
Boşanma Davası, Aile Hukukunun temel davalarından biridir. Yasa koyucu bakımından esas olan evlilik birliğini ayakta tutmak olsa da boşanma hususu da kanunlarımızda titizlikle düzenlenmiştir. Bu doğrultuda anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma olmak üzere iki temel boşanma türünün bulunduğunu ifade etmek yanlış olmaz.
Kadıköy “KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU” olarak Boşanma Davası kapsamında müvekkillerimize hizmet vermekteyiz.
Hizmet Bölgeleri İstanbul: Adalar, Arnavutköy, Ataşehir, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bakırköy, Başakşehir, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beykoz, Beylikdüzü, Beyoğlu, Büyükçekmece, Çatalca, Çekmeköy, Esenler, Esenyurt, Eyüpsultan, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kadıköy, Kağıthane, Kartal, Küçükçekmece, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sarıyer, Silivri, Sultanbeyli, Sultangazi, Şile, Şişli, Tuzla, Ümraniye, Üsküdar, Zeytinburnu
Hizmet Bölgeleri Ankara: Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Keçiören, Mamak, Yenimahalle
Aile kavramı, hukuk sistemimizin üzerine titrediği bir kavram olarak öne çıkmaktadır. Yasa koyucu her nevi düzenlemesinde aile kavramının kutsiyetini göz önünde bulundurmuştur. Zira esas olan aile kurumunun ayakta tutulmasıdır.
Yasalarımız her ne kadar aile kurumunu ayakta tutmaya gayret etse de aile kurumunun tarafları arasında pek çok hukuki ihtilaf ortaya çıkabilmektedir. Bu ihtilafların çözümü de yine yasalar ile mümkündür.
Boşanma davası en temel hali ile evlilik birliğinin sona ermesidir. Ancak bu süreç ifade olunduğu kadar basit değildir. Zira tarafların ve özellikle müşterek çocuklarının haklarının gözetilmesi ve korunması gerekmektedir.
Her bir boşanma davası kendisine has bir süreci barındırmaktadır. Dolayısıyla bu durumu kabul edip buna göre hareket etmek gerekir. Ancak böylesi bir bakış açısı ile hakkaniyetli bir neticeye varmak mümkün olacaktır.
Kadıköy Boşanma Davası Avukatları olarak, ifade olunan Boşanma Davalarında müvekkillerimize hizmet vermekteyiz. Paylaşılan link ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Aile Hukuku, esasen aile kavramının kapsamına giren her türlü hukuki durumu ifade eder. Bu kapsamın sınırları ve esasları yasalar ile belirlenmiştir.
Aile Hukuku davaları ile evliliğin taraflarının hakları tespit edilir ve korunur. İlaveten tarafların müşterek çocuklarının hakları da Aile Hukukunun temel ilgi alanıdır. Bu doğrultuda yasa koyucu, evlilik birliğinin sağlıklı bir şekilde kurulmasının yanı sıra, evliliğin makuliyet ölçüsünde sonlandırılmasını da özenle düzenlemiştir.
Boşanma davası temel dava olarak ele alınsa da esasen birçok sürecin senkronize yürütülmesi elzemdir. Bilhassa velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı konuları boşanmadan ayrı düşünülemez. Dolayısıyla bu nevi davaları daha kapsamlı düşünüp ona göre bir strateji belirlemek mühimdir.
Kadıköy Boşanma Davası Avukatları olarak, ifade olunan Boşanma Davalarında müvekkillerimize hizmet vermekteyiz. Paylaşılan link ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Aile Hukuku kapsamında en sık görülen dava tipi boşanma davalarıdır. Boşanma davaları ise iki türlüdür. Bunlardan ilki anlaşmalı boşanma davasıdır.
Bu nevi boşanma davasında taraflar arasındaki diyalog köprüsü hala ayaktadır ve taraflar ortak bir zeminde buluşmayı başarabilmiştir.
Anlaşmalı boşanma davasında, avukatların hazırlayacağı bir protokol üzerinde taraflar uzlaşmaya varır ve protokol mahkemeye sunulur. Hazırlanan protokol kapsamında dava neticelenir.
Anlaşmalı boşanma davalarının en önemli iki hususiyetinden ilki tarafların çok daha az yıpranmasıdır. Diğer bir hususiyet ise yargılamanın çok daha kısa sürmesidir.
Zina yani aldatma sebebiyle boşanma, çekişmeli boşanma davası sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sebep yasalarca özel sebep olarak kategorize edilmiştir.
Yasa koyucu zinayı mutlak bir boşanma sebebi olarak kabul etmiştir. Zira bu hususun sadakat yükümlülüğünü açıkça ihlal ettiği sabittir.
Zinayı ispat eden eş, başka hiçbir hususa ihtiyaç duymaksızın boşanma hakkını elde eder. Ancak zinanın bir boşanma sebebi olarak kabul edilebilmesinin de belirli şartları vardır.
–Zina fiilinin evlilik birliği devam ederken gerçekleşmesi
–Eşlerden birinin üçüncü bir kişi ile cinsel ilişkiye girmesi
–Zina fiilinin öğrenilmesinden itibaren 6 ay içinde dava açılması
–Aldatılan eşin aldatan eşi affetmemiş olması
Zina fiilinin ispatı ise en mühim konudur. Bu bakımdan ispat için aşağıdaki yollar kullanılabilmektedir.
–Tanık beyanları
–Arama kayıtları, mesajlar ve e-postalar
–Otel kayıtları ve kamera görüntüleri
–Sosyal medya paylaşımları
Zinanın şartları sağlanıyorsa ve zina fiili ispatlanmışsa boşanma kararı kaçınılmazdır.
Zina sebebiyle boşanma davasında aldatılan eşin maddi ve manevi tazminat hakkı da saklıdır.
Hayata kast sebebiyle boşanma, çekişmeli boşanma davası sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sebep yasalarca özel sebep olarak kategorize edilmiştir.
Eşlerden biri diğerinin hayatına kast ettiği takdirde bu hususun ispatlanmış olması boşanma için yeterlidir. Bu durumda evlilik birliğinin sarsılmış olup olmamasına bakılmaz.
Hayata kast birkaç farklı şekilde gerçekleşebilir. Eşlerden biri diğerini açıkça öldürmeye teşebbüs edebileceği gibi intihara da sürükleyebilir. Her iki durum da aynı sonucu doğurur.
Suç işleme sebebiyle boşanma, çekişmeli boşanma davası sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sebep yasalarca özel sebep olarak kategorize edilmiştir.
Yasa koyucunun suç işlemekten kastı yüz kızartıcı suçlardır. Toplum tarafından kabul edilmeyen, şiddetle reddedilen suçlardır. Burada suçun mağduru eş değil, üçüncü bir kişidir. Ancak eş, bu durumdan utanç duymaktadır.
Haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle boşanma, çekişmeli boşanma davası sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sebep yasalarca özel sebep olarak kategorize edilmiştir.
Burada haysiyetsiz hayat sürme bakımından kabul edilen ortalama, toplumun değer yargılarıdır. Dolayısıyla burada ifade edilen eşin, toplumun genel ahlaki değerlerine aykırı bir hayat sürmesidir ve bu durumun diğer eş bakımından çekilmez bir hal almasıdır.
Yargılama makamı ekseriyetle haysiyetsiz hayat sürmede bir devamlılık aramaktadır. Dolayısıyla tek seferlik eylemler bu dava tipini sağlamaz.
Haysiyetsiz hayat sürmede mahkemenin geniş bir takdir hakkı vardır. Yargıç, toplumun değerlerini ve makuliyet ölçüsünü göz önünde bulundurarak kanaate varacaktır.
Terk sebebiyle boşanma, çekişmeli boşanma davası sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sebep yasalarca özel sebep olarak kategorize edilmiştir.
Evlilik birliği içerisinde esas olan eşlerin birlikte yaşamasıdır. Yasa koyucu aile birliğinin sağlanması için bu hususu elzem kabul etmektedir. Ancak istisnai haller saklıdır. Dolayısıyla eşlerden birinin ortak konutu terk etmesi bir boşanma sebebi olarak kabul edilmektedir.
Terk sebebiyle boşanma davası açılabilmesi için aşağıdaki şartların varlığı aranır.
–Ortak konutun terk edilmiş olması
–Terk eden eşin kusurlu olması
–Terk durumunun en az 6 ay sürmüş olması
–Terk eden eşe eve dönme çağrısı yapılması
–Çağrılan konutun elverişli olması
–Çağrının haklı ve samimi olması
–Çağrıya rağmen eşin eve dönmemesi
Yukarıdaki şartların varlığında terk sebebiyle boşanma davası açmak mümkündür.
Akıl hastalığı sebebiyle boşanma, çekişmeli boşanma davası sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sebep yasalarca özel sebep olarak kategorize edilmiştir.
Yasa koyucu bu başlıkta eş için hayatın çekilmez hale gelmesini dikkate almaktadır. Dolayısıyla eşlerden biri akıl hastalığına yakalanmışsa diğer eş hayatın kendisi için çekilmez hale geldiğini ileri sürerek boşanma davası açabilir.
Bu dava türünde en önemli nokta akıl hastalığının evlilik birliği sırasında ortaya çıkmış olmasıdır. Yani eş, evlenirken kişinin akıl hastalığını biliyorsa, evlendikten sonra bu sebeple boşanma davası açamaz.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma, çekişmeli boşanma davası sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sebep yasalarca genel sebep olarak kategorize edilmiştir.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, bir diğer adı ile şiddetli geçimsizlik hali adı üzerinde eşlerin artık bir arada bulunamama halini ifade eder. Bu nevi bir sebebin varlığında ortak hayatın sürdürülmesi çekilmez hale gelmiştir.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma davasının ikame edilebilmesi için aşağıdaki şartların varlığı aranır.
–Evlilik birliğinin temelinden sarsılması
–Ortak hayatın çekilemez hale gelmesi
–Davacının davalıdan daha kusurlu olmaması
Bu nevi boşanma sebebinde yine hakimin geniş bir yorumlama ve takdir hakkı vardır. Zira bu başlık çok geniştir ve sayısız örnek verilebilir. Dolayısıyla her somut olay kendi içerisinde değerlendirilmelidir ve boşanma şartlarının sağlanıp sağlanmadığına karar verilmelidir.
Ortak hayatın yeniden kurulamaması sebebiyle boşanma, çekişmeli boşanma davası sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sebep yasalarca genel sebep olarak kategorize edilmiştir.
Bu başlıkta işlenen süreçte çift fiilen ayrılmıştır veya birtakım süreçlerden geçmiştir ve yaşananlar neticesinde taraflar artık bir arada kalamamaktadır. Dolayısıyla söz konusu ayrılık hali artık sürekli hale gelmiştir ve ortak yaşam kaybolmuştur.
Ortak hayatın yeniden kurulamaması sebebiyle boşanma davasının şartları aşağıdaki gibi ifade edilebilir.
–Daha önce açılmış bir boşanma davası olmalı
–Boşanma talebi reddedilmiş olmalı, karar kesinleşmiş ve üzerinden bir yıl geçmiş olmalı
–Bir yıllık sürede ortak hayat kurulamamış olmalı
Yukarıda detaylıca izah edildiği üzere, boşanma için birçok sebep mevcuttur. Ancak her bir sebep kendi içerisinde özellikler barındırmaktadır. Her çeşit dava kendi şartlarını sağlamalıdır. Ancak bu ihtimalde davacı lehine sonuç elde edebilir. Aksi halde muhtemeldir ki dava reddedilecektir. Bu durumda davası reddedilen kişi yargılama giderlerine ve vekalet ücretine mahkum edilecektir. Bahse konu ret kararı esasa ilişkin olabileceği gibi usule ilişkin de olabilir.
Temel anlamda davanın kabulü, davacının lehine karar elde etmiş olmasını ifade eder. Davası kabul edilen davacı haklılığını ispat etmiş sayılır. Bu durumda mahkeme boşanmaya karar verir. Boşanma kararının kesinleşmesi ile birlikte taraflar yasalar önünde ayrılmış olur.
Birçok kez ifade ettiğimiz üzere, yasa koyucu için esas olan evlilik birliğinin devam etmesidir. Dolayısıyla evlilik birliğini ayakta tutacak her ihtimal yargıçlar tarafından gözetilmelidir.
Ayrılık kararı da tıpkı boşanma kararı gibi mahkemeler tarafından verilebilir. Boşanma amacıyla yargı makamına gelen tarafların halinden barışma ihtimalini sezen yargıç, boşanma yerine ayrılık kararı verebilir. Bu karar ile yargıç, taraflara evliliklerini kurtarmaları için süre tanımaktadır.
Mahkemenin takdir edeceği ayrılık süresi 1-3 yıl aralığında olmalıdır. Bu süre kararın kesinleşmesi ile işlemeye başlar. Ayrı geçecek bu sürece ilişkin nafaka ve velayet benzeri tedbirleri yargıç resen alır.
Bu başlık bakımından önemle ifade etmek gerekir ki tarafların boşanma arzularına karşı hakim ayrılık kararı verebilir. Ancak taraflar ayrılık kararı için mahkemeye başvurmuşsa hakim boşanma kararı veremez.
Nafaka davaları, aile mahkemelerinde sıkça karşımıza çıkan bir Aile Hukuku davası tipidir. Nafaka davalarının temel mantığı, evliliğin sona ermesi ile tarafların ekonomik olarak darlığa düşmesinin önüne geçilmesidir.
Nafaka, çocuk için talep edilebileceği gibi ekonomik olarak zor durumda olan eş için de talep edilebilir. Bu nafaka türleri birbirinden farklı olup değerlendirmeleri de farklıdır. Yaygın kullanımı iştirak nafakası ve yoksulluk nafakasıdır.
Yargılama aşamasında taraflardan birinin veya çocuğun ekonomik olarak zorluğa düşmemesi amacıyla da nafaka tayin edilebilmektedir. Bu nevi nafaka tedbir nafakası olarak ifade edilmektedir.
Nafaka davaları da tıpkı mal paylaşımı davaları gibi birtakım teknik hesaplara dayanır. Dolayısıyla avukatların ve yargıcın rolü son derece mühimdir.
Kadıköy Aile Hukuku kapsamında görülen işbu dava tipine ilişkin detaylı bilgi için paylaşılan linke tıklayabilirsiniz.
Aile Hukuku davalarının en temel üç davasından biri velayet davasıdır. Bu dava tipi boşanma davasının doğal sonucudur. Esasen ifade edilen boşanma neticesinde müşterek çocuğun hukuki durumudur.
Yasa koyucu boşanma aşamasında tarafların hukuki haklarını düzenlemiştir ve bu hakları gözetmektedir. Ancak yasa koyucunun esas olarak titizlendiği konu müşterek çocuğun durumudur. Dolayısıyla bu konuda hassasiyet üst seviyededir.
Velayetin tespit edilmesi her daim boşanmanın sonucu olarak ifade edilmez. Zira çocuk evlilik birliği içerisinde doğmamış olabilir.
Velayet davalarında pek çok ihtimal vardır ve bu ihtimaller titizlikle değerlendirilir. Verilecek karar bakımından esas olan ise her daim çocuğun menfaatidir.
Kadıköy Aile Hukuku kapsamında görülen işbu dava tipine ilişkin detaylı bilgi için paylaşılan linke tıklayabilirsiniz.
Aile Hukukunda üç temel dava tipi olduğundan daha evvel bahsetmiştik. Mal paylaşımı davaları bu temel davalardan biridir. Zira her boşanma davası mal paylaşımını da beraberinde getirir.
Taraflar evlenmeden önce veya evlilik sırasında malların akıbetine ilişkin bir mal rejimi seçebilir. Bu protokol doğrultusunda tarafların hakları tespit edilir. Ancak tarafların uzlaşmaya varamadığı ihtimalde bu anlaşmazlığı çözmek aile mahkemelerine düşer.
Hukukumuzda esas olan edinilmiş mallara katılma rejimidir. Taraflar arasında aksine bir anlaşma yoksa uyuşmazlık bu doğrultuda çözülür.
Mal paylaşımı davası birçok hesaplamaya dayanan teknik bir davadır ve bu yönü ile ele alınmalıdır. Aksi halde tarafların hak kaybına uğraması son derece muhtemeldir.
Kadıköy Aile Hukuku kapsamında görülen işbu dava tipine ilişkin detaylı bilgi için paylaşılan linke tıklayabilirsiniz.
Ziynet alacağı davası son derece spesifik bir davadır ve aile hukuku kapsamında görülür.
Evlilik birliğinin kurulması her ülke ve her kültür için özeldir. Ülkemizde bilindiği üzere pek çok adet ve seremoni gerçekleştirilmektedir. Bu süreçlerin hukuki olarak en mühimi düğün hediyeleri ve ziynet hediyeleri başlığıdır.
Taraflara evlilik aşamasında takılan altınlar, ziynetler ve yine taraflara hediye edilen birtakım hediyeler bu davanın konusunu oluşturmaktadır.
Ziynet alacağı davaları ekseriyetle kadınlar tarafından açılmaktadır zira yasalarımızın ve içtihatlarımızın bu yönde yaygın bir kabulü vardır. Ancak aynı içtihatlar birçok istisnaya da dikkat çekmektedir. Bu bakımından işbu içtihatların bilinmesi ve yargılama sürecinin bu doğrultuda kurgulanması önem arz etmektedir.
Kadıköy Aile Hukuku kapsamında görülen işbu dava tipine ilişkin detaylı bilgi için paylaşılan linke tıklayabilirsiniz.
Boşanma davaları yukarıda detaylıca izah edildiği üzere çeşitlidir. Ancak temel olarak anlaşmalı boşanma davası ve çekişmeli boşanma davası olarak ele alınabilir. Her iki dava türünün hususiyetleri yine yukarıda detaylıca izah edilmiştir.
Boşanma davalarında esas olan aile birliğinin ve eşlerin maddi manevi menfaatlerinin korunmasıdır. Dolayısıyla boşanma davalarının kamu yönü de bulunmaktadır. Bu hususiyet işbu davalara özel yargılama usullerini de beraberinde getirmektedir.
Mahkeme başkanı davayı en makul şekilde neticelendirebilmek için lüzumu halinde uzmanlardan faydalanabilir. Bu imkan yargılamanın her aşamasında mümkündür. İlaveten yargıç yargılamayı makul ve barışçıl yollarla çözmelidir. Bu doğrultuda bilhassa müşterek çocuk konusunda resen tedbirler alabilir.
Boşanma davalarında hem davanın açılış aşamasında hem de yargılama sırasında birçok mahkeme masrafı doğmaktadır. Davanın açılışında mahkeme masrafları ve harç giderleri söz konusu iken yargılama sırasında bilirkişi ücretleri ortaya çıkmaktadır. Bu masrafların karşılanması gerekmektedir.
Hukuk davalarında ekseriyetle bu masraflar davacı tarafından üstlenilmektedir. Zira yasa koyucu bu yaklaşımı hakkaniyetli bulmaktadır.
Yargılama sonunda davacı yan iddialarında haklı olduğunu ispatlar ve lehine karar alabilirse, yargılama giderleri haksız çıkan taraf üzerine bırakılacaktır. Bir başka ihtimalde yargıç, haklılık oranına göre bu masrafları pay edecektir.
Tarafların yargılamada avukat ile temsil edilmeleri halinde, kendi avukatları ile kuracakları ilişkide ödeyecekleri avukatlık ücretleri diğer tarafı ilgilendirmez ve istisnai haller dışında talep edilemez. Dava sonunda hükmedilen vekalet ücreti ise avukatın yasal hakkı olup asillerin bu ücrette hakkı yoktur.
Kural olarak boşanma davaları aile mahkemelerinde görülmektedir. Ancak istisnai olarak aile mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemeleri görevli kabul edilmektedir ve bahse konu davalara bakmaktadır.
Boşanma davalarında yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri aile mahkemesi veya eşlerin son altı ay boyunca ikamet ettikleri yer aile mahkemesidir.
Boşanma davalarının ücretlendirilmesi müvekkil ile müstakbel vekili arasındaki anlaşma ile şekillenir. Esas olan taraflar arasındaki anlaşmadır. Ancak bu anlaşma baro tarafından yıllık olarak tespit olunan tutardan az olamaz. Dolayısıyla tarafların kararlaştıracağı avukatlık ücreti baronun çizelgesinden fazla olabilir ancak daha az olamaz.
Hizmet Bölgeleri İstanbul: Adalar, Arnavutköy, Ataşehir, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bakırköy, Başakşehir, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beykoz, Beylikdüzü, Beyoğlu, Büyükçekmece, Çatalca, Çekmeköy, Esenler, Esenyurt, Eyüpsultan, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kadıköy, Kağıthane, Kartal, Küçükçekmece, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sarıyer, Silivri, Sultanbeyli, Sultangazi, Şile, Şişli, Tuzla, Ümraniye, Üsküdar, Zeytinburnu
Hizmet Bölgeleri Ankara: Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Keçiören, Mamak, Yenimahalle

Boşanma davaları son derece dikkat ve özen isteyen davalardır. İlaveten ispat yükü, delillerin değerlendirilmesi ve hak düşürücü sürelere riayet edilmesi mühimdir. Dolayısıyla sorumluluk sahibi, alanında uzman avukatlar ile çalışmak asiller için isabetli olacaktır.
KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU olarak boşanma davaları kapsamında yer alan her nevi davada hukuki hizmet vermekteyiz. Web adresimizde yer alan iletişim yolları ile ofisimize ulaşabilirsiniz.
Boşanma davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur. Taraflardan birine baro tarafından adli yardım kapsamında avukat tayin edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu ihtimalin gerçekleşebilmesi için birtakım şartların sağlanması gerekir.
Boşanma davaları için böylesi bir genelleme yapılamaz. Zira her dava için kendine has bir süreç yürür. Örneğin anlaşmalı boşanma davaları kısa sürede netice verirken çekişmeli boşanma davaları çok daha uzun sürebilmektedir.
Boşanma davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur.
Hukuk her ne kadar toplumumuzda sözel bir alan olarak kabul edilse de esasen bir satranç oyunundan farksızdır. Her adımda hesap, matematik, tedbir, strateji ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle sıradan bir yurttaşın vekil ile temsil edilmeksizin süreci yürütmesi imkansıza yakındır.
Evet mümkündür. Taraflar davanın her aşamasında boşanmaktan vazgeçebilir.
Evet mümkündür. Taraflar davanın her aşamasında anlaşmalı olarak boşanmaya karar verebilir.
Yargılama giderleri dava sonunda haksız çıkan tarafa yükletilir. Ancak somut olaya göre hakim, haksızlık oranına göre masrafları paylaştırabilir.
Avukatlık ücreti davanın tarafı ile avukat arasındadır. Bu ücret kural olarak karşı taraftan talep edilemez. Dava sonunda hükmedilen vekalet ücreti ise avukatın yasal hakkıdır. Davanın taraflarının bu ücrette bir hakkı yoktur.
Her iki taraf da boşanma davası açabilir. Ancak uygulamada genellikle daha az haksız olan tarafından ikame edilmektedir.
En hızlı boşanma yolu bir protokol hazırlamak suretiyle anlaşmalı boşanmadır.
Somut olaya göre hakim dava sürecinde ödenmesi için tedbir nafakasına hükmedebilir.
Erkeğin evlenmesinde bir engel yoktur. Ancak kadın için durum farklıdır. Kadın boşandıktan sonra hamile olma ihtimaline karşı 300 gün beklemelidir. Ancak doktor raporu ile hamile olmadığını ispat ederse evlenmesi için bir engel bulunmamaktadır.
Boşanan kadın, eşinin soyadını kullanmakta haklı ve makul bir gerekçesi olduğunu ispat edebilirse boşandıktan sonra da kocasının soyadını kullanmaya devam edebilir.
Boşanma davaları kural olarak Aile Mahkemelerinde görülür. Ancak Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi bu davalara bakar.
Bu durum önem arz etmez. Yargıçlar her ne kadar takdir hakkına sahip olsa da yasalar ile sıkı sıkıya bağlıdır.
Davanın tarafları avukat ile temsil edildiği takdirde duruşmaya katılmak zorunda değildir.
Boşanma davasında avukatla temsil zorunlu değildir. Dolayısıyla taraflar protokolü kendileri de hazırlayabilir. Ancak hukuki bir beceri gerektirdiğinden tavsiye edilmez.
Anlaşmalı boşanma davası hızlıca sonuçlanır. Protokol hazırlanmış ve mahkemeye sunulmuşsa. İlk duruşmada boşanma kararı verilmesi için bir engel yoktur.
Boşanma protokolü son derece önemlidir ve titizlikle hazırlanmalıdır. Bu protokol ile serbestçe birtakım hususlar düzenlenebilir. Nafaka, velayet, tazminat ve mal paylaşımı başlıca konulardır.
Zina, hayata kast, suç işleme, haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı, şiddetli geçimsizlik ve ortak hayatın yeniden kurulamaması.
Zina fiilinin evlilik birliği devam ederken gerçekleşmesi. Eşlerden birinin üçüncü bir kişi ile cinsel ilişkiye girmesi. Zina fiilinin öğrenilmesinden itibaren 6 ay içinde dava açılması. Aldatılan eşin aldatan eşi affetmemiş olması
Tanık beyanları, Arama kayıtları, mesajlar ve e-postalar, Otel kayıtları ve kamera görüntüleri, Sosyal medya paylaşımları
Boşanma kararı kesinleşene kadar evlilik birliğinin devam ettiği kabul edilir. Bu nedenle dava aşamasında gerçekleştirilen sadakatsizlikler de zina olarak kabul edilir.
Aldatılan eş, aldatan eşini affettiği anda zina sebebiyle boşanma davası açma hakkını kaybeder.
Aldatılan eş, aldatma fiilini öğrendiği andan itibaren 6 ay içerisinde zina sebebiyle boşanma davasını açmalıdır. Aksi halde bu hakkını kaybeder.
Sadakatsizliğin zina olarak kabul edilmesi için evlilik birliği içerisinde yapılmış olması gerekir. Dolayısıyla sözlülükte veya nişanlılıkta yapılan aldatmalar sebebiyle zina temelli boşanma davası açılamaz.
Aldatılan eş, mağduriyet oranında aldatan eşten maddi ve manevi tazminat talep edebilir.
Hayır. Aldatılan eş manevi tazminatı eşinden talep edebilir. Üçüncü bir kişi bu davanın tarafı olamaz.
Zina birçok açıdan yargı makamına tesir eder ve onlara fikir verir ancak zinanın varlığı kesin olarak velayeti tayin etmez. Somut olayda şartlar uygunsa aldatan eş de velayeti alabilir.
Zina ağır kusur kabul edilmektedir. Dolayısıyla daha kusurlu olan eş nafaka talep edemez.
Evet. Uyuşturucu satıcılığı yüz kızartıcı bir suçtur.
Hayır. Suç işleme sebebiyle boşanma davasında bahsedilen suçun yüz kızartıcı bir özellik taşıması beklenir. Trafik kazası bu kapsamda değerlendirilemez.
Yargı makamı haysiyetsiz hayat sürmede bir devamlılık aramaktadır. Bir seferlik eylemler bu davaya sebep olmaz. Ancak bir devamlılık varsa ve bahse konu eylem toplumun ahlak kurallarına aykırı ise sebebin varlığı kabul edilebilir.
Evet. Dilencilik haysiyetsiz yaşam sürme kapsamında değerlendirilmektedir.
Hayır. Burada önemli olan terk etme niyetidir. Evden ayrılan eşin terk etme niyeti yoksa bu davanın şartları sağlanmış olmaz.
Hayır. Daha kusurlu eş bu yola başvuramaz. Bu durum hakkaniyet ve samimiyet ile çelişir.
Hayır. Yargı makamının her bir somut olayda yorum ve takdir hakkı vardır. Bu örnek kabul görmeyecektir.
Evet. Akıl hastalığı evlilik birliği içinde gerçekleşmişse, sürekli ise ve hayatı çekilmez hale getiriyorsa boşanma davası açılabilir.
Hayır. Evlenmeden önce bilinen bir akıl hastalığı sebebiyle evlendikten sonra boşanma davası açılamaz. Akıl hastalığının evlilik birliği içerisinde gerçekleşmiş olması gerekir.
Ortak hayatın kurulamamasından sebeple boşanma davasının açılabilmesi için önceki davanın kesinleşmiş ve dolayısıyla kapalı olması gerekir.
Aynı şey değil. Boşanma evlilik birliğini son erdirir. Ayrılık kararı, hakimin taraflara evliliklerini kurtarmaları için verdiği bir süreden ibarettir.
Hayır. Yargı makamı talep edilenden fazlasına hükmedemez.
Boşanma davası, evli çiftlerin evlilik birliğini sonlandırabilmesi maksadıyla ikame edilir. Uygulamada çekişmeli boşanma ve anlaşmalı boşanma olarak karşımıza çıkmaktadır.
Nafaka davası, evliliğin sona ermesini müteakip eşlerin arasındaki ekonomik dengeyi gözetmek maksadıyla ikame edilir. Uygulamada karşımıza iştirak ve yoksulluk nafakası olarak çıkmaktadır. Detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.
Velayet davası, evlilik birliğinin sona ermesi ile oluşacak yeni durumda müşterek çocuğun hukuki akıbetini tesis etmek maksadıyla ikam edilir. Detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.
Aile konutu davası, evlilik birliği sona eren eşlerin müşterek konutunun akıbetine işbu dava ile karar verilir. Detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.
Mal paylaşımı davası, eşlerin evlilik birliği içerisinde edindikleri malların paylaşımına karar verebilmek maksadıyla ikame edilir. Detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.
Düğün takıları davası, evlilik sırasında eşlere takılan ziynet eşyanın akıbetine karar verebilmek maksadıyla ikame edilir. Detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.
Soybağının reddi davası, hukuki olarak baba statüsünde olan kişi ile çocuk arasındaki soy ilişkisinin sona erdirilmesi maksadıyla ikame edilir. Detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.
Çocuğu tanıma davası, çocuğun babası olduğunu iddia eden kişinin bu duruma yasal bir temel inşa edebilmesi maksadıyla ikame edilir. Detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.
Babalık davası, biyolojik baba olduğu iddia edilen kişiye karşı soy bağının tesis edilmesi maksadıyla ikame edilir. Detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.
Evlat edinme davası, kişi veya çiftlerin evlat edinmek istedikleri kişi ile hukuki soybağının kurulabilmesi maksadıyla ikame edilir. Detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.
+90 (543) 249 85 82
info@ercankoseoglu.av.tr
Pzt-Cmt 8.00-20.00
Aşağıda yer alan iletişim kanalları aracılığı ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Hizmet Bölgeleri İstanbul: Adalar, Arnavutköy, Ataşehir, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bakırköy, Başakşehir, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beykoz, Beylikdüzü, Beyoğlu, Büyükçekmece, Çatalca, Çekmeköy, Esenler, Esenyurt, Eyüpsultan, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kadıköy, Kağıthane, Kartal, Küçükçekmece, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sarıyer, Silivri, Sultanbeyli, Sultangazi, Şile, Şişli, Tuzla, Ümraniye, Üsküdar, Zeytinburnu
Hizmet Bölgeleri Ankara: Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Keçiören, Mamak, Yenimahalle
