşit olmayanla cinsel ilişki mi (Rızayla mı)?” ikilemi arasında gidip gelir. Kadıköy ceza avukatı; gençlerin kendi aralarındaki sevgi bağını, rızayı gösteren dijital delilleri mahkemeye doğru usulle sunarak sanığın haksız yere 15-20 yıl gibi ağır istismar cezaları almasını engeller ve hukuki sınırların doğru çizilmesini sağlar.
Ceza Hukuku davaları son derece dikkat ve özen isteyen davalardır. İlaveten ispat yükü, delillerin değerlendirilmesi ve zamanaşımı sürelerine riayet edilmesi mühimdir. Dolayısıyla sorumluluk sahibi, alanında uzman avukatlar ile çalışmak asiller için isabetli olacaktır.
KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU olarak Ceza Hukuku kapsamında yer alan her nevi davada hukuki hizmet vermekteyiz. Web adresimizde yer alan iletişim yolları ile ofisimize ulaşabilirsiniz.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur. Taraflardan birine baro tarafından avukat tayin edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu ihtimalin gerçekleşebilmesi için birtakım şartların sağlanması gerekir.
Ceza Hukuku davaları için böylesi bir genelleme yapılamaz. Zira her dava için kendine has bir süreç yürür. Örneğin tek sanıklı ve hafif suç kapsamındaki davalar kısa sürede netice verirken, çok sanıklı ve kapsamlı bir araştırma gerektiren davalar çok daha uzun sürebilmektedir.
Ceza Hukuku davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur.
Hukuk her ne kadar toplumumuzda sözel bir alan olarak kabul edilse de esasen bir satranç oyunundan farksızdır. Her adımda hesap, matematik, tedbir, strateji ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle sıradan bir yurttaşın vekil ile temsil edilmeksizin süreci yürütmesi imkansıza yakındır.
+90 (543) 249 85 82
info@ercankoseoglu.av.tr
Pzt-Cmt 8.00-20.00
Aşağıda yer alan iletişim kanalları aracılığı ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
