
Kira Hukuku, temel olarak kiracı ile kiraya veren arasında meydana gelen hukuki uyuşmazlıkları konu alır diyebiliriz. Bu uyuşmazlıklar kiracıdan kaynaklanabileceği gibi kiraya verenden de kaynaklanabilir. Özellikle son yıllarda kira hukukuna ilişkin davalarda gözle görülür bir artış mevcuttur. Kira hukukuna ilişkin temel davalar, kira tespit davası, kira uyarlama davası ve tahliye davası olarak ifade edilebilir.
Kadıköy “KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU” olarak Kadıköy Kira Hukuku kapsamında ifade olunan dava türlerinde müvekkillerimize hizmet vermekteyiz.
Kira Hukuku, yasa koyucunun ve hukuk sisteminin üzerine titrediği bir alan olarak ifade edilebilir. Zira kira hukukunun temeli esasen insanın en doğal haklarından barınma hakkına dayanmaktadır. Dolayısıyla toplum nezdinde birçok tesiri vardır ve yasa koyucunun da çokça üzerinde durduğu bir alandır.
İdarenin görevi barınma sorununun hiçbir şekilde yaşanmaması için lüzumlu tedbirleri almaktır. Ancak her alanda olduğu gibi kira alanında da uyuşmazlıklar çıkmaktadır. Bu uyuşmazlıklar çok büyük ölçüde kiracı ile kiraya veren arasında meydana gelmektedir.
Kadıköy Kira Hukuku kapsamında pek çok dava türü mevcuttur. Ancak uygulamada karşımıza en çok çıkan kira hukuku davaları üç başlık altında toplanabilir. Bu dava türleri kira tespit davaları, kira uyarlama davaları ve tahliye davaları olarak tasniflenebilir.
Kira bedelinin tespit edilmesi davası, kira bedelinin mevcut piyasa koşullarına göre güncellenmesine imkan tanır.
Kadıköy Kira Bedelinin Tespit Edilmesi Davası Avukatları olarak, ifade olunan Kadıköy Kira Hukuku Davalarında müvekkillerimize hizmet vermekteyiz. Paylaşılan link ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Kira Hukuku, kiracı ile kiraya veren arasında meydana gelen her türlü uyuşmazlığı konu alır. Bu uyuşmazlıklar çok büyük ölçüde kiralanan hususundadır. Kira hukukunun konusu bir taşınmaz olabileceği gibi taşınır da olabilir. Dolayısıyla burada daha geniş düşünmek gerekir.
Uygulamada karşımıza en çok çıkan dava tipleri kira tespit davaları, kira uyarlama davaları ve tahliye davalarıdır. Kira tespit davaları, kiracının taşınmazda beşinci yılını doldurması ile açılır ve güncel kira bedelini tayin etmeye yarar. Kira uyarlama davası ise tespit davasının aksine olağan dışı bir durumun varlığını arar. İfade edildiği üzere beklenmedik olayların meydana gelmiş olması kira tutarının uyarlanmasını da gerektirebilir. Son olarak tahliye davaları kiracı ile kiraya veren arasındaki kira ilişkisini sonlandırmaya yöneliktir. Kiraya veren tarafından ikame edilen tahliye davaları birçok sebebe dayanabilir.
Kadıköy Kira Bedelinin Tespit Edilmesi Davası Avukatları olarak, ifade olunan Kadıköy Kira Hukuku Davalarında müvekkillerimize hizmet vermekteyiz. Paylaşılan link ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Kiracı, en basit tanımı ile belirli bir ücret karşılığında kiralanandan geçici süre ile faydalanan kişidir. Kiracı şahıs olabileceği şirket, kurum, kuruluş da olabilir.
Kiraya veren, en basit tanımı ile bir şeyin kullanımını ve o şeyden yararlanma hakkını kiracıya bırakan kişidir. Kiraya veren de tıpkı kiracı gibi kişi, şirket, kurum veya kuruluş olabilir. Ancak kiraya veren mutlaka malik olmak zorunda değildir.
Kiralanan, kiracı ile kiraya veren arasındaki ilişkinin konusu olarak ifade edilebilir. Kiralanan taşınmaz olabileceği gibi taşınır da olabilir.
Kira sözleşmesi, kiracı ile kiraya verenin, kiralanan şey üzerinde vardıkları mutabakatı ifade eder. Ekseriyetle uygulamada yazılı olarak yapılır. Ancak önemle ifade etmek gerekir ki böyle bir şart yoktur.
Kira sözleşmesi, kiracı ile kiraya veren arasında varılan uzlaşıdır. Bu sözleşme ile kiracı ve kiraya veren hem birtakım haklar edinir hem de birtakım sorumlulukların altına girer. Dolayısıyla kira sözleşmeleri son derece önemlidir. Uygulamada hazır taslaklar kullanılsa da bu durum hukukçular tarafından tavsiye edilmez. Zira kiracının da kiraya verenin de haklarını koruyacak olan yegane şey bahse konu sözleşmedir. Dolayısıyla kira sözleşmesinin hazırlanmasında, alanında uzman bir avukat ile çalışılması tavsiye olunur.
Kiracı ile kiraya veren arasında kira sözleşmesinin akdedilmesi ile kira ilişkisi vücut bulmuş olur. Bu sözleşme gereğince taraflar birtakım haklara sahip olurken, birtakım borçların ve sorumlulukların da altına girmiş olurlar.
Kiracı, kira sözleşmesinin imza edilmesiyle kiralananı kullanma ve ondan yararlanma imkanına sahip olur. Kira süresi dolmadan veya birtakım haklı sebepler olmadan kira ilişkisi sonlandırılamaz ve kiracı kiralanandan uzaklaştırılamaz. Bu husus barınma hakkı ile de yakından ilgilidir. Aynı şekilde kira sözleşmesinde uzlaşılan yıllık artış oranının üzerinde artış da yapılamaz. Bununla beraber kiracı, sözleşme ile kararlaştırılan şartlara uyum sağlamak zorundadır. Kiralanana gerektiği gibi özen göstermeli ve yasal kira artışlarını yapmalıdır. Komşuları ile iyi geçinmeli ve sözleşme ile açıkça izin verilmemişse alt kiradan uzak durmalıdır. Bu ve bunun gibi birçok hak ve sorumluluk sözleşme ile imza altına alınabilir.
Kiraya veren bakımından temel kazanım kira bedelidir. Kiraya veren kiralananı kiracıya teslim etmeli ve kullanımına sunmalıdır. Kiraya veren kira sözleşmesi ile bağlı olup kiracının huzur içinde kiralanandan faydalanmasını sağlamalıdır. Kiraya veren, kira tespit ve uyarlama davaları haricinde yasal artış oranları ile yetinmeli ve açıkça kararlaştırılmış ise alt kira hakkına rıza göstermelidir.
Kira bedelinin tespit edilmesi davası hem kiracı hem de kiraya veren tarafından açılabilir. Bir başka deyişle kira bedelinin tespit edilmesi davası ile kiracı bedelin düşürülmesini talep edebilecekken, kiraya veren bedelin artırılmasını talep edebilir.
Kiralanan üzerinde birden fazla kimse elbirliği ile mülkiyet hakkına sahipse o halde davayı da bu kimseler birlikte açmalıdır. Ancak istisnai olarak maliklerden birinin açmış olduğu davaya diğer malikler sonradan rıza gösterirse yargılama kaldığı yerden devam eder.
Kira bedelinin tespit edilmesi davasının netice verebilmesi için dava şartlarının sağlanmış olması gerekir. Bu şartlar aşağıdaki gibi ifade edilebilir.
–Tarafların üzerinde fikir birliğine vardığı bir kira sözleşmesi bulunmalıdır
–Davayı ikame eden taraf bakımından bir hukuki yarar bulunmalıdır
–5 yıllık kira süresi dolmuş olmalıdır
–Yazılı bildirim (İhtarname) yapılmalıdır
Yasa koyucu tarafından yapılan güncel düzenlemeler ile kira tespit davaları zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmıştır. Bir başka deyişle kira tespit davası açılmadan evvel arabuluculuk sürecinin yürütülmesi zorunludur. Arabuluculuk süreci tamamlanmadan ikame edilecek dava usulden reddedilecektir.
Kira bedelinin tespit edilmesi davası kapsamında tespit edilecek kira bedeli kural olarak ileriye dönüktür. Yani tespit edilecek bedel geçmişe etkili değildir. Ancak iki istisnadan birinin gerçekleşmesi halinde tespit edilen bedel geçmişe dönük olarak talep edilebilir.
Taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesinde, yeni kira dönemi için kira bedelinin artışına ilişkin bir hüküm varsa ve açılacak olan kira tespit davası yeni yılın sonuna kadar açılırsa, kurulacak hüküm yeni dönemi de kapsayacaktır.
Taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesinde, yeni dönem için kira bedelinin artışına ilişkin bir hüküm yoksa, bu durumda davacı yeni kira döneminden en az otuz gün önce kira tespit davasını açmış olmalıdır veya aynı tarihte kira bedelinin artırılacağına ilişkin bir ihtarname çekerek yeni dönemin sonuna kadar davayı ikame etmelidir. Bu durumda tespit edilecek bedel yeni kira dönemi için de geçerli olacaktır.
Günümüz itibariyle uygulamada ekseriyetle kira artışı bakımından tüketici fiyat endeksi (TÜFE) kullanılmaktadır. TÜFE endeksinin, enflasyon karşısında kira bedelini koruyacağı düşüncesi yaygın olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla bahse konu oranlar mahkemeler nezdinde de önem arz etmektedir ve tespit davalarında dikkate alınmaktadır.
Tespit davalarında davanın konusu esasen kiralananın bizzat kendisidir. Dolayısıyla taşınmazın fiziki durumu ve hususiyetleri son derece önemlidir. Taşınmazın fiziki durumu, bakımı, bulunduğu binanın özellikleri, avantajları ve dezavantajları, binanın yaşı ve taşınmazın imkanları kira bedelinin tespit edilmesinde önem arz eder. İlaveten taşınmazın bulunduğu çevre ve sosyal imkanlar da yine taşınmazın kira bedeline etki eder. Mahkeme, her yönü ile taşınmazı değerlendirecek ve takdirini bu doğrultuda yapacaktır.
Kira bedelinin tespit edilmesi davalarında mahkemeler için en önemli hususlardan biri de taşınmaza emsal teşkil edecek taşınmazların kira bedelleridir. Mahkemeler ekseriyetle bölgedeki emsal taşınmazların kira bedellerini tespit ederek bölgenin rayiç bedeline ulaşamaya gayret etmektedir.
Türk yargı sisteminin temel ayaklarından biri hakkaniyet hususudur. Bu husus mahkemenin yorumunu ve takdir hakkını ifade eder. Uygulamada kira bedelinin tespit edilmesi davalarında bu husus ekseriyetle eski kiracı lehine uygulanır. Bir başka deyişle mahkeme, tespit edilecek kira bedeli üzerinden kiracı lehine indirim yapar ve nihai kira bedelini takdir eder.
Kadıköy Kira Hukuku davaları yukarıda detaylıca izah edildiği üzere çeşitlidir. Bu dava türlerinden en önemlileri kira tespit davaları, kira uyarlama davaları ve tahliye davaları olarak ifade edilebilir.
Kira hukuku davalarında esas olan tarafların menfaatlerini korumaktadır. Kiracı, kiralananı kullanma ve ondan yararlanma hakkına sahipken, kiraya veren kira bedelini tahsil etme hakkına sahiptir. Ancak yine ifade edildiği üzere bu haklar, taraflara birtakım sorumluluklar da yüklemiştir.
Mahkeme başkanı davayı en makul şekilde neticelendirebilmek için lüzumu halinde uzmanlardan faydalanabilir. Bu imkan yargılamanın her aşamasında mümkündür. İlaveten yargıç yargılamayı makul ve barışçıl yollarla çözmelidir.
Barınma hakkı her ne kadar temel haklardan biri de olsa unutulmamalıdır ki kiraya verenin de doğrudan yasadan kaynaklanan hakları vardır. Dolayısıyla yargılama, bu bilinç ve sorumluluk ile yürümelidir.
Kadıköy Kira Hukuku davalarında da hem davanın açılış aşamasında hem de yargılama sırasında birçok mahkeme masrafı doğmaktadır. Davanın açılışında mahkeme masrafları ve harç giderleri söz konusu iken yargılama sırasında bilirkişi ücretleri ortaya çıkmaktadır. Bu masrafların karşılanması gerekmektedir.
Hukuk davalarında ekseriyetle bu masraflar davacı tarafından üstlenilmektedir. Zira yasa koyucu bu yaklaşımı hakkaniyetli bulmaktadır.
Yargılama sonunda davacı yan iddialarında haklı olduğunu ispatlar ve lehine karar alabilirse, yargılama giderleri haksız çıkan taraf üzerine bırakılacaktır. Bir başka ihtimalde yargıç, haklılık oranına göre bu masrafları pay edecektir.
Tarafların yargılamada avukat ile temsil edilmeleri halinde, kendi avukatları ile kuracakları ilişkide ödeyecekleri avukatlık ücretleri diğer tarafı ilgilendirmez ve istisnai haller dışında talep edilemez. Dava sonunda hükmedilen vekalet ücreti ise avukatın yasal hakkı olup asillerin bu ücrette hakkı yoktur.
Kadıköy Kira Hukuku davalarına Sulh Hukuk Mahkemesince bakılmaktadır.
Kadıköy Kira tespit davalarında davalının yerleşim yeri mahkemesi veya sözleşmenin ifa edildiği yer mahkemesidir yetkilidir.
Kadıköy Kira Bedelinin Tespit Edilmesi davalarının ücretlendirilmesi müvekkil ile müstakbel vekili arasındaki anlaşma ile şekillenir. Esas olan taraflar arasındaki anlaşmadır. Ancak bu anlaşma baro tarafından yıllık olarak tespit olunan tutardan az olamaz. Dolayısıyla tarafların kararlaştıracağı avukatlık ücreti baronun çizelgesinden fazla olabilir ancak daha az olamaz.

Kadıköy Kira Bedelinin Tespit Edilmesi davaları son derece dikkat ve özen isteyen davalardır. İlaveten ispat yükü, delillerin değerlendirilmesi ve hak düşürücü sürelere riayet edilmesi mühimdir. Dolayısıyla sorumluluk sahibi, alanında uzman avukatlar ile çalışmak asiller için isabetli olacaktır.
KÖSEOĞLU HUKUK BÜROSU olarak Kadıköy Kira Bedelinin Tespit Edilmesi kapsamında yer alan her nevi davada hukuki hizmet vermekteyiz. Web adresimizde yer alan iletişim yolları ile ofisimize ulaşabilirsiniz.
Kadıköy Kira Bedelinin Tespit Edilmesi davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur. Taraflardan birine baro tarafından adli yardım kapsamında avukat tayin edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu ihtimalin gerçekleşebilmesi için birtakım şartların sağlanması gerekir.
Kadıköy Kira Bedelinin Tespit Edilmesi davaları için böylesi bir genelleme yapılamaz. Zira her dava için kendine has bir süreç yürür. Ancak tespit davalarının diğer davalara göre daha hızlı netice verdiğini söylemek yanlış olmaz.
Kadıköy Kira Bedelinin Tespit Edilmesi davalarında kural olarak vekil ile temsil zorunluluğu yoktur. Ancak tarafların bir hak kaybına uğramaması için alanında uzman avukatlar ile çalışması tavsiye olunur.
Hukuk her ne kadar toplumumuzda sözel bir alan olarak kabul edilse de esasen bir satranç oyunundan farksızdır. Her adımda hesap, matematik, tedbir, strateji ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle sıradan bir yurttaşın vekil ile temsil edilmeksizin süreci yürütmesi imkansıza yakındır.
Kira tespit davası kiraya veren veya kiracı tarafından açılabilir. Bir başka deyişle kiraya veren kiranın artırılmasını talep edebilirken, kiracı kiranın azaltılmasını talep edebilir.
Evet. Kiracı kira tespit davası açarak kiranın azaltılmasını talep edebilir.
Ortaklar taşınmaz üzerinde elbirliği ile malikse davayı da birlikte açmaları gerekir. Ancak istisnai olarak biri tarafından açılan davaya diğeri onay verirse yargılama kaldığı yerden devam eder.
Kira ilişkisinin tesis edilmesi için yazılı kira sözleşmesine ihtiyaç yoktur. Dolayısıyla kira tespit davasının açılabilmesi için de yazılı kira sözleşmesinin varlığı aranmaz.
Kira tespit davası 5. yılın tamamlanması ile açılabilir.
Evet. Kira tespit davası zorunlu arabuluculuk kapsamındadır. Tespit davası açılmasından evvel arabuluculuk sürecinin tamamlanması zorunludur.
Evet. Ancak bunun için birtakım şartların sağlanması gerekir. Bahse konu şartların en mühimi ihtarname şartıdır.
Evet. Yargılama sırasında yıllık TÜFE oranları değerlendirme açısından önemlidir.
Evet. Hakim tespit edilen kira bedeli üzerinden kiracı lehine hakkaniyet indirimi yapabilir.
Mahkeme tarafından tespit edilen kira bedeli üzerinden kira ilişkisi devam eder.
Kesin bir süre vermek mümkün değildir. Ancak kira tespit davası birçok dava türüne göre daha hızlı neticelenir.
Hakim, yıllık TÜFE oranını, taşınmazın durumunu, çevresel şartları ve emsal taşınmazları inceleyerek hakkaniyetli bir sonuca varmaya çalışır.
Bu durumda kira tespit davası anlamını yitirir. Ancak geçmişe dönük alacaklar bakımından önemini korumaya devam eder.
Yargılama masrafları ilk başta davacı tarafından ödenir. Dava sonunda bu masraflar haksız olan tarafa yükletilir veya haksızlıkları oranında paylaştırılır.
Kira bedelinin tespit edilmesi davası, kira ilişkisinin beş yılı doldurması ile beraber ikame edilebilir hale gelir ve mevcut kiranın piyasa koşullarına göre güncellenmesini sağlar.
Uyarlama davası, kira bedelinin tespit edilmesi davasından farklı olarak beklenmeyen, olağan dışı bir durumun varlığını arar. Uyarlama davası ile kira miktarı, ifade olunan yeni koşullara göre tespit edilir. Detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.
Tahliye davası, kiracı ile kiraya veren arasındaki kira ilişkisinin sonlandırılabilmesi maksadıyla ikame edilir. Tahliye davası pek çok sebebe dayanabilir. Detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.
+90 (543) 249 85 82
info@ercankoseoglu.av.tr
Pzt-Cmt 8.00-20.00
Aşağıda yer alan iletişim kanalları aracılığı ile bizimle iletişime geçebilirsiniz.
